SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, Gündeme İlişkin Soruları Değerlendirdi

29.08.2018 - Çarşamba 20:35

Ankara (CUHA)- Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olarak gerçekleştirdiği basın toplantısında ülkedeki gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ankara’daki genel merkezde gerçekleştirilen toplantıda, ülkenin sosyo-ekonomi konuları başta olmak üzere Ahlat’ta yapılması planlan köşk ile Yemen ve Suriye’de yaşanan olayları hakkında açıklamalarda bulundu.

Karamollaoğlu, açıklamalarında, Zafer Bayramı’nı tebrik ederek, Ağustos ayında kazanılan Malazgirt, Kosova ve Dumlupınar Zaferleri’ni kutladı.

Zaferlerden ele alınacak birçok dersin olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Bu büyük destanlara baktığımızda iki önemli gerçeği görüyoruz.  Birincisi bağımsızlık ikincisi de birlik ve beraberliğimizin tesisidir. Şartlar ne olursa olsun, bu millet esarete boğun eğmez. Bağımsızlığından taviz vermez. Hiç kimsenin şüphesi olmasın bu aziz Milet aynı kararlığı tekrar ortaya koyar.  Karşı karşıya kaldığı her durumu kardeşlik ruhu ile atlatmıştır. 77 düvel bir araya gelse bu ülkeden çakıl taşı koparamayacağını biliyor” dedi.

Karamollaoğlu, Ahlat’a yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı Köşk’ü konusu hakkında da  “Ahlat’ta 10 dönüm içende 1071 metrekare büyüklüğünde bir Cumhurbaşkanı Köşk yapılacak. Malazgirt zaferini kazanan Sultan Alparslan dahi ‘buraya bir köşk yapalım’ dememiştir. Bundan sonra gelen liderler de böyle bir ihtiyacı lüzum görmemişlerdir. Ülke ekonomisinin zor süreçlerden geçtiği bugünlerde, bu köşkün inşası neyle izah edilebilir konusunda ben acizim. Biz devlet büyüklerinden farklı bir davranış beklediğimiz için şaşırıyoruz. Hakikatken anlamakta zorluk çekiyoruz. Bugün milletimize bulunduğumuz zor ortamdan dolayı tasarrufu öğütleyenler bu israf ve şatafattan vazgeçmedikleri takdirde ülke ekonomisi düze çıkamaz” şeklinde konuştu.

Ekonomideki yaşanan dalgalanmalara vurgu yapan Karamollaoğlu, “Her zaman söyledik, üretmeyen ekonomi iflasa mahkûmdur. Seçimden önce de ifade ediyordum. Deniz bitti, duvarlara tosladık. Ekonomi bugün ki, prensiplerle idame edilemez. Bir konuda bizi sevindiren konularda var. Gerek Cumhurbaşkanı, gerek bakanlar bizim söylediklerimizi neredeyse kelimesine kelimesine tekrar ediyorlar. ‘Sanayileşmeden olmadan olmaz, teknoloji olmadan olmaz, tasarruf olmadan olmaz. Parayı beton gömerek kalkınmaz’ diyorlar. Tasarruf üretime yönelik olmayan her türlü harcamadır. İtibardan bile tasarruf etmek lazım. Ahlat’ın ve Malazgirt’in 1071 metrekarelik köşke değil, 1071 kişinin çalışacağı bir fabrikaya ihtiyacı vardı. Bu müjdeyi verselerdi, ellerini öperdim” dedi.

Karamollaoğlu, ekonomik sorunları hakkında ‘ABD’nin parmağı var’ söylemlerine değinerek, “ABD’nin oyunu var sözünü iştirak ediyorum. ABD, Türkiye’ye çökertmenin peşindedir. Amma ‘ekonomi kriz yok.’ Nasıl yok! Biz elimizde ne var, ne yok hepsini kaybettiğimizde dolar düşse ne işe yarar. Eğer iktidar bu oyunu bozmak istiyorsa, köşk yapmaktan vazgeçip, şeker fabrikalarını yeniden yapmalıdır. En azında Et ve Süt Kurumu’nu yeniden ihya etmelidir. Tarım ve hayvancılığa destek verilmelidir. Bu ülkede köşke, saraya ve betona değil, üretime ihtiyaç vardır” sözlerinde bulundu.

Kurumların iflas edecek duruma geldiğini dile getiren Karamollaoğlu, konuşmasını, şöyle sürdürdü:

“Devasal müesseseler elden çıkıyor. Türkiye Odalar Borsalar Birliği verilerine göre, haziran ayının bir önceki yılın aynı ayına göre, kapanan şirket sayısı yüzde 32 oranında artmış. Şirketler kapanıyor. Açılan şirket yok. Ekonomi alarm vermiyor, yanıyor. Bu arada son zamanlarda yanan fabrikalarda da dikkat çekiyor. Son 6 ayda sadece İstanbul’da 80’inin üzerinde fabrika yanmış.  Bir yılında Türkiye’de yanan fabrika sayısı 200’ün üzerinde olduğu ifade ediliyor. Diyorlar ki, işadamları o kadar zor durumda ki, çaresizlikten fabrikaların yaktıklarını söylüyor. Çünkü yaptıklarını satamıyor, sattıklarının yerine yenisini koyamıyor. Tek umudu sigortadan alacağı tazminat parasıdır. Acilen işadamına ve esnafa yeni teşvikler verilmelidir. Yanan sadece Türkiye’nin ekonomisi değildir, Türkiye’nin ekonomisidir.”

Karamollaoğlu, hükümetin önce israfı kendi bünyesinde durdurması gerektiğine işaret ederek, “Bu hafta Arjantin’de G-20 teknolojiden sorumlu bakanlar toplandı. Türkiye’yi Sanayi Bakanı temsil etti. Özel uçakla gitti.  Endonezya Sanayi Bakanı normal uçakla 33 saate Arjantin’e gitti.  Dönüşte bizim Sanayi Bakanımız Endonezyalı bakanı uçağına davet ederek, büyük bir jeste imza atmış. Çünkü Endonezyalı Savunma Bakanı normal uçakla ülkesine gidiyor. Bizim bakanımız Endonezyalı bakanın uçak aktarımı yaparak 33 saate Arjantin’e gittiğini bu yola katlanmasını azaltmak için jest yapmış. Endonezya petrol zengini olan bir ülkedir. Endonezyalı bakan itibardan ‘tasarruf olmaz’ diye bir mantığa sahip değil. Milletimiz her krizden fedakârlık eder iktidardaki arkadaşlarda kendi konforunda ödün versin. Marmaris’te bir saray yapılacakmış. Yakında Uludağ ve Erzurum’dan da bir saray yapılabilir. Ekonomi gösterişle düzelmez” dedi.

Karamollaoğlu, Yemen’de yaşanan katliamları hatırlatarak “Yemen’de ‘kim öldü’ denildiğine bakmıyoruz, insanların kalabalık olarak bulunduğu yerler vuruluyor. Pazar yerleri bombalanıyor. Bizim hükümetimizin dünyada itibari zirve yapmış ama müdahale etmiyor. Allah rızası için müdahale edin. İslam İşbirliği Teşkilatı, D-8’in başkanlığı Türkiye’de şuan, bir şeyler yapın.  ‘Dünyada itibarımız yükseldi’ demeyin. İdlip’te bir katliam endişesi var. Bütün direnç noktası kuzeye döndü. Buraya askeri müdahale binlerce insanın katline neden olur. Bu katliam durdurulabilir. Astana süreci devam ediyor. Türkiye, İran ve Rusya ile bir araya gelerek, Esad’ı bundan vazgeçirmelidir. Benim dediğim olacak, anlayışı olmuyor” diye konuştu.

Gazetecilerin sorularından olan “Ekonomi ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın, AVM’lerde dolar kullanılmasının kaldırılacağını açıkladığını bu durumun köprüler için geçerli olabilir mi” açıklamalarında konuşan Karamollaoğlu, “En azından AVM'lerden kiradan vazgeçmelerini makul görüyorum. AVM’lere de son verilmesi gerekiyor. Dünyanın hiçbir yerinde AVM’lerin bu kadar yoğun olduğu başka bir ülke yok. Bu ülkeyi belli şirketlere mahkum etmektir. Köprülerde dolardan vazgeçmelerine onların güçleri yetmez. Baştan yanlış kararlar almışlar. Biz ısrarla bunların altında yatan fizibilite çalışmalarını görmek istedik.  Yap-İşlet devret modelleri para paradan basma makineleridir.  Özel şirketlerin yaptığı köprüler, tüneller, hastaneler para basma makinesidir. Merkez Bankası’ndan daha güçlüdür. Dolar bazında para basıyorlar. Bu konuda milleten özür dilemeleri gerekiyor. Millet bu kadar parayı veremez ancak bütçeden ödeyecekler. Kendi kesesinden mi veriyorlar. Saray yapacaklarına bu parayı ödesinler. Onun için en azından yapılacak anlaşmalar dolar bazında yapılmasın. Bunu yapabilirler mi, bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin “İthal edilen büyükbaş hayvanlarda şarbon hastalığının çıktığına” ilişkin soruya ise, Karamollaoğlu, “Şarbon hastalığını ilk kez yaşamıyoruz. Ülkeler elindeki hasta hayvanları Türkiye kakalıyorlar.  Maalesef biz bu oyuna düşüyoruz. Biz neden hayvan ithal ediyoruz konusunda çaba göstermelidir. Şeker fabrikalarını kapatırsanız, ithalat artar. Çünkü şeker fabrikaları hayvancılıkla bağlantılıdır.  Hayvanları gemiye bindirirken neden denetiminin yapılmadığı ise bu hükümetin ne kadar gaflet içine düştüğünü gösteriyor. Hayvanı gemiye yüklerken, hasta olup olmadığını niye bakmıyorsunuz” şeklinde konuştu.

MHP’nin hazırladığı af tasarısıyla ilgili soruya ise, Karamollaoğlu “Devlet aslında kendisine karşı yapılmış haksızlıkları af edebilir. Ama devlet şahıslara karşı işlenen suçları af edemez. Birinin çocuğunu öldürmüşlerdir onu ancak babası ölen adamı af edebilir. Siz onun namına onu af edemezsiniz.  Bizim mantığımızda bu yok. Af yeri gelir yapılır. Ancak Türkiye’de şimdi af hapishane kapasiteleri yetmediği için yapılıyor” diye açıklamalarda bulundu.

Etiketler
YORUM YAZ