Sigara içenlerde risk daha da artıyor!

29.11.2018 - Perşembe 23:41

Adana (CUHA) - Tüm dünyada kanserden ölümlerin yüzde 18’ine yakınından sorumlu olan ve sadece 2001 yılında 1 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan akciğer kanseri, ülkemizde bir salgın haline gelmek üzere. Türkiye’de sigara içme oranlarının kadınlarda yüzde 24, erkeklerde ise yüzde 63 olduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları UzmanıDr. Gamze Uçar, gerekli önlemler şimdiden alınmazsa, toplumun büyük kısmını kapsayan yüksek sigara tüketimi nedeniyle çok yakın gelecekte bir akciğer kanseri salgını ile karşı karşıya olacağımız uyarısında bulundu.

“Kadınlarda sigara kullanımı artıyor”

Yirminci yüzyılın başlarında nadir görülen bir hastalık iken sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel olarak sıklığı artan ve dünyada en fazla görülen kanser türü haline gelen akciğer kanseri, mevcut kanser olgularının yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturuyor. Erkeklerde sigara ve tütün ürünleri kullanımının ve dolayısıyla akciğer kanserine yakalanma riskinin her zaman yüksek seyrettiğini belirten Dr. Gamze Uçar, sigara kullanımının son yıllarda kadınlar arasında da ciddi ölçüde artıyor olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Uçar kadınlarda sigara kullanımı alışkanlığındaki artış nedeniyle Doğu Avrupa ülkeleri ve ülkemizde akciğer kanseri sıklığının giderek arttığını belirtiyor.

“Sigaraya başlama yaşı riski artırıyor”

Önlenebilir bir hastalık olan ve yüzde 94’ünden sigaranın sorumlu olduğu akciğer kanserinin görülme riski; sigaraya başlama yaşı, içilen sigara sayısı ve sigara tipi (filtreli, filtresiz, puro, düşük katran ve nikotin içeriği vb.) ile doğru orantılı olarak artıyor. Sigara içenlerde akciğer kanseri riski içmeyenlerden 24-36 kat daha fazla. Üstelik akciğer kanseri yalnızca doğrudan içenleri değil pasif içicileri de tehdit ediyor. Pasif sigara içicisi olanlarda akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 3,5 oranında artıyor. Sigara dışında kalan ve hastalığın gelişiminde payı olduğu belirtilen yaş, ırk, cinsiyet, meslek, hava kirliliği, radyasyon, geçirilmiş akciğer hastalığı sekeli, diyet, viralenfeksiyonlar, genetik ve immünolojik faktörlerin hepsinin toplamı ise yalnızca yüzde 6 oranında etkili.

“En çok 60-70 yaş arasında görülüyor”

Yaşla birlikte artan akciğer kanseri vakalarının en sık olarak 60-70 yaş arasında görüldüğünü vurgulayan Dr. Gamze Uçar, hastalığa ‘genç erişkin’ kabul edilen 50 yaş altında bile yüzde 5 ila 10 arasında rastlanıyor olduğunun altını çiziyor. Genç erişkinlerde genellikle ailede kanser öyküsü olması dolayısıyla ve adenokanser tipinde akciğer kanseri görülüyor.  Ancak Türkiye’de en sık izlenen akciğer kanseri tipi; ‘skuamöz hücreli (epidermoid) kanser’.

 

Bu maddeler de riski artırıyor

Asbest, kadmiyum, nikel, krom gibi maddeler ve ayrıca radyasyon, sigara kadar olmasa da akciğer kanseri riskini artıran diğer unsurlar arasında. Asbest maddesine maruz kalanlarda akciğer kanseri görülme riski 5 kat yükselirken hem asbeste maruz kalan hem de sigara içenlerde bu riskin 100 kata kadar artabildiğine dikkat çeken Dr. Uçar, mesleği gereği bulunduğu ortamlarda ya da ev içinde radon maddesini soluyanlarda akciğer kanserine rastlanma riskinin de 20 kat fazla olduğunun altını çiziyor. Tıpkı asbestte olduğu gibi radon maruziyetinde de risk, sigara kullanımıyla birlikte katlanıyor. Genellikle iyi havalandırılmayan zemin kat evlerde ortaya çıkan ev içi radon maruziyetinin de akciğer kanserlerinin önemli bir nedeni olduğu düşünülüyor. Bunlara ek olarak tüberküloz, bronşektazi, pnömoni, abse, pulmoneremboli, interstisyel akciğer hastalığı gibi akciğerde yara izi / dokusu bırakan hastalıklarda, bu dokunun kanser gelişimine zemin oluşturduğuna ve akciğer tüberkülozu geçiren kişilerde akciğer kanseri gelişme riskinin 8 kat fazla olduğuna da dikkat çekiliyor.

Beslenme yüzde 5 oranında etkili

Akciğer kanserine neden olan faktörler arasında yeme içme diyetinin de yüzde 5 oranında etkili olduğu düşünülüyor. Örneğin Vitamin A ve beta-karotenden fakir bir diyet akciğer kanseri riskini artırıyor. Yüksek yağlı diyetle beslenen sigara tiryakilerinde de aynı şekilde risk yüksek. Vitamin E ve selenyum ise antioksidan etkileriyle kanser riskini azaltıyor. Dengeli biçimde çay, özellikle yeşil çay tüketimi de koruyucu etki gösteren bir alışkanlık.

Hasta yakınları da risk altında

Kanserli hastaların birinci derece yakınlarında akciğer kanseri riski genetik faktörler nedeniyle 2,4 kat artıyor. Suçlanan genetik faktörlerden biri olan P-450 enzim sisteminde yer alan aril hidrokarbon hidroksilaz enziminin artmış aktivitesi akciğer kanseri riskini 8 kat artırıyor.

Bir numaralı şart sigarayı bırakmak

Akciğer kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Uçar, sigara kullanımının bırakılması başta olmak üzere bilinen risk faktörleri ortadan kaldırıldığında hastalığın gelişiminin yüzde 85 ila 100 oranında engellenebileceğinin öngörüldüğünün altını çiziyor.

YORUM YAZ