Son Padişah Vahidettin

Sultan Vahidettin adını Vahdettin şeklinde yazarlar ama aslı Vahideddin dir. Son Osmanlı Padişahıdır. 2 Şubat 1861 de dünyaya gelmiştir. 15 Mayıs 1926...

Sultan Vahidettin adını Vahdettin şeklinde yazarlar ama aslı Vahideddin dir. Son Osmanlı Padişahıdır. 2 Şubat 1861 de dünyaya gelmiştir. 15 Mayıs 1926 yılında sürgündeyken ölmüştür. Otuz Altıncı Osmanlı Padişahı Mehmet Vahidettin de yanlış anlatılan padişahlardandır. O bir hain, cani, cahil ya da menfaatçi olarak tanıtılmıştır. Oysa belgeler bunların aksini ispatlamaktadır. Tarihçiler, Sultan Vahidettin'in keskin bir zekaya ve çok hızlı kavrama yeteneğine sahip olduğu konusunda birleşirler. Vahidettin'in baş katipliğinde bulunmuş olan Ali Fuat Bey, Görüp İşittiklerim adlı hatıralarında padişahın seriül-intikal sahibi olduğunu, yani konuları çabuk kavradığını, yanına girince insanların aklından geçenleri bile okuduğunu bildirirdi.

Talihsiz Bir Dönemin Padişahı

Sultan Vahidettin, çok talihsiz bir dönemin padişahıdır. İncelenirken, o dönemin özelliklerini unutmak, sağlam bir sonuca ulaşmayı engeller. Bu bakımdan Sultan Vahidettin dönemine genel bir bakış atmakta fayda vardır. [caption id="attachment_151565" align="aligncenter" width="625"] Talihsiz Bir Dönemin Padişahı[/caption] İttihat ve Terakki Partisi, ülkeyi hiç yoktan Birinci Dünya Savaşı'na sokmuştu. İttihatçılar yıllar süren iktidarları sırasında belki iyi niyetle başladıkları işleri çıkmaza sokmuşlardı. Memleket her taraftan kırpılmıştı. İttihatçılar Ziya Gökalp önderliğinde başlattıkları Türkçülük hareketi, Osmanlı Devleti'ne bağlı diğer devletlere bulaşmış, Arapçılık, Arnavutçuluk, Kürtçülük gibi akımlar yayılmıştı. Osmanlı Devleti'ne yıllarca bağlı kalmış, sevincini ve kederini birlikte paylaşmış ve kendisini daima Osmanlı saymış milletler tesirli bir propagandayla kışkırtılıyorlardı. Bakın diyorlardı. Türkler Osmanlılığı bir tarafa bırakıp Türkçü oldular; siz Türk olmadığınıza göre, kendi soyunuzun milli davanızın peşine düşmelisiniz. Propagandacı İngiliz, Fransız, Rus casusları tesirli oluyorlar ve Osmanlı Devleti isyanlarla çalkalanıyor, savaşlarla yıpranıyor ve nihayetinde dünya savaşının alevlerinde kavruluyordu.

İttihat ve Terakki Partisinin Düşüşü

Çanakkale de Sina da, Kafkasya da yeni zafer sayfalarını tarihe armağan etmekle birlikte, artık gücü, takati tükenmişti. Amerika'nın da savaşa katılması, savaşın gidişini değiştirmiş, itilaf devletleri üstün gelmeye başlamışlardı. Almanya'nın müttefiki olan Bulgar ordusu isyan ederek Sofya'ya kendi başkentine saldırdı. BAKINIZ: TÜRK TARİHİ HAKKINDA BİLİNMEYENLER [caption id="attachment_151566" align="aligncenter" width="770"] İttihat ve Terakki Partisinin Düşüşü[/caption] Bulgar Kralı Ferdinand, memleketinden kaçtı. Avusturya ordusu silahlarını bıraktı. Alman orduları Amerikalıların taze kuvvetleri karşısında Berlin'e doğru çekilmek zorunda kaldı. İngilizler, Suriye cephesine yeni kuvvetler sevk ederek Osmanlı ordusunu kıskaca aldılar. Sekizinci ordumuz her şeyiyle esir düştü. Savaş kaybedilmişti. İstanbul bile düşman tehdidi altındaydı. Memleketi bu ateşe hiç düşünmeden fırlatan İttihat ve Terakki Partisi şaşkın ve perişandı. Böylece İttihat ve Terakki Hükümeti 8 Ekim 1918 de düştü. Yerine eski Harbiye Nazırlarından Ahmed İzzet Paşa getirildi.    

17 Ağu 2019 - 18:43 - Güncel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Türkiye Corona Önlemlerini Azaltmakta Erken mi Davrandı?