Osteoporoza Karşı Kemiklerinizi Güçlendirin

Osteoporoz, yüzde 80 kadınlarda görülen bir kemik hastalığıdır. 50 yaşın üzerinde her sekiz kişiden birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı görülmektedir.

70 Yaş Üzeri Kadınlar Osteoporoz'a Dikkat !

Osteoporoz, yüzde 80 kadınlarda görülen bir kemik hastalığıdır. 50 yaşın üzerinde her sekiz kişiden birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı, 70 yaşın üzerindeki her üç kadından ve her dokuz erkekten birinde ise kalça kırığı görülüyor. (Yazımızın Sonundaki Osteoporoz Testini Yaparak Risk Durumunuzu Öğrenebilirsiniz)

Osteoporoz En Yaygın Görülen Kemik Metabolizması Hastalığı

Osteoporoz, kemiklerin kütle kaybetmesine yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Osteo (kemik) ve poroz (delikli) kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Halk arasında “delikli kemik” ve “kemik erimesi” olarak bilinir. Kemik, yaşam boyu sürekli yapılan ve yıkılan canlı bir doku. Ancak 40’lı yaşlardan itibaren kemik kütlesi azalmaya başlar. Osteoporoz iki türü olmakla birlikte, daha çok menopoz sonrası ve yaşlılık döneminde görülür. Menopoz döneminde kemik koruyucu hormon olan östrojen hormonu giderek azalır. Yaş ilerledikçe kemik kütlesinin yanı sıra, kemik kalitesi de azalır. Bu da kırık riskini artırır. Osteoporoz hastalığı yüzde 80 kadınlarda görülür. Kadınların kemik kütlesi, erkeklere oranla yüzde 20-30 daha azdır.

Uzmanlar Uyarıyor Omurga Kırığı Bile Oluşabilir !

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, 50 yaşın üzerinde her sekiz kişiden birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı geliştiğini ve bu oranın yaşla birlikte arttığını söylüyor. [caption id="attachment_8319" align="aligncenter" width="1024"] Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, 50 yaşın üzerinde her sekiz kişiden birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı geliştiğini ve bu oranın yaşla birlikte arttığını söylüyor.[/caption]

Osteoporozun türleri

Osteoporoz, birincil ve ikincil olarak iki alt türe ayrılır. Belirli bir hastalık olmaksızın doğal menopoz ve yaşlanmaya bağlı olarak gelişen osteoporoz birincil, endokrin sistemle ilgili bozukluklar (guatr gibi), romatizmal, mide-bağırsak sistemine ait bozukluklar, sürekli kullanılan ilaçlar ve yaşam tarzı gibi etmenlere bağlı gelişen osteoporoz ikincil osteoporozdur.

Hangi osteoporoz türü en yaygındır ?

En yaygın olan osteoporoz türü birincil olan, yani menopoz sonrası ve yaşlılık osteoporozudur. Menopozdan sonra östrojen hormonu seviyesi hızla düşer. Çünkü artık yumurtalıklar bu hormon üretimini azaltır. Kemik koruyucu olan bu hormonun hızla düşmesi sonucunda kendini koruyan hormonlardan yoksun kalan kemik, hızla mineral yoğunluğunu kaybetmeye başlar. Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 48 civarıdır. Günümüzde östrojen tedavisi, osteoporoz tedavisinden ziyade korunmada tercih edilir. Kadın doğum uzmanları tarafından önerilen östrojen tablet ya da cilt bantları şeklinde kullanılır. [caption id="attachment_8323" align="aligncenter" width="1000"] Osteoporozdan etkilenen insanların yüzde 80’i kadınlardır. Kadınlarda daha sık rastlanan iltihaplı romatizmaların varlığı ya da kortizon, tiroksin gibi ilaçların kullanımı halinde osteoporoz riski artar.[/caption]

Osteoporoz en çok kimlerde görülür ?

Osteoporozdan etkilenen insanların yüzde 80’i kadınlardır. Kadınlarda daha sık rastlanan iltihaplı romatizmaların varlığı ya da kortizon, tiroksin gibi ilaçların kullanımı halinde osteoporoz riski artar. Erkek osteoporozu da, özellikle son yıllarda klinik tıpta önemli bir sorun olarak görülüyor. Tüm omurga kırıklarının yüzde 14’ü ve yine tüm kalça kırıklarının yüzde 25-30’u erkeklerde görülüyor ve önemli bir oranda hastalık ve ölüm nedeni olabiliyor. Osteoporozun kadınlara oranla erkeklerde daha nadir görülmesinin nedenleri arasında, erkeklerdeki kısa yaşam beklentisi, iskelet gelişimi sırasındaki yüksek kemik kütlesi oranı ve kemik yıkımını hızlandıran menopoz eşdeğeri bir durumun olmaması sayılabilir. [caption id="attachment_8322" align="aligncenter" width="1000"] Osteoporoza neden olabilecek diğer hastalıkların varlığı (tiroid hastalıkları, iltihaplı eklem romatizmaları, astım, ilaç kullanımı vb.), daha önce kırık oluşması, beslenme durumu, genel sağlık ve ailede özellikle annede kırık yaşanması gibi bilgiler doktora riski belirlemede yardımcı olur.[/caption]

Osteoporozun tanı yöntemleri nelerdir ?

Kemik kırılana, kamburlaşana ve boy kısalana kadar osteoporoz belirtileri fark edilmeyebilir. Osteoporoza neden olabilecek diğer hastalıkların varlığı (tiroid hastalıkları, iltihaplı eklem romatizmaları, astım, ilaç kullanımı vb.), daha önce kırık oluşması, beslenme durumu, genel sağlık ve ailede özellikle annede kırık yaşanması gibi bilgiler doktora riski belirlemede yardımcı olur. Doktor fiziksel muayene, kan ve idrar tetkikleri ve radyografi ile tanıya ve ayırıcı tanıya gidebilir. Kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü tanıyı kesinleştirir. Riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2-5 yılda bir tekrarlanır. Tedaviye yanıtı değerlendirmek için de yılda bir kez tekrarlanabilir. Bir yıldan daha kısa aralıklarla yapılmasının yararı yoktur. KMY ölçümü, ilaç tedavisinin etkinliğini değerlendirmede tek başına yeterli değildir. Tedavide kemiğin kalitesi ve yapısal elemanlarına olan etkisi de göz önüne alınmalıdır. Doktor, tanı için ve özellikle kemik kaybının olup olmadığını tespit için kan ve idrar testleri isteyebilir. [caption id="attachment_8324" align="aligncenter" width="1000"] Kadınların kemik kütlesi erkeklere oranla yüzde 20-30 daha azdır. Bu nedenle erkeklere göre osteoporoza yakalanma riski kadınlarda daha fazladır.[/caption]

Osteoporoz riskini neler artırır ?

Kadınların kemik kütlesi erkeklere oranla yüzde 20-30 daha azdır. Bu nedenle erkeklere göre osteoporoza yakalanma riski kadınlarda daha fazladır. Ancak ileri yaşlarda özellikle 70 yaşın üzerinde her iki cinste de kalça kırığı riski artar. Astım ve iltihaplı eklem romatizmalarında kullanılan kortizon gibi ilaçlar, kemik kütlesini azaltan ilaçların en önemlileridir. Kemik kaybının miktarı bu ilaçların dozuna ve kullanım sürelerine göre değişir. 7.5 mg’ın üzerinde üç aydan fazla kullanım kırık riskini artırır. Kortizon, östrojen seviyelerini düşürür, kalsiyumun bağırsaktan emilimini azaltarak osteoporoza neden olur. Kortizon dışında osteoporoz riskini artıran ilaçlar; guatr hastalığı, sara hastalığı ve kanın pıhtılaşmasını engellemek için kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullananlarda belli aralıklarla kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapılmalıdır. Hastalığa yakalanma riskini artıran durumlar: 45 yaşın altında doğal ya da cerrahi menopoz, ileri yaş, ufak tefek zayıf yapıda ve beyaz tenli olmak, aile bireylerinden birisinde osteoporozdan kaynaklanan kırığın görülmesi, sigara içme, alkol kullanma ve fazla kahve tüketimi, aşırı tuz ve protein alımı ve kronik böbrek yetmezliği. [caption id="attachment_8326" align="aligncenter" width="1000"] Sigara içenler içmeyenlere göre daha fazla osteoporoz riskine maruz kalır. Sigara içenler menopoza daha erken girer, östrojen düzeyi sigara içenlerde daha düşüktür ve vücut kitle indeksi daha azdır.[/caption]

Osteoporozlu hastalar nasıl beslenmeli ?

Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi, tepe kemik kütlesine erişinceye kadar olan dönemde güçlü, sağlam kemik yapıyı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir. 35 yaşına kadar mümkün olduğunca en yüksek kemik kütlesine sahip olabilecek önlemleri almak gerekiyor. Bunun için alınan kalsiyum miktarı artırılmalı. Kalsiyum yalnızca kemik sağlığı için değil, diğer vücut fonksiyonları için de gerekli bir mineraldir. Ne kadar kalsiyuma ihtiyaç olduğu cinsiyete, yaşa ve osteoporoz riskine bağlıdır. Kalsiyum ihtiyacı ergenlikte, hamilelikte, emzirme döneminde ve menopozdan sonra artar ve günlük 1000-1500 mg’a çıkar. Sigara içenler içmeyenlere göre daha fazla osteoporoz riskine maruz kalır. Sigara içenler menopoza daha erken girer, östrojen düzeyi sigara içenlerde daha düşüktür ve vücut kitle indeksi daha azdır. Günde 100 ml’den fazla alkol tüketen kişilerde osteoporoza yakalanma riski daha yüksektir. Aşırı alkol tüketimi ile kalsiyum emilimi azalır, atılımı ise artar. Aşırı miktarda kahve tüketimi idrar ve bağırsak kalsiyum atılımını etkiler. Günde 150 mg kafein (yaklaşık bir bardak kahve) idrar kalsiyumunu günde 5 mg artırır. Sigara ve alkol tüketmekten kaçınmalı, aşırı kafein alınmamalıdır. Proteinden zengin diyetler kalsiyumun idrarla atılımını artırır. Bu nedenle hayvansal proteinden zengin gıdalar aşırı tüketilmemeli. [caption id="attachment_8320" align="aligncenter" width="1000"] Kemik yaşam boyu sürekli yapılan, yıkılan canlı bir dokudur. 20-25 yaşlarına kadar yiyeceklerden alınan kalsiyumun kemiği yenileme kapasitesi kemiğin yıkım hızından daha yüksektir.[/caption]

Osteoporoz, hastaların hayatlarını ne şekilde etkiler ?

Kemik yaşam boyu sürekli yapılan, yıkılan canlı bir dokudur. 20-25 yaşlarına kadar yiyeceklerden alınan kalsiyumun kemiği yenileme kapasitesi kemiğin yıkım hızından daha yüksektir. 30’lu yaşlarda “tepe kemik kütlesi” adı verilen en yüksek kemik kütlesine ulaşılır. 40 yaş civarında kemik kütlesi yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu kayıp menopozdan sonra kadınlarda östrojen hormonu seviyesinin düşmesine bağlı olarak hızlanır. Menopozdan sonraki ilk beş yıl kemik kütlesinin en hızlı kaybedildiği zaman dilimidir. Bu dönemde kadınlar her yıl kemik kütlerinin yüzde üçünü kaybedebilir. 50 yaşın üzerinde her sekiz kişiden birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı gelişir ve bu oran yaşla birlikte artar. Kalça kırığı 70 yaşın üzerindeki her üç kadından ve her dokuz erkekten birinde görülen önemli bir sağlık problemidir. Osteoporotik kırıklar olarak tanımlanan kırıklar; el bileği, omurga ve kalça kırıklarıdır. Bu kırıklar kişinin fiziksel, psikolojik ve sosyal durumu ve sağlıkla ilgili yaşam kalitelerini olumsuz etkiler. [caption id="attachment_8321" align="aligncenter" width="1000"] Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır. Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur.[/caption]

Osteoporoz tedavisinde tıp bugün hangi aşamada?

Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır. Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur. İlaç tedavisinde kemik yıkımını azaltan, yapımını artıran ve özellikle son zamanlarda kemik kalitesi üzerine olumlu etki gösteren ilaçlar üzerinde araştırmalar sürdürülüyor. İlaç tedavisinin seçiminde hastanın yaşı ve hastalıkları, kırığın bulunup bulunmaması ve KMY değeri gibi özelliklerin göz önüne alınması gerekir. HRT (hormon replasman tedavisi) en eski tedavilerden biridir. Ancak günümüzde özellikle menopoz semptomları olan erken postmenopozal kadınlarda osteoporozun önlenmesi amacıyla kullanımı önerilir. Kalsiyum, diğer tedavilerin yanı sıra günlük yeterli kalsiyumu alamayan menopoz sonrası kadınlara önerilen bir ilaçtır. D vitamini eksikliği olan kişilerde kalsiyumun D vitamini ile beraber alınması önerilir. Osteoporoz teşhis ve tedavisinde yeni metotlar geliştiriliyor. İlaç dışında diyet, kemik sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek gıda, alışkanlıklar ve ilaçlardan uzak durma, fiziksel aktivitenin desteklenmesi, düşmelerin önlenmesi, kalça koruyucular, denge ve kuvvetlendirme egzersizleri, hasta eğitimi, akut ve kronik ağrının tedavisi önem taşır. “Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi, tepe kemik kütlesine erişinceye kadar olan dönemde güçlü, sağlam kemik yapıyı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.” İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, “Osteoporozlu hastalar sigara, alkol ve hayvansal proteinden zengin gıdaları aşırı tüketmekten kaçınmalı” diyor.

Bir dakikalık osteoporoz riski testi

Osteoporoz riskiniz olup olmadığını anlamak için Uluslararası Osteoporoz Vakfı tarafından hazırlanan bir dakikalık osteoporoz testinden yararlanabilirsiniz. [os-widget path="/hayatkolik/bir-dakikal%C4%B1k-osteoporoz-riski-testi"] 1) Anne veya babanızda basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu? -Evet -Hayır 2) Sizde basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu? -Evet -Hayır 3) Üç aydan uzun bir süre kortizon içeren ilaç kullandınız mı? -Evet -Hayır 4 Boyunuzda 3 santimetreden fazla kısalma oldu mu? -Evet -Hayır 5) Fazla miktarda alkol tüketiyor musunuz? -Evet -Hayır 6) Günde 20’den fazla sigara içiyor musunuz? -Evet -Hayır 7) Sık olarak diare-ishal sorununuz oluyor mu? (Çölyak veya Crohn hastası mısınız?) -Evet -Hayır * Kadınlar için: 8) Menopoza 45 yaşından önce mi girdiniz? -Evet -Hayır 9)Regl düzeniniz 12 ay süre ile aksadı, kesintiye uğradı mı? -Evet -Hayır * Erkekler için: 10) Testosteron seviyesinde azalmaya bağlı impotans veya libido kaybınız oldu mu? -Evet -Hayır Eğer bu sorulardan birisine yanıtınız evet ise, bu konu ile ilgili bir uzman hekime başvurmanız gerekir.

07 Haz 2019 - 02:33 - Sağlık --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?