Bir Milletin Hayırsever Anneleri

"Padişah anaları yabancıdır, Türk ırkını bozmuştur." demek onlara atılabilecek en büyük iftiradır. Osmanlı Sultanları Böyle bir iftira ruhlarını incit...

"Padişah anaları yabancıdır, Türk ırkını bozmuştur." demek onlara atılabilecek en büyük iftiradır.

Osmanlı Sultanları

Böyle bir iftira ruhlarını incitmekle kalmaz, hayatın gerçeklerine aykırı düşer. Çünkü insan mensup olduğu ırktan değil, insanlığa katkılarından kıymet alıt. Bu anlamda padişah anaları, eşleri ve kızları son derece kıymetlidir. Zira hemen hemen hepsi kendilerine verilen tahsisatı israf etmeyerek esere dönüştürmüş ve kendilerinden sonraki insanlığa armağan etmiştir. Padişah anaları, eşleri ve kızları kendilerini bir nevi toplumun annesi gibi gördüklernden dolayı, topluma şefkatle yaklaşmışlardır. Bu nedenle, insanlığın yararlanacağı hayır eserleri vücuda getirmekte adeta yarışmışlardır. Saray kadınlarına bu yönden bakılınca, padişah annelerine, eşlerine ve kızlarına özellikle yabancı yazarların yazdıkları romanlarda attıkları iftiraların mesnetsizliği iyice ortaya çıkmaktadır.

Evinin Kadını Olmak!

Osmanlı saray kadınları, birkaçı hariç tutulursa, ortalıkta fazlaca gözükmezler. Çoğu, "evinin kadını" tanımlamasına uygun yaşar, mecbur kalmadıkça devlet işlerine karışmazlar. Tabi bu yaşama biçimi hayattan kopuk oldukları anlamına gelmez. Hanım sultanların ekserisi hayata sımsıkı bağlı, sosyal yaşantıyı dikkatle takip edecek kadar dinamiktir. [caption id="attachment_150709" align="aligncenter" width="222"] Evinin Kadını Olmak![/caption] Hayırda yarış konusunda ise erkeklerden aşağı kalmazlar. Payitaht İstanbul olmak üzere hanım sultanların Osmanlı coğrafyasına serpiştirdiği nadide hayır eserleri bugün bile göz kamaştırmaktadır. Bir kaçı istisna tutulacak olursa, farklı etnik kökenlerden gelen hanım sultanların çoğu, çocuk yaşta saraya alınarak eğitilir, padişah eşi olmaya hazır hale gelene kadar valide sultanın emrinde olur ve onun onayı sonucu padişahla evlenebilirlerdir. Bakınız: İSTANBULUN FETHİ İLE İLGİLİ GERÇEKLER!! Farklı ırklara mensup olmalarına rağmen, Müslümanlaştıktan sonra eski dinlerine, yahut kökenlerine yönelik küçücük bir duruş sergilediklerine dair küçücük bir belirti bile bulunmamaktadır.

Hayırda Yarışın Kadını: Hürrem Sultan

Külliye içerisinde şifahane, Osmanlı Devleti'nde kadınlar tarafından yapılan ilk şifahanedir. Bu şifahanede ruh hastaları musiki ile tedavi edilirdi. Kanuni Sultan Süleyman'ın sevgili eşi Hürrem Sultan, genelde tarihçilerimiz tarafından lanetlenmekle birlikte müthiş bir hayır eseri tutkunudur. Mimar Sinan'a cami, medrese, şifahane, hamam, kervansaray ve su tesisleri de içeren Haseki Külliyesini o yaptırmıştır. Ayasofya'nın karşısındaki Çifte Hamam da bir Hürrem Sultan hayrıdır. Manisa ve Haseki Darüşşifaları ise onun adına kurulmuştur. [caption id="attachment_150710" align="aligncenter" width="300"] Hayırda Yarışın Kadını Hürrem Sultan[/caption] Kanuni Sulan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan'ın Edirnekapı ve Üsküdar olmak üzere iki külliyesi vardır. Bunlar ise şimdiki vapur iskelesinin karşısındadır.

14 Ağu 2019 - 11:21 - Güncel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?