Lozan'ın Onaylanması ve Halifelik Yalanı

Günümüz Atatürk Düşmanı yazarlar tarafından ortaya atılan bazı Lozan Yalanları bulunmaktadır. Lozan Antlaşması nda olan akla ziyan olan bu yalanların...

Günümüz Atatürk Düşmanı yazarlar tarafından ortaya atılan bazı Lozan Yalanları bulunmaktadır. Lozan Antlaşması nda olan akla ziyan olan bu yalanların başında Lozan'ın Onaylanması ve Halifelik Yalanı gelmektedir. 20 Kasım 1922 yılında başlayan Lozan Konferansı, Kapitülasyonlar ve Musul Meselesi gibi önemli konuların çözümlenmemesinden dolayı 4 Şubat 1923 de kesintiye uğramıştır. Yaklaşık 3 ay bir aradan sonra 23 Nisan 1923 yılında yeniden başlayan Lozan Konferansı, 24 Temmuz 1923 de Lozan Antlaşması'nın imzalanmasıyla sona ermiştir. Lozan Antlaşmasıyla ekli sözleşme ve protokollere ilk imza atan İsmet Paşa'dır.

Gelelim Lozan'ın Onaylanmasına

Türkiye ve Yunanistan karşılıklı çözüm bekleyen öncelikli sorunları nedeniyle bir an önce anlaşmayı onaylatmak istemiştir. İngiltere ve Fransa ise Türkiye üzerindeki eski ayrıcalıklarını kaybedip, üstüne üstlük bir de bağımsız yeni Türkiye'yi tanımak zorunda kalacakları için ellerinden geldiğince antlaşmanın onaylanmasını geciktirmişlerdir. TBMM 21, 22, 23 Ağustos 1923 tarihleri arasında 3 gün boyunca 143 maddelik Lozan Antlaşması nın eklerini, sözleşme ve protokollerini inceleyip 23 Ağustos 1923 tarihinde antlaşmayı onaylamıştır. 227 milletvekilinin katıldığı oylamada 14 red oyuna karşılık 213 kabul oyuyla Lozan Antlaşması onaylanmıştır. Antlaşmaya ek olarak imzalanmış Tahliye Protokolllerine göre Lozan Antlaşmasının Türkiye tarafından onaylandığı Müttefik Devletlere bildirildikten sonra İngiliz, Fransız ve İtalyan işgal kuvveleri ve savaş gemileri İstanbul ve Boğazlardan derhal çekilmeye başlayacaktı. 6 Hafta içerisinde Türk toplardan, işgalci asker, Türk karasularında işgalci savaş gemisi kalmayacaktı. Öyle de olmuştur. Müttefik işgal orduları, "Geldikleri gibi gitmiştir." [caption id="attachment_146084" align="aligncenter" width="1024"] Gelelim Lozan'ın Onaylanmasına[/caption] 6 Ekim 1923 yılında Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk orduları görkemli bir törenle, İstanbul'u işgalcilerden geri almıştır. Bu bir anlamda İstanbul'un ikinci fethidir. Atatürk de ikinci Fatih'dir. TBMM'nin Lozan'ı onaylamasından 2 gün sonra 25 Ağustos 1924 de antlaşmayı Yunan Parlamentosu da onaylamıştır. Lozan'a uygun olarak Yunanistan 15 Eylül de Karaağaç'ı 21 Eylül de Bozcaada'yı, 22 Eylül de İmroz'u boşaltıp, Türkiye ye devretmiştir. Lozan Antlaşması, 143. maddede belirlendiğine göre, Türkiye ile 4 büyük müttefik devlet veya onlardan en az 3 ü onay belgelerini sunar sunmaz o devletler arasında yürürlüğe girecektir. Diğer imzacı devletler için ise onay belgelerini sundukları gün yürürlüğe girecektir. Bu nedenle İngiltere ve Fransa Lozan Antlaşması'nı onaylamak için hiç acele etmemişler, mümkün olduğunca ağırdan almışlardır. Onların bu ağırdan alışları, aslında Lozan Antlaşmasından hiç memnun olmadıklarının en açık kanıtlarından biridir.

Halifelik Yalanı!

Lozan Antlaşmasının onay müzakerelerine İngiltere Parlamentosu 6 Mart da başlamıştır. Bilindiği gibi 3 Mart 1924 yılında Türkiye de halifelik kaldırıldı. Hatırlayacaksınız!! İngiltere'nin halifelikten korkmadığını, çekinmediğini, çünkü İngilizlerin Osmanlı Devleti'ni halifenin en güçlü zannedildiği dönemde çok daha rahat bir şekilde sömürdüğünü ve Kurtuluş Savaşında halifeden çok rahat bir şekilde yararlandığını, bu nedenle Sevr Antlaşmasında bile halifeye dokunmayı gerekli görmediğini örneklerle anlatmıştım. İşin özeti şudur. "Emperyalizm Müslümanları halife varken daha rahat sömürmüştür."  Kısacası İngilizlerin, "halifeliğin kaldırılması karşılığında Lozan'ı onayladıkları" iddiasının hiçbir belgesi olmadığı gibi herhangi bir mantıksal temeli de yoktur. İsmet Paşa, müttefiklerin Lozan Antlaşmasının onayını geciktirmelerinin nedenini "Hatıralar" ında şöyle açıklamıştır. "Ümitleri şu: Yeni devlet, kuruluşu ile beraber medeni ve hukuki bir devletin bütün imkanlarını da yapmaya başlayacaktır. Devletin idare şekli değişmiş, milli iradenin hakim olduğu bir cemiyet hedef alınmıştır. Bunun üzerinde yürümeye başlanmış, hukuk ve idari sistemlerde büyük ıslahata girişilmiştir. Bu ıslahatı memleket ne ölçüde hazmedecek ve kabul edecek? Ve ne ölçüde tepkiler olacak? Bu bir muamma idi. Galip devletler, kendine hiçbir suretle yardım edilmeyecek yeni Türk devletinin içeride çıkacak karşı koymalara karşı ne kudret göstereceğini görmek, ölçmek istiyorlardı. Bütün bu ümitler, ayrı ayrı çetin imtihanlar geçirerek silinmiştir. " [caption id="attachment_146085" align="aligncenter" width="628"] Halifelik Yalanı![/caption]

Türkiye De Olup Bitenler...

Türkiye de olup bitenleri an be an takip eden İngiltere, cumhuriyetin ilanından sonra çıkacak olan iç karışıklıkların, güçlenen muhalefetin Atatürk'ü devireceğini ve kısa sürede Kemalist rejimin bir karşı devrimle yerle bir olacağı düşünülmektedir. Örneğin İstanbul daki İngiliz Yüksek Komiseri Henderson, Lozan Antlaşması imzalandıktan 3 Hafta sonra, Londra ya gönderdiği raporda şöyle demiştir; "Bugünkü Türk hülümeti ayakta duramazsa, o zaman İngiliz Büyükelçiliği hangi şehirde olursa, Türk hükümeti de oraya gelecektir. Bizim desteğimizle ayakta kalabilir, ama bizim desteğimiz olmazsa, Türkiye nin anarşiye sürüklenmesi kaçınılmazdır. Bu anarşi de şimdiki hükümet düşecek ve bizimle iş birliği yapacak olan yeni bir hükümet iş başına getirilecektir."  Görüldüğü gibi, yeni Türkiye'nin pek de uzun ömürlü okmayacağını, ilk sarsıntıda yıkılacağını veya en azından Kemalist yönetimin iktidardan düşeceğini ve İngiliz yanlısı bir hikümetin kurulacağını düşünen İngilizler, kendileriyle iş birliği yapacak yeni bir hükümet iş başına gelene kadar, Türkiye ile ilgili tüm işlerini bilerek ağırdan almışlardır. Örneğin Türkiye Cumhuriyetini diplomatik olarak tanımamışlar, Türkiye de büyük elçilik açmamışlar, başkentin Ankara ya alınmasına fena halde bozulmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni başkenti Ankara ya alt düzzey diplomatik temsilci bile göndermemişlerdir. Lord Curzon'a göre, Türkiye Cumhuriyetinin büyük elçi göndermeye değmeyecek kadar küçük ve değersiz bir ülke olduğunu belirtmiştir. Bu arada İngilizler, Türkiye Cumhuriyetine yönelik tahriklere, kışkırtmalara devam etmiştir. Bütün bunları İsmet Paşa, 8 Aralık 1923 de TBMM de resmen açıklamıştır. İngiltere ayrıca uzun yıllar boyunca Türkiye Cumhuriyeti ne tek kuruş kredi de vermemiştir.
İngiltere'nin Lozan'ı Geciktirmesi..
İngiltere'nin Lozan Antlaşması nın onayını geciktirmesini de bu çerçeve de düşünmek gerekir. İngiltere, Türkiye Cumhuriyeti tez zamanda yıkılırsa, Lozan'ı onaylamaya da gerek kalmaz! beklentisiyle bir yıl kadar Lozan'ı onaylamamıştır. İngiltere'nin Lozan Antlaşması nı onaylamasını geciktiren aslında Lord Curzon'dur. Lozan Konferansından sonra İngiltere de peşi sıra hükümet değişikliği olmuştur. Curzon Dönemi, 22 Şubat 1924 de İşçi Partisinin iktidara gelmesiyle ancak sona ermiştir. Yeni başbakan MacDonald, 6 Martta Lozan Antlaşması sürecini başlatmıştır. Lozan Antlaşmasını 10 Nisan 1924 yılında onaylamıştır. [caption id="attachment_146088" align="aligncenter" width="1024"] İngiltere'nin Lozan'ı Geciktirmesi..[/caption] Lozan Antlaşması'nı İtalyan Parlamentosu 11 Ocak 1924 yılında onaylamış, Japonya'nın onay belgeleri 6 Haziran 1924 de Paris'e ulaşmıştır.
Fransa'nın Lozan'ı Geciktirmesi...
Lozan Antlaşması'nın onayını Fransa daha da çok geciktirmiştir. Fransızlar, kapitülasyonların kaldırılmasıyla Osmanlı Dönemindeki, özellikle ekonomik ayrıcalıklarını yitirdikleri için Lozan'dan hiç de memnun değildirler. Bu nedenle Lozan'ın onayı gecikmiştir. Ancak sonunda Fransız Parlamentosu da 27 Ağustos 1924 de antlaşmayı onaylamıştır. Lozan Antlaşması'nı çok daha sonra onaylayan hatta hiç onaylamayan devletler de vardır. Bu devletler, Belçika 7 0cak 1925 de, Portekiz 28 Mayıs 1926 da Lozan Antlaşmasını imzalamıştır. Sır, Hırvat ve Sloven Devleti ise, Lozan Antlaşmasını hiç imzalamamıştır. Görüldüğü gibi, Lozan Antlaşması'nı Türkiye-Yunanistan dışındaki tüm ülkeler, en erken 1924 yılında onaylamıştır. İngilizlerin Lozan'ı onaylamak için hilafetin kaldırılmasını beklediklerini iddia eden bazı yazarlara, Fransızlar, Belçikalılar ve Portekizliler neyi beklediler? diye sormak lazım.

03 Ağu 2019 - 11:04 - Güncel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?