Lozan Antlaşması (1923) Zafer Mi? Yoksa Hezimet Mi?

İngilizlerin çerçevesinden bakıldığında Lozan, onursuz bir barış antlaşması olarak nitelendirilirken, bizim çerçevemizde nasıl değerlendirildiğine bir...

İngilizlerin çerçevesinden bakıldığında Lozan, onursuz bir barış antlaşması olarak nitelendirilirken, bizim çerçevemizde nasıl değerlendirildiğine bir bakalım. Son zamanlarda akılları sıklıkla karıştıran bir konu olan Lozan Zafer Mi? Yoksa Hezimet Mi? size bu sorunun cevabını vereceğiz. Okumaya devam edin. Bazı tarihçiler tarafından yayımlanan kitaplardan ötürü halk arasında son yıllarda başlayan Lozan düşmanlığı 50 yıldan fazla zamandır, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının üzerinde tepinmekte olduğu Lozan Anlaşması, bugün (2019) Yeni Osmanlıcı kesim tarafından olabildiğince çarpıtılarak, halkın gözünden düşürülmüş, internete bağımlı olan genç kuşaklar için de "İhanet Belgesi" olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Bu bölümde sizlere, Lozan üzerine tepinen meczupların popüler Lozan yalanlarından yola çıkarak sizlere Lozan gerçeğini açıklayacağım.

Lozan Antlaşması

Lozan, 1912 ile 1922 yılları arasındaki 10 yıllık aralıksız savaşa son veren barış antlaşmasıdır. Bu 10 Yıl içerisinde Osmanlı Devleti bütün Rumeli ve Arap topraklarını kaybetmiştir. Osmanlı sadece Rumeli topraklarında 170 bin metrekareye uzanan topraklarını kaybetmiştir. Adriyatik denizinden Edirne'ye kadar Osmanlı Rumelisi'nde bulunan Müslüman Türk nüfusu tehcir ve katliamla, yokluk ve yoksullukla Anadolu ya göç etmek zorunda kalmıştır. Bu 10 yıllık savaş esnasında yaklaşık 5 milyon Müslüman cephedeki veya cephe gerisindeki çarpışmalarda ve göç yollarında açlıktan, salgın hastalıklardan ötürü hayatını kaybetmiştir. Bu 10 yıllık savaşın sonunda ise, Cumhuriyet Türkiyesi'ndeki 15 milyon nüfusun 1 milyonu topal, kör ve sakat kalmıştır. Bu 10 yıllık savaş sonunda Anadolu da yaşayan insanların yiyecek ekmeği, çayına atacak şekeri, üzerine giyecek elbisesi yoktur. Yapılan savaşlardan dolayı özgürlüğüne susamış bir Türkiye vardı. 1923 yılında İsmet Paşa Lozan'a giderken aklı başında herkes; analar, babalar, çocuklar, kadınlar, askerler, herkes açıkca söylemese bile "ne pahasına olursa olsun barış" hatta mümkünse "sürekli barış" olacak şeklinde dua etmiştir. [caption id="attachment_146028" align="aligncenter" width="1024"] Lozan Antlaşması[/caption] Osmanlı Devletinin 1699 Karlofça Anlaşmasıyla toprak kayıpları başlamış ve tam 224 yıl sonra 1923 Lozan Antlaşmasıyla bu toprak kayıpları son bulmuştur. 10 Yıllık savaş sonunda bugün itibariyle (2019) 96 yıllık kesintisiz barış sağlayan dünya genelindeki tek antlaşma Lozan Antlaşmasıdır. Tarihimizde, hatta Dünya tarihinde bile doksan yıldan fazla devam etmiş bir barış dönemi yoktur. Birinci Dünya Savaşından sonra imzalanan antlaşmalardan hiç biri geçerliliğini koruyamamıştır ve İkinci Dünya Savaşıyla hepsi tarihe karışmıştır. Sadece Lozan Antlaşması hala yürürlüktedir.

Lozan Konferansı Devam Ettiği Esnada...

Lozan Konferansı sürdüğü esnada, İstanbul ve Çanakkale Boğazları müttefik devletlerin işgali altındadır. Boğazlarda İngiliz savaş gemileri, İzmir Limanında Fransız Savaş gemileri demirlidir.Bu durum, Türkiye için büyük bir tehdit yaratmıştır. Lozan Antlaşmasının imzalanması bu nedenle çok önemlidir. Yapılan 10 yıllık sırasında 3 ile 4 yıl kadar cephede yedi düvele karşı mücadele eden Türkiye, Lozan Konferansında bu kez 6 ay kadar masa başında yedi düvele karşı mücadele edecektir. Konferansa, İngiltere, Fransa İtalya ve Japonya katılmıştır. Konferans başladıktan sonra ise Sovyet Rusya ile ABD de konferansa katılmıştır. Bu devletler arasında yalnızca Sovyet Rusya genellikle Türk tezlerini desteklemiştir. ABD dahil diğer tüm devletler Türk tezlerine karşı çıkmışlardır. [caption id="attachment_146030" align="aligncenter" width="1024"] Lozan Konferansı Devam Ettiği Esnada…[/caption] Lozan Konferansı esnasında İsviçre basınında yoğun bir Türk düşmanlığı propagandası başlamıştır. Yunanlılar, Ermeniler, Türkiye de ki eski çıkarını kaybeden herkes, Türkiye ye karşı birleşmiştir. Çünkü Lozan Konferansı, son 200 yılda Türkleri Anadolu dan atmak için elinden geleni ardına koymaktan çekinmeyen Doğu Sorunu, Türkiye ye karşı son büyük masa başı ittifakıdır. Türkiye'nin Atatürk'ün ifadesiyle bütün bir husumet dünyasına karşı mücadele etmek zorunda kaldığı unutulmamalıdır. Lozan Antlaşması, daha düna kadar "hasta adam" olarak nitelendirilen, toprakları paylaşılan Osmanlı Devleti'nin özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik talebinin yerine getirilmesidir.

Lozan Zafer Mi? Hezimet Mi?

Bu konuda gözden kaçan en önemli nokta şudur; Türkiye Lozan'a Kurtuluş Savaşının galibi, Mudanya Ateşkeş Antlaşmasının mağrur imzacısı olarak giderken, İngiltere, Fransa ve İtalya Türkiye yi I. Dünya Savaşının mağlubu, Mondros Ateşkes Antlaşmasının da ezik imzacısı olarak görmüştür. İsmet Paşa ya göre, Kurtuluş Savaşının galibi olarak muamele görmesi gereken Türkiye ye Lord Curzon, I. Dünya Savaşının mağlubu gibi davranmıştır. Kısacası Lozan da karşı karşıya gelen her iki taraf da kendisini galip, karşısındakini mağlup olarak görmüştür. Türkiye Kurtuluş Savaşının galibi; İngiltere, Fransa ve İtalya ise I. Dünya Savaşının galibi olarak Lozanda dır. Durum böyle olunca Türkiye'nin istediklerini alması daha da zorlaşmıştır.

Lozan Hakkında Bilinmeyenler

Pek bilinmese de Türkiye Lozan Antlaşmasında yalnızca kendi bağımsızlığı için değil özellikle Müslüman mazlum milletlerin bağımsızlığı için de mücadele etmiştir. Türkiye Lozan da Misak-ı Milliye uygun olarak Osmanlı dan ayrılan Müslümanların kendi kaderlerini kendilerinin tayin hakkını savunmuştur. [caption id="attachment_146032" align="aligncenter" width="1024"] Lozan Hakkında Bilinmeyenler[/caption] Türkiye, zaman zaman Batı Trakya da veya Giritte ki Müslümanlara yapılan baskıların önlenmesi için Lozan da diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Bir defasında da Sofya da bulunan caminin yıktırılmaması için İsmet Paşa girişimde bulunmuştur.
 Lozan da İngilizlerin Atatürk Korkusu
Lozan da İsmet Paşa ile mücadele eden İngiltere, Fransa ve İtalya'nın asıl büyük korkusu Ankara da yer alan Atatürk dür. Çünkü Türkiye nin Lozan'a gitmesini sağlayan sürecin baş mimarı Atatürk dür. Atatürk ün İlk Hedefiniz Akdeniz dir. İleri emriyle, 1922 yılında İzmir'e çıkan Türk ordularının Atatürk ün ikinci hedefiniz emriyle, henüz işgal altında bulunan İstanbul, Boğazlar ve Trakya üzerine yürümesi an meselesidir. Diğer taraftan Atatürk öderliğindeki Türk Kurtuluş Savaşı ezilen sömürge milletlerini coşturmuş, onlarda bağımsızlık mücadelesine başlamıştır. Bu durumda İngiltere ve Fransa yı çok tedirgin etmiştir. Bu tedirginlik, İngiltere'nin Hindistan Kral Naibinden Hindistan İç İşleri Bakanına gönderilen telgrafta İslam dünyasında fırtına koparacak olayların gündeme gelebileceği belirtilmiştir. İşina aslı şudur ki, müttefiklerin Atatürk korkusu, Kurtuluş Savaşından hemen sonra Mudanya Konferansının toplanmasına enden olmuştur. İsmet Paşa'nın Türkiye'yi temsil ettiği konferansın sonunda imzalanan Mudanya Mütarekesi ile Doğu Trakya Edirne ile beraber Ankara hükümetine teslim edilmiştir. İngiltere müttefikleri bir yandan Lozan da inatçı İsmet Paşa ile mücadele ederken, diğer taraftan Ankara da Atatürk ü adeta adım adım izlemiş ve bir şekilde Atatürk ün gücünü kaybetmesini beklememiştir. Lozan telgrafları, İngiltere de ki Atatürk Korkusunu ve İngilizlerin Atatürk den kurtulmak için yaptığı hesapları gözler önüne sermektedir.
İsmet İnönü'nün Lozan Direnişi
Lozan saldırganlarının bir numaralı hedefi İsmet İnönü olmuştur. Mudanya Konferansındaki diplomatik başarısından ötürü, Atatürk ün isteğiyle ve Meclis onayıyla Londra Konferansına baş delege olarak İsmet Paşa gönderilmiştir. Yusuf Kemal Bey Dış İşleri Bakanlığından istifa etmiş ve yerine İsmet Paşa Dış İşleri Bakanlığına getirilmiştir. Lozan a giden Türk heyeti, İsmet Paşa, Rıza Nur ve Hasan Saka dan oluşmuştur. Lozan heyetinde toplamda 40 kişi vardır. 3 delege, 24 danışman, 8 katip, 2 asker ve 3 gazeteci bulunmuştur. [caption id="attachment_146031" align="aligncenter" width="1024"] İsmet İnönü’nün Lozan Direnişi[/caption] Bu delegeleri meclis seçmiştir. Delegelerin hükümet tarafından seçilme önerisi 10 çekimser, 61 de aleyhte oya karşın 121 oy ile kabul edilmiştir.
Türkiye'nin Müttefiklerden İstekleri
  • Trakya Sınırı,
  • Batı Trakya,
  • Ege Adaları,
  • Osmanlı Borçlarının Paylaşılması ve Ödenmesi,
  • Trakya Sınırlarının ve Boğazların Askerden Arındırılması,
  • Yunan Tazminatı Sorunu,
  • Kapitülasyonlar,
  • Musul Sorunu,
  • Adakale,
  • Kabotaj Hakkı,
  • Savaş Esirleri,
  • El Konulan Altınlar,
  • Sınırlarımız Dışında Kalan Bölgelerde Halk Oylaması,
  • El Konulan Türk Savaş Gemileri
Müttefiklerin İstekleri
  • Askerden Arındırılmış Bölge,
  • Türkiye den İstenecek Savaş Tazminatı,
  • Ege Adaları,
  • Mübadele,
  • Kapitülasyonlar,
  • Boğazlar Konusu,
  • Boğazlar Komisyonu,
  • Yabancı Şirketlere Ayrıcalıklar,
  • Müslüman Olmayanların Askerliği,
  • Yabancı Okullar,
  • Ermeni Yurdu,
  • Azınlık Örgütü,
  • Azınlık Mahkemeleri,
  • Müslüman Azınlıklar,
  • Genel Af,
  • Patrikhane,
  • Çanakkale de ki İtilaf Devletleri Mezarlıkları,
  • İtalyan Vatandaşı Olacak Türkler,
  • Musul Sorunu,
  • Medine Hazinesi
Akla Ziyan Lozan Yalanları
Atatürk ve  Cumhuriyet düşmanlarının birazdan okuyacağınız akla ziyan Lozan Yalanları, çok şaşırtıcı ve düşündürücüdür. Şaşırtıcı ve düşündürücü olmasının nedeni, yalanların mükemmelliği değil, bu akla ziyan yalanlara inanan binlerce, on binlerce insanımız olmasıdır. Bu bilgi çağında bu kitlesel cehalettir şaşırtıcı ve düşündürücü olan... bu gibi söylentiler tamamen asılsızdır ve yalandır.

03 Ağu 2019 - 03:00 - Güncel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Türkiye Corona Önlemlerini Azaltmakta Erken mi Davrandı?