Tımar Sistemi Nedir? Tımar Sistemi Bir Çeşit Feodalizm Mi? Tımar Sistemi Neden Kaldırıldı?

Osmanlı Devleti'nin önemli gelir kaynaklarından biri olan tımar sistemi aynı anda birçok etkili özelliğe sahipti. Bu yazımızda, tımar sistemi nedir, özellikleri nelerdi ve neden kaldırıldı sorularına cevap bulacağız.

Tımar Sistemi Nedir? Tımar Sistemi Bir Çeşit Feodalizm Mi? Tımar Sistemi Neden Kaldırıldı?
Tımar Sistemi Nedir? Tımar Sistemi Bir Çeşit Feodalizm Mi? Tımar Sistemi Neden Kaldırıldı?
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Tımar Sistemi Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminde uygulamaya konulan tımar sistemi, bir nevi toprak yönetimi olarak kabul edilmektedir. Padişah tarafından yeni fethedilen yerlerin yönetimi ve bakımı sipahilere verilmiştir. Bu sayede toprağın işlenmesi ve ekonomik olarak getiriler sunması sağlanmıştır.

Tımar sistemi nedir sorusuna en doğru cevaplardan biri askerlere verilen devlete ait toprakların işlenmesini sağlamaktır denilebilir. Ayrıca bu sistemin bir diğer adı da dirlik sistemi olarak bilinir. Tımar yoluyla işletilen topraklardan elde dilen yıllık geliri askeri harcamalarda kullanılması ordu için de faydalı olmuştur. Bu yazımızda tüm genel hatlarıyla Osmanlı tımar sistemi nedir sorusuna kapsamlı yanıtlar bulabilirsiniz.

Tımar Sistemi Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu döneminde yeni fethedilen toprakların bakımının zorlaşması üzerine hem iktisadi hem de askeri bir önlem alınmıştır. Özellikle de 14. Yüzyıldan 16. yüzyıla kadar durmaksızın uygulanan bu sisteme tımar sistemi adı verilmiştir. Tımar, Farsça bir sözcük olup Türkçe anlamları arasında “bakım” da bulunmaktadır. Yani kelime anlamından da anlaşılacağı üzere toprak bakımı bu sistem sayesinde oluşturulmaya başlanmıştır.

Bu sisteme göre yeni ele geçirilen topraklar Osmanlı Devleti ordusunun asker birlikleri yani sipahiler ve yeniçeriler tarafından alınarak işlenmeye başlanır. Elbette bu süreçte toprağı işleyen kişiler askerler değildir. Toprağın işletilmesi himayesinde bulunan askerler tarafından köylülere devredilmektedir. Bu sayede de hem toprağı işleten askerlerin hem de toprağın bulunduğu bölgedeki köylülerin giderleri karşılanmış oluyordu.

Tımar Sistemi Bir Çeşit Feodalizm Mi?

Osmanlı tımar sistemi nedir sorusuna kimi tarihçiler tarafından feodalizmin Osmanlı topraklarında uygulanmış halidir denilerek yanıt verilebiliyor. Fakat işleyiş ve usul itibariyle bu yanıt pek de doğru bulunmuyor. Feodalizm söz konusu olduğunda toprağın sahibi olarak feodal lordlar gösteriliyor. Söz konusu Osmanlı’da uygulanan tımar yönetimi olduğunda ise toprağın sahibi her daim padişahtır deniliyor.

Feodalizm, krallıkların geri planda kalmasını ve monarşi yönetiminin toprak üzerindeki etkisinin kırılmasını sağlayan bir sistemdi. Feodalizmde toprak sahipleri, ellerindeki toprağın yegane yöneticileriydi. Toprak sahiplerinin altında çalışıp toprağı işleten feodal köylüler (serfler) de bu amaca hizmet eden ve eşit olmayan ortamlarda çalışan kişilerdi.

Söz konusu dirlik sistemi (tımar sistemi) olduğunda ise feodal yönetimdeki işleyiş söz konusu olmuyor. Padişah, toprağı kendi askerlerine verirken bunun geçici bir süreç olduğunu da ortaya koyuyor. Yani tımar arazisi hiçbir zaman denetim hakkına sahip olan askerin malı haline gelmiyor.

Tımar Türleri Nelerdir?

Tımar sistemi, kendi içerisinde 3 farklı grupta incelenmektedir. Buna göre her bir grup devlet içerisindeki yetkilere göre üst ve daha alt düzey kişilere verilirdi.

1 - Has

Has toprakları olarak adlandırılan toprak grubu, devlet içerisindeki üst düzey yöneticilere takdim edilen topraklardır. Devlet yöneticileri has toprakları işlettiklerinde bu topraklar üzerinden vergi gelirinin yıllık ortalama 100 bin akçe elde edebilirlerdi.

2 - Zeamet

Zeamet grubu topraklarını ise genellikle defterdar, miralay ve çavuş gibi daha alt düzeydeki devlet görevlileri işletebilirdi. Bu devlet görevlilerinin zeamet topraklarından elde ettikleri gelir ise ortalama 20 bin ile 75 bin akçe arasında değişebilirdi. Hizmet karşılığı takdim edilen bu topraklarda bazen bu rakam 75 bin akçeden fazladır.

3 - Tımar

Tımar toprakları olarak adlandırılan bu grup ise yıllık kazancı en az olan topraklardır. Buna göre tımarlardan yıllık ortalama 3 bin ila 20 bin arasında gelir elde edilebilirdi. Tımar toprakları da genellikle savaşlarda üstün başarı göstermiş olan alt düzey devlet adamlarına ve askerlere takdim edilirdi.

Genel Hatlarıyla Tımar Sistemi Özellikleri

Tımar sistemi nedir sorusuna yukarıda açıklayıcı tanımlarda bulunduk. Klasik tanımlamaların haricinde tımarın kendi içerisinde de bir takım özellikleri bulunmaktadır. Buna göre  aynı zamanda tımar sayesinde köylülerin güvenlik problemleri de aşılmış olabiliyordu.

Toprağı işleten askerler köylülerin bakımları ve güvenlikleri ile ilgileniyor ve cebelü adı verilen tımar askerlerini yetiştiriyorlardı. Her bir tımar yöneticisinin yıllık olarak yetiştirdiği cebelü askerler bulunuyordu. Bu askerler hem toprağın hem de köylünün güvenliğini sağlamakla görevlilerdi.

Dirlik sistemi bünyesinde toprak alan sipahilerin her birinin hem toprağa hem de askeri görevlerine zaman ayırmaları isteniyordu. Herhangi bir savaş durumunda tımarlı sipahiler de yetiştirmiş oldukları cebelü askerleri ile sefere gitmek zorundaydılar. Bunun yanı sıra toprağı ile ilgilenmeyen sipahilerin de tımarlı sipahi görevine son verilir ve toprak elinden alınırdı.

Tımar toprağının bir diğer özelliği ise tımarlı sipahilerin halktan vergi toplaması idi. Büyük bir coğrafyaya ulaşan Osmanlı İmparatorluğu’nda toprak vergilerinin tek bir elde toplanması mümkün değildi. Tımar sahipleri de kendi topraklarında bulunan halktan vergileri toplayıp saraya iletmekle görevlilerdi.

Tımar Sistemi Neden Kaldırıldı?

Tımar sistemi, 16. Yüzyılın sonlarına doğru bozulma belirtileri göstermeye başlamıştır. Osmanlı Devleti’nde yaşanan çeşitli otorite boşlukları da bu sistemin bozulmasında büyük rol oynamıştır. Tımar topraklarının bir müddet sonra askerlerden ziyade katip ve müteferrika gibi kişilere geçmesi sistemin işlevini bozmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra çeşitli rüşvet olayları ile tımarların el değiştirmesi de söz konusu olmuştur.

Tımarların dağıtımında yaşanan eşitsizlikler ve gelirlerin sisteme uygun olmayan bir şekilde dağıtımı tımar uygulamasının sonunu getirmiştir. Üstelik bu sistemde meydana gelen bozulmalar sarayı da oldukça fazla etkilemiş ve otorite boşluğuna neden olmuştur. Tüm bu sebeplerden dolayı ve tımar sisteminin bozulması nedeniyle 1839 yılında Tanzimat Fermanı ile tımar sisteminin resmen sonuna gelinmiştir.

# OSMANLI DEVLETİ İLE İLİŞKİLİ:
# TARİH İLE İLİŞKİLİ:

07 Mar 2020 - 15:00 - Ekonomi --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?