Fransa’ya ‘Had Bildirdiğimiz’ Kanuni’nin Mektubu Bugün Varsa, Fransızlar Sayesinde Var!

Türkiye siyaseti karışık. Özellikle Fransa ile ipler gergin. Bu gerginlikte bir de Türkiye’den Fransa’ya ‘mektup’la gönderme yapıldı. Peki, nedir bu 1.François’in Kanuni’ye gönderdiği mektup?

Fransa’ya ‘Had Bildirdiğimiz’ Kanuni’nin Mektubu Bugün Varsa, Fransızlar Sayesinde Var!
Fransa’ya ‘Had Bildirdiğimiz’ Kanuni’nin Mektubu Bugün Varsa, Fransızlar Sayesinde Var!
+9
Haber albümü için resme tıklayın

Fransız arşivlerinde 494 yıldır Kanuni Sultan Süleyman’ın 1526 yılında 1.François’e yazdığı mektup duruyor. Son zamanlarda sosyal medyada gündeme gelen ve siyasette de malzeme olarak kullanılan bu mektupta Kanuni, yapılan yardım talebine olumlu olarak cevap veriyor. Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın dahi dış politikada takındığı tavır böyle iken günümüzde çeşitli sorunlar yaşadığımız Fransa’ya ‘’ayağını denk al!’’ deniyor. Halbuki bu mektubu koruyan da günümüze kadar ulaştıran da Fransızlar. O zamanda, Fransızlar’dan bize gelen ve yardım istenilen mektup ise elimizde yok.

Türkiye Fransa Gerginliği | Türkiye’nin Mektup Paylaşımları

Son yıllardaki Fransa ile Türkiye arasında yaşanan siyasi gerginlikler, yakın zamanda yaşanılan Doğu Akdeniz krizi ile iki ülke arasındaki karşılıklı üst düzey açıklamalar nedeniyle daha da tırmandı. Hal böyleyken de Fransa’ya ve özellikle de Fransa’nın Başkanı Emmanuel Macron’a haddini bildirme çabası içine girenler, Kanuni’nin 1.François’e gönderdiği mektupları paylaşmaya başladı.

Kısacası, Osmanlı Padişahlarının yazdıkları üzerinden uluslararası siyaset yapılıyor ve uluslararası arenada başka bir ülkeye ‘haddini bil!’’ vurgusu yapılıyor. Son zamanlarda gündeme gelen siyasi bir malzeme olarak kullanılan bu mektubun orijinal hali, Paris’te bulunan Ulusal Kütüphane’de bulunuyor. Bu mektup, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1526’da yazılmış. Ayrıca bu mektup, Osmanlı’dan yardım isteyen Fransa Kralı 1. François’e kanuni tarafından cevap olarak yazılmış.

1.François’in Kanuni’ye Yazdığı Mektubun Hikayesi

Mektubun hikayesine gelince… 1. François, 1526 senesinde gerçekleşen Pavia Savaşı’nda Roma Germen İmparatoru olan Şarlken’e esir düşmüş ve hapsedilmişti. Bu nedenle de Fransa, imparatorun annesi olan Louise de Savoie desteğiyle Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istedi. Açıkça yardım istenen mektup, Fransa’nın elçisi Jean Frangipani tarafından İstanbul’a getirildi. Kanuni de bu dönemde Osmanlı’ya karşı oluşturulan Avrupa devletleri ittifakını kırmak adına mektuba özenle ve olumlu bir şekilde cevap verdi. Daha sonra da Barbaros Hayrettin Paşa donanmasıyla birlikte Fransızlara yardım etmesi için gönderildi.

Fransızların arşivlerinde sakladıkları bu söz konusu mektup doğal olarak 1.François tarafından Kanuni’ye gönderilen mektup değil. Bu mektup, Kanuni’den Fransa’ya cevap olarak gönderilen mektup. Peki, Kanuni Sultan Süleyman’ın cevap vermesini gerektiren ve cevap verdiği 1. François tarafından Osmanlı Padişahına yazılan mektup nerede? Maalesef ki o mektup yok. Fransızlar, kendilerine cevap olarak yazılan mektubu yüzlerce yıl saklamayı başarabilmişken biz başaramamışız; mektubu koruyamamışız.

Fransızlar, söz konusu mektubu günümüze kadar hiçbir zarar görmeden ulaştırmışlar ve bu mektubu saklama gereksiniminde dahi bulunmamışlar; örtbas etmeye çalışmamışlar. Hatta ve hatta bugünün siyasetinde Fransızlara sanki bir kozmuş gibi sunulan bu mektup, tam tamına iki asır kadar önce Fransa Kralı baş sekreteri ve tercümanı Joseph Jouannin tarafından yayımlanmış ve de tüm dünyaya sunulmuş.

Mektup Kitapçığa Dönüştürülüyor ve Dünya Kamuoyuna Sunuluyor

Kanuni’nin mektuba cevap vermesi sonrasında ani mektubun yazılmasından tam 307 yıl sonra, tarih 1833 iken Jouannin yayımladığı 22 sayfalık kitapçıkta hem Kanuni’nin orijinal mektubuna hem de mektubun Fransızca tercümesine yer vermiş. Ve dahası var… Jouannin, baskı sonrasında kitapçıkta iki farklı yerde eski Türkçe yazım hatası bulmuş ve yazımların doğrusunu da söz konusu sayfaların alına el yazısı ile not düşmüş.

Kısacası Fransızlar, Kanuni’nin mektubuna her açıdan sahip çıkmışlar ve sonraki nesillere de bu tarihi mektubu ulaştırmışlar. İşin daha da özü; bizler, Kanuni Sultan Süleyman’ın o satırlarını Fransızlar sayesinde öğreniyoruz ve biliyoruz. Bizim sürekli ‘Haddini bil!’ mesajı verdiğimiz Fransızlar günümüzde de Kanuni’nin cevap mektubunu internet üzerinden herkesin erişimine açmışlar. Eğer isteselerdi bu mektubu kimseye göstermeye de bilirlerdi. Eğer amaç; Türkiye’nin geçmişiyle ve tarihiyle oldukça güçlü bir devlet olduğunu hatırlatmak ise 1.François’in Kanuni’ye yazdığı mektubu bulup ortaya çıkarmak gerekmez mi?

Değişen Dengeler…

Elbette ki her ülkenin zor duruma düştüğü, başka ülke ya da ülkeler tarafından işgale uğradığı, başka bir ülkenin yardımı ile ayağa kalktığı zamanlar geçmişte oldu ve öyle görünür ki olacak da… Hatta bir başka ülke tarafından ayağa kaldırılan bir ülke, kendisine yardım eden ülkeye başkaldırmaya devam edecek… Tıpkı Kanuni zamanında Fransızların Osmanlı'dan yardım istemesi, 250 yıl sonra da Osmanlı toprakları içinde olan Mısır’ı işgale kalkışması gibi…

Peki, aynısını biz de yapmadık mı? Zor günlerimizde Rusya ve İngiltere’den yardım istemedik mi? 1833 yılında Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, Osmanlı ordusunu dağıtmadı mı? İstanbul’a gelerek Osmanlı hanedanını da yok edecekken kimden yardım istendi; düşman bellediğimiz Ruslardan… Peki daha sonra da Kırım Savaşı için Fransa ve İngiltere ittifakının sağlanması için Ruslara karşı olunmadı mı?

Sonuç olarak; ne yazık ki Osmanlı döneminde yabancı hükümdarların Osmanlı’ya gönderdiği hiçbir mektup günümüze ulaşmadı ve arşivlerde yer almıyor. Tıpkı Fransızların yaptığı gibi biz de o dönemlerin önemli belgelerini, mektuplarını saklayabilseydik tarihimiz eksik kalmazdı... Bu arada; Paris’teki Ulusal Kütüphane’de saklanmakta olan başka mektuplar da yer alıyor. Çünkü biz Türklerin kendileriyle gurur duyması için Fransızlar bunca yıl mektupları korumuş kollamış.

30 Ara 2020 - 18:00 - Tarih --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 230.203 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.

03

Hüseyin - osamnlı arşivini ortadan kaldırmak için bulgaristana hurda kağıt olarak verilmeseydi deiğiniz xesikalara ulaşıla bilinirdi ,malesef m.kemal ve inönünün islama düşmanlığının kurbanı oldu

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 20:59
01

Metehan - Sevgili Haberoku, güzel bir yazı kaleme almışsınız. Yalnız bazı noksanları da yok değil. bu eksiklikleri araştırmacı ruhuna uymayan bir olasılığa mı verelim yoksa siyasi bir eleştiriye mi?

Makaledeki konulara gelince:

1- Kırım savaşında Rusya Osmanlı'ya saldırıyor, yani biz Rusya'ya değil, dolayısı ile kendimizi savunma hakkımızı kullanmışız, batılılar da çıkarları gereği bize yardım etmiş.

2- Kanuni'nin gönderdiği mektuba gelince, öncelikle Osmanlı'nın çok iyi bir kayıt sistemi vardır. Buna rağmen bir belge bulunamayabiliyor. Bunun da iki nedeni var:

a) 1918-Mondros Ant.'dan sanra İngiltere ve Fransa İstanbul'u işgal etti ve bazı belgeleri yok ettiler. Örneğin Musul-Kerkük petrol sahaları tapuları gibi.

b) Cumhuriyet kurulunca malesef Osmanlıya ait birçok belge bu süreçte yok edildi.

c) 1928'de harf inkılabı yapıldı ve yeni nesil Osmanlı eserlerini okumaktan mahrum kaldığı için birçok belge yine gözden düşüp hor kullanıldı.

Takdirinize sunarım

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Aralık 14:28
02

Okuhaber Editör - @Metehan 01 nolu yoruma cevabı: Sevgili Metehan, yazıyı beğenmenize sevindim. Ancak yazıda siyasi bir eleştiri olduğu algısına üzüldüm. Burada millet olarak kendimize bir eleştiri vardı. Tarihimizi hepimiz severiz ancak sahip çıkma konusunda çokta başarılı değiliz...

Bahsettiğimiz konu herhangi bir zaman, odak yada kişiler değildi. Geçmişimize daha iyi sahip çıkalım vurgusu yapmak istedik.

Cumhuriyet ve Osmanlı'yı kavga ettirmektense hepsine sahip çıkalım. Harf devrimine bu kadar çok yüklenilmesini de doğru bulmuyoruz. Bahanelerin arkasına sığınmadan bundan sonra kültür, tarih bilinci, teknoloji anlamında ülkemizi nasıl başka ülkelerin önüne geçirebiliriz onun tartışmasını yapalım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Aralık 16:57



Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?