Erdoğan Çavuşoğlu ve Dendias Gerilimini Değerlendirdi: ''Daha Yumuşak Olamazdı''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias arasında yaşanan gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan Çavuşoğlu ve Dendias Gerilimini Değerlendirdi: ''Daha Yumuşak Olamazdı''
Erdoğan Çavuşoğlu ve Dendias Gerilimini Değerlendirdi: ''Daha Yumuşak Olamazdı''
Haber albümü için resme tıklayın

İstanbul’da Kerem Aydınlar Camii’nde cuma namazının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias arasında yaşanan gerilime ilişkin şu cümlelere yer verdi:

"Dışişleri Bakanımız bu davranışları karşısında ona haddini bildirdi, daha yumuşak olamazdı" 

Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Anayasa Mahkemesi'nin, Kur'an kurslarının kapatılması yönündeki kararına sert tepki göstererek konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

"KKTC bir Fransa değildir. Oradaki yavrularımızın Kur'an eğitimi konusunda engel teşkil edecek adımların atılmasına asla müsaade etmeyiz. Anayasa Mahkemesi Başkanı bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmezse bizim atacağımız adımlar farklı olacaktır" 

''Bu Davranışları Karşısında Ona Haddini Bildirdi''

Erdoğan Dendias ile önceki görüşmelerinde sıcak bir ortamın bulunduğunu ancak bu görüşmede işin farklı bir zemine kaydığını ifade ederek şunları söyledi:

''Biz görüştük, görüşmemizde gayet sıcak bir hava içinde görüşme yaptık. Fakat Dışişleri Bakanımızla yaptığı görüşmede iş farklı zemine kaydı. Dışişleri Bakanımız bu davranışları karşısında ona haddini bildirdi, daha yumuşak olamazdı. O da millet olarak bize yakışmazdı. Gereken yaklaşımı, gereken değerlendirmeyi yapmak suretiyle işi bitirmiş oldular. Bunu doğru bulmuyoruz. Bir taraftan bir uyum süreci olsun, bir taraftan Türkiye-Yunanistan arasında, ben kendisine de söyledim, biz farklı yaklaşımları, sıcak ilişkileri olan iki ülkeyiz. 150 bin soydaşımız Batı Trakya'da yaşıyor. Bunlar bir şeyi ifade ediyor. Sizin bizimle bağlantımız devam ediyor.
Dün İstanbul’a geldiniz, Sayın Patrik ile görüşmeniz oldu. Bunlar bizim için olumlu yaklaşımlar. Fakat nedense siz bizim 150 bin soydaşımıza Yunanistan’da gerekli vatandaşlık ilgisini göstermiyorsunuz. Hala baş müftüyü siz atıyorsunuz. Oradaki baş müftüyü sizin atama hakkınız Lozan'a göre yok. Biz patriği atamıyoruz. Yunanistan'da baş müftümüzü oradaki müftülerimiz, imamlarımızın seçmesi lazım. Yunanistan buna tahammül edemiyor. Müftülerimize, imamlarımıza kendi memuruymuş gibi bunu atama yoluna gidiyor. Bunlar aramızdaki uluslararası hukuka da aykırı, ilişkilerin zedelenmesine de bir neden teşkil ediyor. Bunları konuşmamıza rağmen netice alamadık. Bundan sonra alırız dedik ama bunlar da öyle bir hava yok.''

''Biz İşimizi, Görevimizi Biliyoruz''

Konuşmasında Kılıçdaroğlu ile ilgili de açıklamalara yer veren Erdoğan'ın önemli notları şu şekilde:

''Sayın Kılıçdaroğlu'nu tanımışsınızdır. Önceki açıklamada farklı, sonraki açıklamada daha farklı. Bay Kemal, biz seni tanıdık, biliyoruz. Benim çiftçimin elinde soğan, patates kaldıysa, 'Şu anda vatandaşımızın elinde 1 milyon 250 bin ton patates kaldı' dediler, '300 bin ton soğan kaldı' dediler, 'Trakya’da çeltik noktasında sıkıntımız var' dediler, TMO'dan müsaade aldım. Telefon görüşmesi yaptım, 'Onlarla görüşmeye gidiyorum' dedi.
Başkan dedim hemen hiç işi uzatmayalım ve çeltikte üç ayrı çeşit vardı, bunların hepsini en uygun fiyat neyse bu fiyatla ellerinden alacaksınız ve çeltik çiftçimizin elinde kalmasın. Bu şekilde çeltik konusunu çözdük. Patates ve soğanı alacağız. Tarım Kredi Kooperatifleri vasıtasıyla, İçişleri Bakanıma da gerekli talimatı verdim. Tüm Türkiye’ye Ramazan öncesinde hibe olarak tüm vatandaşlarımıza dağıtacağız. Çeltik, hibe olarak dağıtılmadı. Nedense Bay Kemal rahatsız oldu. Alıştık artık bu rahatsızlıklara. Biz işimizi, görevimizi biliyoruz. Bunların yalanlarına da ilgi duymadan yolumuza devam ediyoruz.''

''Anayasa Mahkemesinin Laikliği Öğrenmesi Lazım''

Anayasa Mahkemesinin laiklik kavramı hakkında bilgisini eleştiren Erdoğan sözlerini şu açıklama ile sonlandırdı:

''Bugün Dışişleri Bakanım Mevlüt Bey orada. Dün Mevlüt Bey'e giderken, 'Sayın Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüşeceksin' dedim. 'Sonra da gerekli açıklamayı yapacaksın' dedim. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın yaptığı açıklamayı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın laikliği öğrenmesi lazım. Türkiye'deki uygulaması neyse onu da öğrenmesi lazım. Tavır değişmediği takdirde, biz KKTC'de inanç özgürlüğü noktasında oradaki yavrularımızın Kur'an eğitimi konusunda engel teşkil edecek adımların atılmasına asla müsaade etmeyiz.
Türkiye'de din eğitimi-öğretimi bu tür şeyler çözülmüştür. Laiklik anlayışı onların anladığı gibi değildir. KKTC bir Fransa değildir. Kuzey Kıbrıs, Türkiye'deki uygulamalar neyse bunları uygulama safhasına geçirmek durumundadır. Oradaki bazı sendikaların, din düşmanı sendikaların attığı adımları kabul etmemiz mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi Başkanı bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmezse bizim atacağımız adımlar farklı olacaktır. Başkan Yardımcım Fuat Bey de bu konuyu Ersin Bey ile görüşmek suretiyle gerekli adımların atılmasını bildirecektir. Ben de süreci takip ediyorum, duruma göre bizler de adımlarımızı atacağız.''

16 Nis 2021 - 16:29 İstanbul- Siyaset --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 183.520 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?