Nefret ve Ayrımcılık Suçu Nedir? Koşulları Nelerdir? | Nefret ve Ayrımcılık Suçu Cezası Ne Kadardır?

Nefret ve ayrımcılık suçu nedir? Hangi sözler ve eylemler nefret ve ayrımcılık suçu kapsamında değerlendirilir?

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Nedir? Koşulları Nelerdir? | Nefret ve Ayrımcılık Suçu Cezası Ne Kadardır?
+10
Haber albümü için resme tıklayın

Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan suçlardan biri olan “Nefret ve Ayrımcılık Suçu” ile ilgili merak edilenlerin tümünü bu yazımızda sizlerle buluşturuyoruz. İşte, tüm detayları ile Ceza Hukuku alanında düzenlenmiş, Nefret ve Ayrımcılık Suçu…

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Nedir? Yasal Dayanağı Hangi Kanunda Bulunur?

Nefret ve Ayrımcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen suç türlerinden biridir. 5237 sayılı TCK’nun, “Hürriyete Karşı Suçlar” başlıklı yedinci bölümünde 122. Madde de düzenlenmiştir.  Madde düzenlemesine göre Nefret ve Ayrımcılık suçu, şu şekilde yasal dayanağa bağlanmıştır:

“(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;

  1. a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
  2. b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
  3. c) Bir kişinin işe alınmasını,
  4. d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını, engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Unsurları Nelerdir?

Nefret ve Ayrımcılık suçu, ancak doğrudan kast ve nefret saiki ile işlenebilen bir suçtur. Türk Ceza Kanunu 122. Maddesinde düzenlenen suça ilişkin madde gerekçesinde bu suç, insanlar arasında yürürlükteki kanun ve düzenlemelerin izin vermediği ayrımlar yapılmak suretiyle, bazı bireylerin hukukun sağladığı imkan ve olanaklardan yoksun hale getirilmesi olarak tanımlanmıştır.

Yasa metninde de açık bir şekilde belirtildiği üzere “Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle”

  • Bir taşınır ya da taşınmaz malın satılmaması, devir edilmemesi veya kiraya verilmemesi,
  • Bir hizmetin sunulmaması ya da hizmetten yararlanmasının engellenmesi,
  • Bir kişinin işe alınmasının engellenmesi,
  • Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi,

Şeklinde belirlenen bu seçimlik hareketlerden birinin ya da daha fazlasının yapılması ile söz konusu nefret ve ayrımcılık suçu oluşur. Bu suçu oluşturabilecek eylemler yasa kapsamında tek tek ve tahdidi olarak sayılmıştır. Bu madde de belirlenen ve yukarıda sayılan eylemlerden bir ya da birden fazlasının gerçekleştirilmesiyle nefret ve ayrımcılık suçu işlenmiş olur.

Ancak unutulmamalıdır ki bu sayılan eylemlerden bir ya da bir kaçının kişilerin kökenlerinden, cinsiyetlerinden, aile durumlarından, değişik felsefi inançlarından, farklı din, mezhep ya da ırk mensubu olmalarından, ayrı bir etnik gruba mensup bulunmalarından dolayı işlenmiş olması suçun oluşması için zorunluluktur.

Örneğin, çalışması beğenilmeyen kişinin işe alınmaması bu suça neden olmazken eğer bu işe almama yukarıdaki sayılanlardan biri gerekçesi ile işlenirse suç oluşur.

Bu anlamda, bu suç ile vatandaşlar arasında farklı nedenlere dayalı olarak ayrımcılık yapılmasının engellenmesi amaçlanmıştır. Yani bir başka ifade ile amaç, insanlar arasında belirtilen gerekçelerle ayrım yapılması engellenmek suretiyle, kişilerin hukuken korunan, geçerli hak ve özgürlüklerden keyfi olarak yoksun bırakılmalarının önüne geçilmesidir.

Nefret ve Ayrımcılık Suçu için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilebilir mi?

Söz konusu suça ilişkin yasal yaptırım kanun maddesine göre “Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” olarak belirlenmiştir. Bu nedenle diğer koşulları karşılamak suretiyle, söz konusu suç nedeni ile verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir ve “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” da verilebilir.

Bu suçun yasal olarak takibi için şikayet şartı aranmadığından, suçun işlendiğinin herhangi bir şekilde öğrenilmesi ile Cumhuriyet Savcılığı tarafından res’en yani kendiliğinden soruşturma işlemlerine başlanır.

Bu suç içinde olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Yani, bu suçu oluşturabilecek bir eylemin işlenmesinden itibaren, bu sekiz yıllık süre içinde söz konusu suç nedeniyle soruşturmaya başlanması gerekir.

Bu suç nedeniyle yargılama yapma görev ve yetkisi ise suçun işlendiği yer Asliye Ceza Mahkemesine aittir.

19 May 2021 - 12:00 - Hukuki ve Adli Konular --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 244.927 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?
Pierre Cardin - Miorre - Avrupanetworking Üye Kayıt