Ölüm Karinesi Ne Demektir? Ölüm Karinesinin Sonuçları Nelerdir? Gaiplikten Farkı Nedir?

Ölüm karinesi Türk Medeni Kanunu'nda ne anlama geliyor? Gaiplik kararı ile ölüm karinesi arasında ki farklar nelerdir? İşte konuyla ilgili tüm detaylar...

Emir Emiroğlu
Emir Emiroğlu Tüm Haberleri
Ölüm Karinesi Ne Demektir? Ölüm Karinesinin Sonuçları Nelerdir? Gaiplikten Farkı Nedir?
Ölüm Karinesi Ne Demektir? Ölüm Karinesinin Sonuçları Nelerdir? Gaiplikten Farkı Nedir?
+7
Haber albümü için resme tıklayın

Ölüm karinesi, çok sayıda insan tarafından merak edilen önemli konulardan birisidir. Peki, ölüm karinesi ne demektir? Bu karineye bağlanan hukuki sonuçlar nelerdir? Gaiplik kararından farkları nedir? İşte, tüm merak edilen yönleriyle ölüm karinesi…

Ölüm Karinesi Nedir?

Ölüm karinesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) 31. Madde de düzenlenmiştir. Madde düzenlemesine göre ölüm karinesi şu şekilde tarif edilmiştir;

“Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır”

Yani TMK düzenlemesi uyarınca, ölümüne kesin bir gözle bakmayı gerektirecek durum içinde kaybolan kişinin, cesetine ulaşılmasa dahi ölüm karinesi uyarınca gerçekten ölmüş olarak kabul edilir.

Ölüm karinesi verilen kişi ya da kişiler hakkında yetkili makamlara başvurularak, nüfusa ölüm kayıtlarının düşürülmesi sağlanır. Bu ölü kaydının düşürülmesi ile kişi artık hukuki anlamda ölü olarak kabul edilecektir ve bu kabule bağlı olarak da hukuken ölüme bağlanan tüm hüküm ve sonuçlarda meydana çıkacaktır.

Örneğin, ölüm karinesi neticesi ölü kaydı düşüleceğinden, ölüm karinesi evlilik birliğini de kendiliğinden sona erdirir. Yani ölüm karinesi durumunda hayatta kalan eş, evliliği sona erdirmek için dava açmak tarzı bir işlem yapmak zorunda kalmayacaktır.  

Ölüm karinesinde, ölümün gerçekleştiğinin ispatlamasına gerek yoktur. Burada önemli olan nokta kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasına neden olacak bir olayın bulunduğunun ispatlanmasıdır.

Ölüm karinesi, hukuken aksi ispatlanma imkanı bulunan bir karinedir ve bu anlamda ilgili kişinin ölmediğinin kanıtlanması ile ölüm karinesinin aksi ispat edilebilir. Bu anlamda hakkında ölüm karinesi ile ölü kaydı düşülen bir kimse daha sonradan ortaya çıkarsa mahkemeye başvurarak ölü kaydının kaldırılmasını sağlayabilir.

1- Ölüm Karinesi İçin Bir Süre Gerekir mi?

Türk Medeni Kanunu düzenlemesi uyarınca ölüm karinesi için herhangi bir süre öngörülmemiştir. Bu anlamda, ölüm tehlikesi içerisinde kaybolan bir kişi hakkında, ilgililer herhangi bir süreyi beklemeden yetkili makamlara başvuruda bulunarak ölü kaydının düşülmesini talep edebileceklerdir.

Ölüm karinesi bu anlamda yine Türk Medeni Kanunu 32. Madde de düzenlenen benzer bir kurum olan Gaiplik Kararından ayrılır. Çünkü gaiplik kararı verilebilmesi için belirli süreler öngörülmüştür.

2- Ölüm Karinesi Hangi Kurumdan Alınır?

Ölüm karinesine dayalı olarak ölü kaydının nüfusa işlenebilmesi konusunda, Türk Medeni Kanunu 44. Maddesinde düzenleme yapılmıştır. Madde düzenlemesine göre, ölümüne kesin bir gözle bakılmasını gerektiren bir olay sonucunda kaybolup da cesedi bulunamamış kişi hakkında, o yerin en büyük mülki amirinin emri ile nüfus kütüğüne ölü kaydı düşürülecektir. İllerde en büyük mülki amir vali, ilçelerde ise kaymakamdır.

Bununla birlikte her bir ilgili, ölüm karinesine konu kişinin ölü ya da sağ olduğunun mahkemece tespit edilmesini de dava yoluyla talep edebilir.

3- Ölüm Karinesini Kimler Talep Edebilir?

Ölüm karinesine bağlı olarak ölü kaydının düşülmesini talep etme hakkı ise, ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektirecek olay sonucunda kaybolan kişinin eşi, alt ve üst soyu veya kardeşlerine aittir. Bu kişilerin bulunmaması durumunda mirasçıları da talep hakkını kullanabilirler.

4- Ölüm Karinesi ile Gaiplik Kararı Arasındaki Farklar Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu 31. Madde de düzenlenen “Ölüm Karinesi” ile 32. Madde de düzenlenen “Gaiplik Kararı” arasındaki temel farklar şunlardır;

  • Ölüm karinesi için “kişinin ölümüne kesin gözüyle bakılmayı gerektirecek durum içerisnde kaybolması” kesin koşul olarak aranırken, Gaiplik kararı verilebilmesi için “kişiden uzun süre haber alınamaması” ya da “ölüm tehlikesi içerisinde kaybolma” aranır.
  • Ölüm karinesi için herhangi bir süre koşulu aranmazken, Gaiplik kararı verilebilmesi için, ölüm tehlikesi içerisinde kaybolma durumunda 1 yıl, kendisinden uzun süre haber alınamamasında ise 5 yıl bekleme süresinin geçmesi gerekir.
  • Ölüm karinesinde evliliğin sonlandırılması için herhangi bir işleme gerek bulunmaz, mirasın kesin olarak kazanılması içinde belirli bir süre beklemeye gerek bulunmazken, Gaiplik kararı sonucunda evliliğin sona erdirilmesi için evliliğin feshine ihtiyaç vardır ve yine mirasın kesin olarak kazanılması içinde belirli sürelerin geçmesi öngörülmüştür.

5- Birlikte Ölüm Karinesi Nedir?

Ölüm karinesine benzer ancak kapsam olarak farklı olan bir karine ise Türk Medeni Kanunu 29/2 maddesinde düzenlenen birlikte ölüm karinesidir. Buna göre, birden çok kişiden hangisinin önce ya da sonra öldüğü ispat edilemez ise, hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

Bu anlamda, ölüm karinesinde kişinin, ölümüne kesin gözüyle bakılmasını gerektirecek bir olay neticesi kaybolması durumu söz konusu iken, birlikte ölüm karinesinde ise birden daha çok kişinin ölmesi ancak bunların hangisinin daha önce ya da daha sonra öldüğünün bilinememesi durumu vardır.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, bir uçak kazası sonrası bir kişinin cesedine ulaşılamaması ölüm karinesine dayanak teşkil ederken, bir uçak kazası sonucu baba ile oğulun cesetlerine ulaşılır ancak hangisinin daha önce öldüğü tespit edilemezse bu durumda da birlikte ölüm karinesi söz konusu olacaktır.

Birlikte ölüm karinesi, özellikle miras hukuku ve birbirine mirasçı olma açısından çok önemlidir. Bu anlamda birlikte ölüm karinesi uyarınca aynı anda öldükleri kabul edilen kişiler birbirlerine mirasçı olamazlar. Çünkü mirasçı olabilmek için hayatta bulunmak ön koşuldur.

Bu konuyu  basit bir örnekle açıklamak gerekirse bir uçak kazasında babanın daha önce öldüğü, oğulun ise daha sonra öldüğü ispatlanabilirse, bu durumda oğul babaya mirasçı olacak ve “babanın mirasında” oğulun kendi mirasçıları (oğulda daha sonra öldüğü için) miras hakkına sahip olacaklardır. Ancak uçak kazasında ölüm sırasının belirlenemediği durumlarda, birlikte ölüm karinesi devreye girecek ve baba ile oğulun aynı anda öldüğü kabul edilecektir. Bu durumda oğul, babaya mirasçı olamayacak ve “babanın mirasında” oğulun kendi mirasçıları hak sahibi olamayacaklardır.

Gaiplik konusunda daha ayrıntılı bilgiye de yine sitemizde 8 Ekim 2021 tarihinde yayınlanan “Gaiplik Nedir? Gaiplik Kararı Hangi Mahkemeden Alınır?” başlıklı yazımızdan ulaşılabilir.

16 Eki 2021 - 20:00 - Hukuki ve Adli Konular --- Okunma

Muhabir Emir Emiroğlu

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 279.227 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?
Hızlı Bul - Tanıtım Yazısı