Yetim Mustafa'dan Mustafa Kemal Atatürk'e Bir 23 Nisan Hikayesi

Mustafa... Memur bir baba ile dindar bir ev hanımının çocuğudur. Sene 1890' da Şemsi efendi mektebine başladıktan kısa bir süre sonra babasını kaybeder. Yetimdir artık Mustafa. Masmavi gözlerinden zeka fışkıran, ateş parçası bir çocuk...

Babasının vefafı sonrası annesinin kardeşinin çiftliğine taşınırlar. Meşhur karga kovalama hikayesi de bu çiftlik evine dayanır. 6-7 ay kadar küçük Mustafa çiftlikte vakit geçirir. Ancak eğitim alması gerektiği düşünülerek Mustafa Selanik'e halasının yanına gönderilir.

Burada Selânik Mülkiye Rüştiyesi'nde eğitim görür. Mülkiye Rüşdiyesi burokrat yetiştirmeyi amaçlayan bir okuldur. Burada eğitim görürken küçük Mustafa üniformalı askeri okul öğrencilerini görür ve Mustafa Kemal'in askerlik merakının burada başladığı söylenir.

Annesinin hiç istememesine rağmen Selanik Askeri Rüşdiyesine kaydolur. Bu arada yıl 1893'dür. Mustafa 12 yaşındadır. Askeri okulda ona rol model olacak bir çok yenilikçi öğretmeni olmuştur. Fikir dünyasının tohumları o yıllarda atılmıştır. Askerlik onun için bir yaşam tarzı haline gelmiştir. Yabancı dil öğrenmiş, dünya tarihine merak  sarmıştır.

16 Yaşında Savaşa Gönüllü Gitmek İsteyen Bir Çocuk Mustafa Kemal

Sene 1897'de Osmanlı Rus savaşı başladığında Henüz askeri okul öğrencisidir. Gönüllü olarak cepheye savaşa gitmek ister. Ancak 16 yaşında olduğu için gönüllü askerlik talebi reddedilir. 1899'da harbiyeye girer.

Okul birincisi değildir belki ancak okulun en iyi öğrencileri arasında gelir. Kıvrak zekası ile herkesin bildiği parlak bir öğrencidir. Hatta bazıları onu kendini beğenmişlikle suçlasa da Mustafa Kemal Kendi fikir dünyasında bir devlet yaratmakla meşguldür.

Savaşlarla Geçen Bir Gençlik

1902'de Harp Akademisine girer. Hedefi Kurmay subay olmaktır. Sonunda yıl 1905'de yüzbaşı rütbesiyle mezun olur. İlk görev yeri Şam'dır. Bu bölgede genç subaylar staj mahiyetinde küçük isyanları bastırmakla görevlendiriliyordu. Mustafa Kemal bu bölgede gerilla savaşını ve milis kuvvet teşkilatçılığını öğrendi.

1908'de Libya'ya gider. Bu bölgede milis güçlerini eğitir. Selanik'te savaşır, Rumeli'de savaşır, Çanakkale'de savaşır savaşır...

Geldikleri Gibi Giderler

İngiliz donanması İstanbul Boğazına demirlediğinde dudaklarından iki kelime dökülür. ''GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER''... Bu söz neden önemlidir sizce ? Çünkü İngiltere o dönemin en büyük silahlı gücü. Deniz kuvvetleri zırhlılarının karşısında durabilecek hiç bir kuvvet yok. O dönemde öyle büyük bir Tiran'dır ki İngiltere, Mustafa Kemal Çanakkale zaferinden sonra şu sözleri söyler. ''Artık Truvalıların İntikamını aldık.''

Mustafa Kemal Cumhuriyetçi olduğunu hiç bir zaman saklamamıştır. O dönemki İstanbul Hükümeti de Mustafa Kemal'in Cumhuriyetçi görüşlerini bilmektedir ve ona temkinli yaklaşmıştır. Ancak Mustafa Kemal'in vatanseverliğinden hiç kimse şüphe etmemiştir. 

Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanacağını duyması üzerine saraya çok sert mektuplar yazmış, ancak İstanbul Hükümetinin bu Antlaşmayı imzalamasına engel olamamıştır.

Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadelede Mustafa Kemal

Bu olayın ardından 19 Mayıs 1919'da farklı bir yola çıkar Mustafa Kemal. Anadolu'yu karış karış arşınlar. Son kaledir artık Anadolu. Ya İstiklal Ya Ölüm'dür sonu.

Erzurum, Sivas Kongreleri yapılır ve sonunda  23 Nisan 1920'de Milli Mücadeleyi yönetecek Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır. Meclis Mustafa Kemal Paşa'ya milli mücadeleyi sürdürmesi için süresiz tam yetki vermek ister.

Ancak Mustafa Kemal görevin 6 aylık sürelerle kendisine verilmesini ister. Her 6 ayda bir yetki tartışılarak oylanır ve yenilenir. O günün savaş ortamında demokrasiyi çalıştırmıştır Mustafa Kemal.

İngiliz destekli Yunan ordusunu nasıl denize döktük bilirmisiniz ? Yunan ordusu İzmir'e çıkmıştır. Türk Ordusu ise iç kısımlarda Afyon bölgesinde. Büyük Taaruza kadar vur kaç taktikleri ve savunma stratejisiyle, düşman Anadolu'nun iç kısımlarına kadar getirilir.

Hattı Müdafa Yoktur Sathı Müdafa Vardır Sözü Nedemektir ?

O zamana kadar Yunan kuvvetlerinin 3 te biri imha edilir. Mustafa Kemal'in hattı müdafa yoktur sathı müdafa vardır sözü de bu zamanlarda söylenmiştir. Bu söz aslında askeri bir stratejidir.

O döneme kadar iki askeri kuvvet karşı karşıya gelir savaşır ordulardan birinin hattı yarılırsa tüm ordu yarılan hattın arkasına kadar çekilir ve öyle savaşırdı. İşte Mustafa Kemal zekası ve savaş sanatı burada devreye girdi. Orduya Hat müdafası yapılmayacak, bir cephe yarılırsa sadece o cephe geri çekilecek, diğer cepheler oldukları yerde savaşmaya devam edecek emrini verdi.

Yunan ve İngiliz kuvvetleri bir cephe yarıldığında Türk Ordusunun geri çekileceğini bekledi ancak geri çekilmeyen ordu karşısında ne yapacaklarını bilemediler. Bu durum 30 Ağustos sabahına kadar devam etti.

Büyük Taaruz Nasıl Yapıldı ?

Büyük Taaruz başlayacaktı artık. Mustafa Kemal Paşa artık bu vatanın ırzı, namusudur bunu bilin dedi. Ordunun yarısı yaralı, hasta ve aç. Gönüllülere verecek silah yok, ama vatan müdafasıdır, tırpan, kazma kürek silah oldu o gün. Başladı büyük taaruz. Süvariler şahlandı önce. Yunanın azraili oldu. Piyadelerin karnı aç olsada gözü toktu. Vatanın bağrında boğduk düşmanı o gün, ayak çıplak, karın aç ama gözler tok...

Bir milletin küllerinden doğuşunun hikayesidir bu. Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuş hikayesi. Bir doğum hikayesidir ki çocuklara armağan edilmiştir meclisin kuruluş tarihi. Ne çilelerle açılmıştır, ne acılarla yoğrulmuştur. Bilelim unutmayalım.

23 Nisan Kutlu olsun hepimize...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kürşat Çimen - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.



Anket Türkiye Corona Önlemlerini Azaltmakta Erken mi Davrandı?