- 18 Kas 2020 - 13:53

Ali Babacan: Ülke Ekonomisi İçin Para Basmak Sadece Morfin Etkisi Yapar

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ülkedeki mevcut ekonomik kriz hakkında hükumeti eleştiren açıklamalarda bulundu. İşte, Ali Babacan ve Merkez Bankası açıklamaları...

Ali Babacan : Kanal İstanbul İlk Çıkış Noktası
Kanal İstanbul Projesinde Rant Sorunu Var
+6
Büyütmek için resme tıklayın

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Fox TV Çalar Saat Programına konuk oldu; Türkiye'de yaşanan krizi anlattı. Mevcut yaşanan kriz hakkında 

 "Bir miktar para bastılar. Merkez Bankası'nın para basması aynı morfin gibidir. O anda acıyı keser. Uyuşturucu kullanımı gibi alışkanlık haline gelebilir" 

uyarısında bulunan Babacan, Kanal İstanbul projesinin de bir ranta dönüştüğünün altını çizdi. İşte, İsmail Küçükkaya ve Ali Babacan sohbetindeki detaylar...

Ali Babacan : Kanal İstanbul İlk Çıkış Noktası

İsmail Küçükkaya'nın kendisine yönelttiği Kanal İstanbul hakkındaki soruları cevaplayan Ali Babacan projenin İstanbul'u korumak için ortaya atıldığını fakat devamının öyle olmadığını ifade etti:

Kanal İstanbul'un ilk çıkış noktası, Karadeniz Havzası'ndaki petrol, doğalgaz aynı zamanda kimyasal madde gibi yanıcı, patlayıcı ürünlerin İstanbul Boğazı'ndan geçmesinin riskler oluşturacağını düşünerek, buna alternatif bir şeyler yapabilir miyiz? diye yola çıkılan bir proje. Proje ilk fikir olarak ortaya çıktığında, İstanbul'u korumak ve yeni bir felaketten korumak için biz de bu projenin önemli olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini söyledik. Ama ilk günden itibaren de ben hep şunu söyledim, bunun mutlaka etki analizinin iyi yapılması lazım. Çevresel etki analizinin çok iyi yapılması lazım.

Kanal İstanbul Projesinde Rant Sorunu Var

Kanal İstanbul projesinin bir felaketi bitirmeye çalışırken, yeni bir felakete dönüştüğünü ifade eden Babacan, bu düşüncesini şu sözlerle ifade etti:

İstanbul'u belli bir riskten korurken, bir başka çevre felaketi oluşturmaması lazım. O gün bugündür güvenilir, tarafsız düzgün bir çevre etki analizi yapılmadı, yapılamadı. Hükümet kafaya taktı 'Bu projeyi yapacağım' diye. Bir de çok büyük bir rant var tabi. Bunun rant projesi olarak algılandığını sonra anladık. Biz hep İstanbul nasıl koruruz, oradan başladı proje. Boğaz oluşturuyorsunuz, o boğazın kenarında yapılaşmaya gidiyorsunuz. O yapılaşmada korkunç rantlar oluşuyor. Bu analizler yapılmadı. Detaylı analizler yapılmadan böyle bir projenin başlamış olması kendi başına büyük bir felaket. Şu anda Türkiye'nin bir deprem riski var. İstanbul'un bir deprem riski var. 

Covid-19 Bilgi Paylaşımında Sorun Var

Koronavirüsle mücadele sürecinde bilgi paylaşımın doğru yapılmadığını ifade eden Babacan, bu düşüncelerini şöyle aktardı: 

Tedbir konusunda da belki insanlarımız bir miktar gevşek davrandı. Halbuki eğer tablonun ne kadar kötü olduğu baştan açık bir şekilde toplumla paylaşılsaydı, muhtemelen herkes daha tedbirli olacaktı. Ve vaka sayısı ve hasta sayısı bu kadar olmayacaktı. Burada veri paylaşımında ciddi bir sorun var, burada etkilenen küçük işletmeler var. Bunların her birisinin sahibi ancak zor geçinen insanlar bu küçük işletmelerin sahibi tamamen perişan olmuş durumda.

Acı Reçete  Sorunu!

Koronavirüs döneminden çok önceye dayanan bir kriz içerisinde bulunduğunu ifade eden Ali Babacan, hükumeti ağır şekilde eleştirdi:

Merkez Bankası’nın rezervleri boşaldı, yedek akçeleri tüketildi. Bunların hepsi bu pandemiden önce yapıldı. Şu anda en çok kaynağa ihtiyaç duyulan dönemde, hükümetin elinde Hazine’nin kasası boş, Merkez Bankasının rezervleri boş, hiçbir şey yapılamıyor. Ancak, vatandaştan fedakarlık bekleniyor. Vatandaşa deniyor ki siz acı reçeteye hazırlıklı olun. Burada yapılması gereken toplumu anlamak tedbirlerin kolay basit ve anlaşılır olması lazım. Yeterince meseleler istişare edilmiyor tek bir karar makamında çıkıyor her şey. Şu an da en çok kaynağa ihtiyaç duyulduğu zaman, vatandaşa deniyor ki siz acı reçeteye alışın.

Merkez Bankası Güven Kaybetti

Yaşanan döviz ve kur artışlarını eleştiren Babacan, ülke ekonomisine güvenin kaybedildiğini anlattı:

Pandemi döneminde bir ara para bastılar. Para basmanın karşılığında yeteri kadar döviz rezervi olmadığı için Merkez Bankası'nda hemen kur fırladı. kur fırlayınca tekrar enflasyon olarak döndü. Kur artışını ve enflasyon dalgasını pandeminin tam ortasında yaşadık. Başka ülkelerde Merkez Bankaları devreye girdi. Bir miktar para bastılar ama güven olduğu zaman herkes bir bilir ki bu parayı Merkez Bankası basacak, piyasaya verecek. Ama işler toparlayınca da bastığı parayı yavaş yavaş toparlayacak. Ama bizde güven yok. Kimse güvenmiyor. 

Ali Babacan : Para Basmak Morfin Gibidir

Türkiye Merkez Bankası tarafından kısa dönemli olarak basılan paraları eleştiren Babacan, bu konuyu morfine benzetti:

Merkez Bankası'nın para basması aynı morfin gibidir. O anda acıyı keser. Uyuşturucu kullanımı gibi alışkanlık haline gelebilir. Dolayısıyla, Türkiye ile ilgili en büyük korku bunun alışkanlık haline gelmesidir. Bir kere Merkez Bankası'nın banknot makinesini çalıştırmaya başladığınızda, hükümetlerin çok kolayına gidiyor. Kaynak arayışına falan ihtiyaç yok. Sorunun tam temelinde bu güvensizlik var.

Ali Babacan : Krizin Sorumlusu Hükumettir

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik problemleri ve krizi hükumetin suçu olarak gören Babacan, bu düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:

Krizin sorumlusu hükümettir. Kağıt üzerinde okuduğunuzda makul işler gibi geliyor. Ama orada çok bir konuyu kaçırıyoruz. O da şu: Ülkeyi bu hale getiren, ülkede hukuksuzluğun bu kadar yaygınlaşmasına sebep olan zaten, bugünkü yönetimin kendisi. Bugünkü hükümetin kendisi. Sanki başkaları bu ülkeye zarar verdi, sanki bu ülkeyi ekonomik krize soktu. Başkaları hukuksuzluk yaptı da gelip düzeltecekmiş gibi, havada anlatıyorlar bunu gerçekten akıllara durgunluk verecek bir tablo görüyoruz şu an. Bu krizin sorumlusu hükümettir, bu hükümetin başından en başında kimin olduğu da bellidir. 

Fiilen Uygulamak Gerekiyor

Kriz sürecinde başarılı olmanın yolunu fiilen uygulamak olarak aktaran Babacan, bu düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor. 

Fiilen bunları uygulamak lazım. Söylenenleri uygulamaya geçirmek lazım. Bu işin samimiyet testi nedir? Uygulamadır. Sadece konuşmakla bu iş olmuyor.  Konuşmak en kolay şey elinize mikrofonu alın konuşun, maliyeti yok. Bu sözlere inanan az olur, dolayısıyla herkes fiiliyata bakar."

18 Kas 2020 - 13:53 İstanbul- Ekonomi --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.