- 24 Kas 2020 - 16:35

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Fezlekeye Hodri Meydan: Dokunulmazlığımı Kaldırmazsanız Namertsiniz!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP’nin şikayeti üzerine kendisi hakkında düzenlenen fezlekenin acilen TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesini isteyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye “Eğer benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz, vatan hainisiniz. Sizden mi korkacağım ben?

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Fezlekeye Hodri Meydan Dokunulmazlığımı Kaldırmazsanız Namertsiniz!
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Fezlekeye Hodri Meydan Dokunulmazlığımı Kaldırmazsanız Namertsiniz!
+5
Büyütmek için resme tıklayın

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Haraket Partisi'nin şikayeti ile şahsına düzenlenen fezlekenin TBMM Genel Kurulu'nda acilen görüşülmesini istedi! Sonrasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye

“Eğer benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz, vatan hainisiniz. Sizden mi korkacağım ben? Bir canım var. Memleketime, bayrağıma, vatanıma feda olsun” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla konuşmasının büyük çoğunluğunu eğitim ve eğitimcilerin sıkıntılarına ayırdı. Kılıçdaroğlu’nun konuşması satır başlarıyla şöyle:

DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRMAZSANIZ NAMERTSİNİZ, SİZDEN Mİ KORKACAĞIM!

18 yılda bir iktidar, ‘adalette ekonomide reform yapacağım’ diyorsa ‘batırdım’ demektir. Açıklama yapmışlar, ‘Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığını kaldıracağız’ diye. Eğer benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz, vatan hainisiniz. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum. Sizden mi korkacağım ben? Söyledim yine söylüyorum; bir canım var, memleketime feda olsun, bayrağıma feda olsun, vatanıma feda olsun, sizden asla ve asla korkamayacağız biz.

ALMANYA’NIN GEMİ ARAMASIYLA İLGİLİ NET YANIT BEKLİYORUM...

Usulsüz şekilde baskın yapıldı ve arandı, kaptan dahil. Ne oluyor Allah aşkına. Benzer bir olay İsrail’e gidişte olmuştu. İsrail askerleri bizim vatandaşlarımızı silahla öldürmüşlerdi. Ne oldu? Bir gece yarısı Meclis’ten çıkan kanunla, Türkiye Cumhuriyeti açtığı davadan vazgeçti. Acaba AK Partili kardeşlerim bunu biliyorlar mı? Almanya’yı da İtalya’yı da şiddetle kınıyorum. Bizim gemimize uluslararası sularda yaptıkları baskın dolayısıyla… Hükümetten bu konuda çok açık ve çok net yanıt bekliyorum. Batı’nın Türkiye’ye karşı çifte standart uyguladığını her yer de söyledim. Avrupa’da da her yerde… En açık örneği Kıbrıs’tır. Referandumdan sonra doğrudan ticaret hükmünü bile yürürlüğe koymadılar.

HAKSIZLIĞI GİDERMEK BİZİM TEMEL GÖREVİMİZDİR!

Eğer bir anne çocuğunu bulamazsa… Görevliler tarafından alınan ve 39 yıldır hasretini çektiği evladını bulamayan bir annenin dramını unutamıyorum. Zeycan Yedigöl. Tam 39 yıldır mezarını arıyor. 39 yılın sonunda kendisi hayata gözlerini kapadı. Demokrasinin olduğu bir ülkede bunlar olur mu arkadaşlar? Adaletin olduğu yerde bunlar olur mu? Üstelik Zeycan Yedigöl, 2011 yılında Erdoğan’la görüştü. ‘Öldüğünü biliyorum bana mezarını gösterin Fatiha okuyayım’ dedi ama bu olmadı. Biz CHP’liler haksızlığın karşısında susarsak görevimizi yapmamış oluruz. Bizim insanlara bakışımız daha farklıdır. Biz insanlar arasında ayrım yapmayız, hangi görüşten olursa olsun. Her insanın görüşü saygıdeğerdir. Her insanın kimliği saygı değerdir. Bizim sevdamız Türkiye’dir. Türkiye de yaşayanlardır. Biz ayrım yapmayız. Kim haksızlığa uğradıysa onun yanında olmak o haksızlığı gidermek bizim temel görevimizdir. Tarihin bize yüklediği böyle bir sorumluluk var.

HER ŞEYE RAĞMEN HAKİMLER VAR...

 Adaleti sağlayacak kişiler hakimlerdir. Yargı makamında kürsüde oturanlardır. Sadece hukuku değil vicdanının da sesini dinlemek zorundadır hakimler. Adalet öyle gerçekleşir. Kanun çıkarmakla adalet gerçekleşmez. Bostancı Dudullu metro hattında iki işçi hayatını kaybetti. O aileyi ben ziyaret etmiştim. Sayın Akif Hamzaçebi de davaları izlemişti. Dün tarihi bir karar çıktı, beşli çete diye tanımladığımız grubun yaptığı metro inşaatında bu firmaların yetkilileri ve alt yüklenici firmanın yetkilileri, ertelenmeksizin 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her şeye karşın bu memlekette hakimler var. O hakimleri şükranla anmak saygıyla anmak bizim temel görevimiz.

SAYIN VALİM BU TÜR LAFLAR SİZE YAKIŞMAZ!

 Bir vali devlet adına konuşabilir. Devleti temsil eder bulunduğu ilde. Vali sıcak siyasetin içine girmez, devlet adamı gibi konuşur. Vali taraf tutuyorsa bazı insanları şu veya bu şekilde düşüncelerini açıkladı diye azarlıyorsa bu olmaz. Çünkü valilik makamı sıradan bir makam değil. Diyarbakır valimiz bir açıklama yapıyor, işsizlikle ilgili, ‘mesele işsizlik değil mesleksizliktir, mesele iş beğenmeme’ diyor. Diyarbakır’da iş var, işi beğenmeyen yüzbinler var bu anlama geliyor. Bunun üzerine il başkanına telefon ettim dedim ki ‘gerçekten de Diyarbakır da iş var, gerçekten böyle bir tablo var mı?’ ‘Hayır efendim binlerce insan işsiz, iş bulma kurumu geçici işçi ilanı verdiği zaman insanlar kilometrelerce kuyruğa giriyor’ dedi. Sayın valim bu tür laflar size yakışmaz, devletin valisisiniz. İşsiz var mı var. Dünya kadar var. 81 ilde yüzbinler işsiz. On binler yatağa aç giriyor.

GEBZE’DEKİ İŞÇİLERE DESTEK!

 Hak arayanların önüne baraj koyuyorsunuz. Gebze’de işçiler hak arıyorlar, ‘aç kalacağız’ diyorlar. ‘Ankara’ya gideceğiz polis engel oluyor’ diyor. Şiddet uygulasalar, masayı sandalyeyi vs. kırıp dökseler haklısın bu olmaz ama bu insanlar iş istiyorlar hak istiyorlar, sen yasak getiriyorsun, polis aracılığı ile şiddet uyguluyorsun. Şiddet kimden gelirse gelsin hepimiz karşıyız.

ÖĞRETMEN ANNE BABA GÖREVİ ÜSTLENİR !

 Bir ulusun en güçlü kaynağı yetişmiş insan gücüdür. Bir ülkede yetişmiş insan gücü varsa o ülke dünyanın en zengin ülkesidir. Petrolü olan ülkeleri görüyorsunuz, ama yetişmiş insan gücü olmadığı için başlarına bela oluyor. Bir ülkeyi dünyada söz sahibi yapan yetişmiş insan gücünü yetiştirenler kim öğretmenler. Öğretmenler dünyanın bütün saygın ülkelerinde el üstünde tutulur. Öğretmenler dünyanın bütün saygın ülkelerinde en başta saygı duyulacak kişilerdir. Öğretmenler sadece çocuklarımızı yetiştirmezler aslında. İçinde bulundukları toplumun kanaat önderleridir. Kırsalda ya da kasabada derdi olan birisi bunu en iyi öğretmen bilir der öğretmenin kapısına gider. Öğretmenin toplumda böyle bir yeri vardır. Bütün anneler babalar çocuklarını büyük bir özveri içinde getirir öğretmene teslim eder. Öğretmen bütün sevgisiyle sorunlarını çözmeye çalışır. Okulda anne ve baba görevini üstlenir.

ÇOCUKLAR KOBAY OLARAK KULLANILDI!

Türkiye Cumhuriyeti’nde çocuklar kobay olarak kullanıldı. 1924 yılında çıkan kanuna göre öğretmenler devlet protokolünde yer alır. Şimdi bakın öğretmenler günündeyiz. Öğretmenler gününde öğretmenlerin dertleriyle uğraşıyoruz. Devlette liyakat çökünce, liyakatin yerini torpil alınca…Sözde bir Fatih Projesi hazırladılar. Öğretmenlere bedava bilgisiyar vereceklerdi, vermediler.. Nereye gitti para? Hala belli değil… 3 milyon 37 bin öğrencinin interneti yok.

ATAMA BEKLEYEN YÜZ BİNLER VAR!!!!

 Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Hani bütün okullarınız ihtiyaca cevap veriyorsa, hani bütün dershanelerde 15 -20 kişilik öğrenciler okuyorsa, öğrencinin olduğu her yerde okullar varsa, demek ki başka bir sorun var demek. Planlama sorunu…Dışarda atama bekleyen yüz binler var. Neden yapmıyorlar? 3600 ek gösterge… İtiraz ettiler, para yok vs. sonra onlar da dediler ki ‘öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğiz.’ Yıllar geçti, 3600 ek gösterge verilmedi. Emekliliği gelmiş öğretmenler ‘3600 ek gösterge verilsin ki emekli olalım’ diyor. Yüz binin üzerinde öğretmen emekliliği bekliyor. 138 bin öğretmen açığının üzerine bir yüz bin daha eklenecek.

ÇÖPTEN KAĞIT TOPLAMAK ZORUNDA KALAN ÖĞRETMENİN DRAMINI BİLİYORLAR MI?

 Bir sınıfta 50-60 kişi öğrenci var. Bunlara son verilmesi lazım. Şu anda eğitime devam edemeyen 20 binin üzerinde öğretmen var ama dışarda heyecanla okulunu bekleyen yüz binler var. Doktora yapıp çekirdek satan atama bekleyen öğretmen var. 21. yüzyıl Türkiye’sinin en büyük ayıbıdır. Üniversiteyi bitirdikten sonra çöpten kağıt toplayıp geçimini sağlamak zorunda olan bir öğretmenin dramını biliyorlar mı? Bilmiyorlar. Bütün bunların tamamı bir siyasi tercihtir..  Parayı nereye harcayacaksın, eğitime mi harcayacaksın? Beşli çeteye milyon dolarla mı mı aktaracaksın? Bu bir siyasi tercihtir. Sayıştay’ın raporu var ‘138 bin öğretmene ihtiyaç var’ diye. Yapmıyorlar, yapmazlar. Çünkü onların amacı farklı, çünkü onlar diyor ki ‘nasıl olsa bu öğretmenler gelip bize oy verecek’ diyorlar. Çünkü esnaflara yaptıkları gibi. Kampanya açın. 3600 ek gösterge vermiyorsan sana oy yok bu kadar basit.

ÖĞRETMENLER, YOKSULLUK MAAŞININ ALTINDA ALMAYACAK!

 Özel bir yasası olacak öğretmenin. Hiçbir öğretmen hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Öğretmeni açlığa, yokluğa mahkum ettikten sonra o öğretmen nasıl benim çocuğuma eğitim verecek? Bir öğretmeni yoksulluğa mahkum ederseniz, ondan istediğiniz verimi alamazsınız. Her yerden keseceğiz, tasarrufsa her yerden tasarruf imkansa bütün imkanlarımızı kullanacağız, bu ülkede öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Eğitim yatırımları için özel yasal düzenleme yapacağız. Bursa’da deprem dolayısıyla çok sayıda okul yıkıldı yıllardır yapılmıyor. İkili eğitim var okullarda.
Niye yapılmaz bu okullar? Para yok. Milli Eğitim bütçesinde, Türkiye’nin toplam yatırımlarının en az yüzde 18’i Milli Eğitim Bakanlığı yatırımlarına gidecek. Böylece çocuklar güvenli okullarda, öğretmen de pırıl pırıl okullarda çocuklara ders verecek. Bu bir siyasi tercihtir. Onların tercihi öyle bizim tercihimiz böyle. Kararı kim verecek? Öğretmen verecek. Köy okulları yeniden açılacak, atama bekleyen yüzbinler var. Teknoloji liseleri kurulacak sanayi bölgelerinde, bu okullar en az altı yıl olacak yatılı olacak. Her okulun kendi bütçesi olacak. Okul müdürünü dilenci haline getiriyorlar. Niye bir bütçesi olmuyor okulların? MEB’in bir bütçesi var ne yapıyorlar? Har vurup harman savuruyorlar. Okul aile birliği ile bütçeyi yönetecek, müdürle beraber okulun bütçesini yönetecekler.

VİRÜS TERBİYE EDİLMİŞ, BÜTÜN DÜNYA BİZE GÜLÜYOR ...

 Beş tane maskeyi dağıtmaktan aciz olan hükümet, Türkiye Cumhuriyeti’nin sorunlarını çözebilir mi? ‘Adalette reform yapacağım, ekonomide reform yapacağım’… Yapamazsın kardeşim, sende böyle bir irade yok. COVİD, belli saatlerde dokunmuyor, belli saatlerde geziyor. Herkes gece uyuyor, COVİD sokakta geziyor. Virüs terbiye edilmiş. Bütün dünya bize gülüyor.

BİLİM KURULU, KARDEŞİM SİZ OKUMUŞ YAZMIŞ PROFESÖRLERSİNİZ...

 Bilim Kurulu… Kardeşim siz okumuş yazmış profesörlersiniz Göreviniz bu. Aranızdan bir sözcü seçip ‘COVİD konusunda şu önlemler alınmalı’ diyemediniz. Siyasi iktidar size izin vermedi, vermediyse ne işiniz var orda? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alay konusu yapmaya sizin ne hakkınız var? ‘Efendim biz söylüyoruz onlar yapmıyorlar,’ onlar yapmıyorsa senin orda ne işi var? Eğer cümleye ‘sayın cumhurbaşkanımızın talimatı ile’ diye başlıyorsa orada bilim olur mu önlem olur mu? Nedir Allah aşkına? Yapmıyorlarsa ayrılacaksın kardeşim.
Beş maskeyi dağıtamadılar ama biz çok iyi niyetle, en başından beri neler yapılması gerektiğini söyledik. Yalan söyleyen devletin itibarı olur mu? Ha ‘rakam açıklamıyorum’ dersin ama gerçek ölümleri gizleyip göstermelik rakam açıklarsan dünya size güvenmez. Sabah 10-20 arası serbest, virüs kimseye bulaşmıyor. Akşam 20’den sonra 155 bin tekel bayii var, bunlar kapanacak. Gece 24 kadar çalışan binlerce bakkal var, ne olacak bunlar? Kirasını mı ödeyeceksin? Hayır. Para mı vereceksin? Hayır imkan mı sağlıyorsun? O da hayır. Senin hakkını hukukunu savunacağız. Sana sahip çıkmayana sandıkta sahip çıkma.

KREDİ KARTINI ERDOĞAN DEĞİL VATANDAŞ KULLANIR

 Kim kazandı? Faiz lobileri… Ne diyor Erdoğan? ‘Şahlanış döneminin arefesindeyiz’ diyor. 18 Kasım 2020 ülkemiz şahlanış dönemine girdi. Dolar şahlandı. Biz de sanıyorduk ki vatandaş için söylüyor, meğer tefeciler için söylüyormuş, faiz arttı.  Faiz şaha kalktı. Bütün bunların tamamı devletin yönetilmediğini gösteriyor. Bu arada kimseye çaktırmadan bir karar daha aldılar, kredi kartlarına uygulanan faizi de artırdılar. Kredi kartını kim kullanır? Erdoğan mı? Hayır. Parası olan mı? Hayır. Öğretmen kullanır, esnaf kullanır, vatandaş kullanır... Faiz lobilerinin önünde diz çökmek zorunda kaldı. Bunların iradeleri ipotek altında. Bunlar bağımsız düşünmez bağımsız hareket edemezler.

FAİZLERİ NİYE YÜKSELTTİN!

 Faizleri artıracaktın bunu biliyorduk, 128 milyar doları niye sattın kime sattın? Döviz artmasın diye 128 milyar dolar sattın. Benim manav almadı, kasap almadı, taksici almadı, pastacı almadı, işsiz almadı, öğretmen almadı, öğretmen almadı, 128 milyar doları kim aldı? Kime sattın? Bu sorunun cevabını bekliyoruz. Neden Merkez Bankası Başkanı’na hakaret ederek görevden aldın? Acı reçete noktasına nasıl geldin? 20 gün önce diyordu ki ‘biz faiz baronlarına karşı kurtuluş mücadelesi veriyoruz.’ Şimdi diz çöktün. Ne oldu 20 günde? Hala diyorsun ‘faiz sebep enflasyon sonuç.’ Öyleyse enflasyonu azdırmak için faizleri niye yükselttin? Beş maskeyi dağıtmaktan aciz olan iktidar, Türkiye’yi yönetemez.

 

24 Kas 2020 - 16:35 Ankara- Siyaset --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 196.734 gösterim gerçekleşti.

# CHP HABERLERİ İLE İLİŞKİLİ:

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.