- 18 Oca 2021 - 18:10

Boğaziçi Üniversitesi Öğrencilerinden "Gözaltında Kötü Muamele" İddiası ile Savcılığa Suç Duyurusu

AKP'li Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasına yönelik protesto eylemleri sırasında gözaltına alınan öğrenciler savcılığa "Gözaltında Kötü Muamele" iddiası ile suç duyurusunda bulundu.

HDP Milletvekili Musa Piroğlu
Boğaziçili Öğrencilerin Avukatları Gözaltı Süreci Hakkında Yaptıkları İddiayı Anlattı
+2
Büyütmek için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanan AKP'li Melih Bulu'yu protesto ederken gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakıldıktan sonra, "işkence ve kötü muamele" iddiası ile Çağlayan Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu. 

Boğaziçili Öğrencilerin Avukatları Gözaltı Süreci Hakkında Yaptıkları İddiayı Anlattı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin avukatları Gökhan Soysa ve Seher Eriş, söz konusu gözaltı süreci hakkında "işkence ve kötü muameleye uğradıkları" iddiasını İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne taşıdıklarını ifade etti. Adliye çıkışı açıklamada bulunan avukatlar ve öğrencilere HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da destek oldu. 

Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri Güvenlik Güçlerinin Ailelerine Saldırdıklarını İddia Etti

Gözaltı öncesinde 2 saat önce savcılık başvurusu yapıldığını ifade eden Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, güvenlik güçlerinin evlerine kirli ayakları ile girdiklerini iddia ederken, ailelerinin da baskın sırasında saldırıya uğradığını söylediler: 

"Kirli ayaklarıyla evlerimize girdiler, ailelerimize saldırdılar. Bakıyoruz ki polis evlere girilmeden 2 saat önce dosyayı hazırlayıp nöbetçi savcıya sunmuş. Baskıları gözaltıları şu gerçeği saklayamaz; üniversiteler üniversite bileşenlerinin söz hakkının olduğu, bilimin üretildiği, özgür ortamlardır. Gerçeği balçıkla sıvayamazsınız, üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek" 

HDP Milletvekili Musa Piroğlu "Ülkenin Kayyum Rejimiyle Yönetilmesi İsteniyor" İddiasında Bulundu

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri avukatları ile birlikte adliye önünde konuşma yapan HDP Milletvekili Musa Piroğlu, kayyum atamasını eleştirdi:

"Belediyelere kayyum atayanlar, rektörleri kendileri atamak, tüm yöneticileri kendileri atamak ve kendileri dışındaki her çeşit alternatif  yapıyı bastırmak istiyorlar. Diyarbakır'a, Van'a kayyum atayanlar, Boğaziçi'ne kayyum rektör atadılar.Gerçek şu; ülkenin kayyum rejimiyle yönetilmesi isteniyor"

Piroğlu, "Boğaziçi'ndeki polis saldırısı bir kere daha gösterdi ki işkence ve çıplak arama bu ülkede genel uygulama haline gelmiştir" ifadesini kullandı.

Avukat Seher Eriş : "Sorumlular Hukuk Önünde Hesap Verinceye Kadar Mücadelemizi Sürdüreceğiz" 

Adliye önünde basın açıklaması yapan Avukat Seher Eriş yaptığı açıklamada öğrencilerin gözaltı sürecinde yaşadıklarını ifade ederken, şu konuşmayı yaptı: 

"Kayyım uygulamasına karşı gerçekleştirilen protestolar, hem rektörlerin belirlenmesinde seçim faktörünün ortadan kaldırılmasına karşı büyük bir tepki hem de bilimsel ve akademik özerkliğe sahip çıkmanın bir göstergesi olarak önemlidir. Boğaziçi Üniversitesi önünde toplanan kitle anayasal hakları olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmış ve tamamen barışçıl bir şekilde hakkın kullanımına rağmen hukuka aykırı bir şekilde polisin saldırısına uğramış, bazı öğrenciler yaralanmış ve biber gazı sıkılması nedeniyle orada toplanan kitle nefessiz kalmıştır. Üniversite önünde gerçekleşen protesto eyleminin geniş çevrelerce sahiplenilmesinin ve ses getirmesinin hemen akşamında havuz medyası ve trollerin hedefi haline gelen öğrenciler terörize edilmiş, öğrenciler Boğaziçili olan/olmayan ayrımına tabi tutulmuş, muhalif öğrencilerin fotoğrafları kullanılarak öğrenciler hedef gösterilmiştir. Akabinde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan gerçek dışı açıklamalarla demokratik gösteri hakkı kriminalize edilmeye çalışılmıştır. Düşman ceza hukukunu öğrencilere karşı devreye sokanlar, toplumun gözünde öğrencileri 'terörist' olmakla itham etmiştir. Gözaltına alınan öğrencilerden bir kısmına, insanlık onuruna aykırı ve işkence olarak tanımlanan çıplak arama dayatılmış, polisler öğrencileri yere yatırarak zorla pantolonlarını yırtmıştır. Bir öğrenci kafası defalarca yere vurulmak suretiyle darp edilmiş, başka bir öğrencinin omuzu ezilmiş, gözaltı esnasında ters kelepçe yapılarak öğrenciler işkenceye maruz bırakılmıştır. LGBTİ+ öğrenciler polislerin tecavüz tehditlerine maruz kalmış kimliklerinden dolayı kötü muameleyi katmerli bir şekilde yaşamıştır.
Gözaltılarla, tutuklamalarla ve polis devleti pratikleriyle hukuku, haklar ve özgürlükler üzerinde bir sopa olarak kullananlara izin vermeyeceğimizi yinelemek istiyoruz. Bizler, soruşturmaya tabi tutulan ve insanlık onuruna, hukuk ve vicdana aykırı bir şekilde gözaltına alınan, şiddete maruz kalan öğrencilerin avukatları olarak, demokratik hakkını kullandığı için terörize edilen öğrencilerin yanındayız. Toplantı ve gösteri yapma hakkı, Anayasa’da da belirtildiği gibi temel bir haktır; kriminalize edilmesi, soruşturma ve kovuşturmaya tabi tutulması Anayasa’nın aleni bir şekilde ihlal edilmesi, hukukun rafa kaldırılmasıdır. Bizler avukatlar olarak; tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuna bildirerek bu anti demokratik uygulamalara karşı hukuk mücadelesini büyütecek ve sorumlular hukuk önünde hesap verinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi yineliyoruz." 

18 Oca 2021 - 18:10 İstanbul- Güncel --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 196.760 gösterim gerçekleşti.

# EGİTİM İLE İLİŞKİLİ:
# SİYASET İLE İLİŞKİLİ:

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.