- 23 Mar 2021 - 17:00

İstanbul Tabip Odası: ''Sağlıkta Ciddi Kriz Yaşanıyor''

İstanbul Tabip Odası, pandeminin birinci yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede bulundu. Vaka sayısının 3. kez yükselişe geçtiğini bildirilerek, sağlıkta ciddi bir krizin yaşanıldığına değinildi.

İstanbul Tabip Odası: ''Sağlıkta Ciddi Kriz Yaşanıyor''
İstanbul Tabip Odası: ''Sağlıkta Ciddi Kriz Yaşanıyor''
+1
Büyütmek için resme tıklayın

İstanbul Tabip Odası, pandeminin birinci yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede vaka sayısının tekrar yükselişe geçtiğini belirterek, sağlıkta ciddi bir kriz yaşandığını bildirdi. İktidarın topluma yanlış örnek olduğunu ifade eden Tabip odası, aşılamanın 2 ayda bitirilmesi gerekirken bunun yapılamadığı belirtildi.  Değerlendirmede aşının çeşitlendirilerek, sağlık çalışanları ve yaşlılar sonrasında öncelikli olarak kronik rahatsızlıkları olanlara, öğretmenlere ve diğer risk gruplara yapılması gerektiği vurgulandı. 

İstanbul Tabip Odası tarafından yapılan basın açıklaması Basın açıklaması, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu ve Covid-19 İzleme Grubu Üyesi Doç. Dr. Esin Tuncay'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Pandeminin birinci yılı hakkında ise şu değerlendirmede bulunuldu:

“Birinci yılı vaka sayılarının tekrar yükselişe geçtiği, ‘hızlı normalleşme’nin sonuçlarıyla yüzleşildiği, aşı konusunda belirsizliklerin sürdüğü bir dönemle geride bırakıyoruz” 

''Aşılama Süresi Toplamda 2 Ay Sürmeliydi''

İstanbul’da toplam 849 bin ikinci doz aşının yapıldığını ifade eden İstanbul Tabip odası, ikinci doz aşı miktarının henüz %8.5 seviyelerinde olduğunu kaydetti. Aşılamanın 2 ay gibi bir sürede bitmesi gerektiğine değinen doktorlar, yıllık pandemi süreci boyunca İstanbul’da 49’u hekim toplam 74 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği bilgisini de verdi. İstanbul Tabip odası tarafından yapılan tespitler ise şu şekilde:

"İstanbul Tabip Odası Covid-19 İzleme Grubu tarafından hazırlanan raporumuzla Sağlık Bakanı’nın itirafıyla 'Türkiye’nin Wuhan’ı' olan İstanbul’da pandeminin bir yıllık seyrini kamuoyuyla paylaşıyoruz" denilerek, şu tespitler yapıldı:
"Nisan ayı sonlarına doğru Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca İstanbul’u 'Türkiye’nin Wuhan’ı' olarak tanımladığında toplam yüzde 60’nın İstanbul’da idi. İstanbul’daki olgu sayıları ( yaz aylarında İstanbul dışına hareketin artması nedeniyle) Ağustos ayında toplam sayının yüzde 10’una kadar düştü. Ancak sonbahar aylarında yeniden artmaya başladı. İstanbul pandeminin bir yılı boyunca birden çok kez salgının başkenti oldu.
İstanbul’un mahallelerdeki ortalama gelir düzeyi ile Covid-19’un yaygınlığı arasında negatif bir korelasyonun olduğu göze çarpmaktadır. İstanbul’da en kolay okunan sınıfsal sınır D-100 otoyolunun kuzey ve güneyidir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mezarlık kayıtları üzerinden günlük olarak açıkladığı ölüm sayılarına göre pandemi öncesi beş yılda yıllık ortalama 74 bin 30 ölüm meydana gelmişken 2020 yılında bu sayı 583 bin ölüme çıkmıştır. İstanbul’daki toplam uygulanan aşı 22 Mart 2021 itibariyle toplamda 2 milyon 90 bin 40 olup ikinci doz 849 bin 121’dir. İstanbul’da da Türkiye’dekine benzer şekilde henüz nüfusun çok az kısmının aşılandığı görülmektedir.
İstanbul hastaneleri Covid-19 pandemisi sürecine büyük ölçüde hazırlıksız yakalandı. Bu hazırlıksızlığın bedelini en ağır ödeyenler ise salgınla mücadelede gerekli kişisel koruyucu ekipman bile sağlanmadan en ön saflara sürülen ve bu nedenle hastalanan, hayatını kaybeden hekimler, sağlık çalışanları oldu.''

"Özel Hastanecilik Sistemi Türkiye'nin İhtiyaçlarına Cevap Veremiyor''

Covid-19 pandemisi sırasında özel hastanecilik sisteminin de ciddi sıkıntılar yaşadığını değerlendiren İstanbul Tabip Odası, konu hakkında şu düşüncelere yer verdi:

''Covid-19 pandemisi sürecinde yaşananlar yıllardır kamu kaynaklarıyla beslenip büyütülen özel hastanecilik sisteminin Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermekten ne kadar uzak olduğunu; sağlığın özelleştirme politikalarıyla piyasanın vahşi koşullarına terk edilmesinin toplum sağlığı için ne kadar zararlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Salgın boyunca herkese 'Evde kal!' çağrısı yapılırken işçilere 'Çarklar dönecek, üretim sürecek!' denildi. Bu nedenle başlangıçta her ne kadar 'Sars CoV-2 zengin, fakir ayırmıyor, herkesi aynı şekilde etkiliyor” denilse de Covid-19 hızla bir işçi sınıfı hastalığına dönüştü.
Covid-19 pandemisi on yıldır uygulanan aile hekimliği sisteminin salgın hastalıklarla mücadelede için uygun olmadığını, Covid-19 ve ileride karşılaşılabilecek yeni pandemilerle mücadele edebilmek için Türkiye’nin Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerini vakit kaybetmeksizin gözden geçirmesi gerektiğini açık olarak gösterdi.
Bir yıl süresince tespit edilebilen Covid-19’a bağlı 390 sağlıkçı ölümünün yüzde 31’i İstanbul’da meydana geldi. Covid-19 pandemisi bir yılını tamamlarken İstanbul’da 29'u uzman hekim, 8'i aile hekimi, 6'sı iş yeri hekimi ve 6'sı emekli hekim olmak üzere toplam 49 hekim ve 25 diğer sağlık çalışanı, toplam 74 sağlıkçı Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.
Hekimler, sağlık çalışanları pandemi bahanesiyle izin, istifa, emeklilik haklarının kısıtlanması, engellenmesi nedeniyle de mağduriyet yaşadılar. Pandemi koşullarında bile hız kesmeyen sağlıkta şiddet ve yoğun ölümlere rağmen Covid-19’un illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılması talebinin karşılanmaması ise motivasyonu düşüren diğer faktörler oldu." 

''Aşılama Eşit ve Hızlı Bir Şekilde Yapılamadı''

Açıklamada vakaların artış nedenlerine de tek tek değinen İstanbul Tabip Odası aşılama konusunda şu şekilde görüş bildirdi:

 "Türkiye’de de çeşitli virüs varyantları görüldü. Aşılama eşit ve hızlı bir şekilde yapılmadı. İktidarın, idarecilerin davranış şekilleri toplumu negatif etkiliyor, iktidar topluma yanlış örnek oluyor. İnsanlar çalışmak zorunda, fabrikalarda çarklar dönüyor. İş yeri hekimlerindeki hastalanma ve ölüm artışları işçilerdeki artışa paralel olarak gelişiyor" 

''Tek Aşıya Mahkum Kalınmamalı''

İstanbul tabip Odası'nca hazırlanan raporda, aşının çeşitlendirilmesi ve hızlı bir şekilde diğer öncelikli kişilere de uygulanması gerektiği vurgulandı. Konu ile ilgili yapılan açıklama ise şöyle:

"Aşı çeşitlendirilmeli. Tek aşıya mahkum kalınmamalı. Aşılama veriler şeffaf paylaşılmalı. Aşılar öncelikli kronik rahatsızlıkları olanlara, öğretmenlere, riskli gruplara uygulanmalı" .

 

23 Mar 2021 - 17:00 İstanbul- Güncel --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 186.101 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.