- 05 Nis 2021 - 20:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Montrö Bildirisi Yayınlayan Amirallerle İlgili Konuştu: Buna İfade Özgürlüğü Diyemeyiz

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekli amiraller tarafından yayınlanan Montrö bildirisi ile ilgili 'art niyetli' yorumu yaptı ve buna ifade özgürlüğü denilemeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Montrö Bildirisi Yayınlayan Amirallerle İlgili Konuştu: Buna İfade Özgürlüğü Diyemeyiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Montrö Bildirisi Yayınlayan Amirallerle İlgili Konuştu: Buna İfade Özgürlüğü Diyemeyiz
+2
Büyütmek için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkez binasında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında emekli amiraller tarafından Montrö Sözleşmesi ile ilgili yayınlanan Montrö bildirisi için açıklama yaptı. Erdoğan, amirallerin açıklamasını art niyet olarak şu sözlerle nitelendirdi:

“Geçmişi darbeler ve bildirilerle dolu bu ülkede, bir gece yarısı, 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez. Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz” açıklamasını yaptı. Kanal İstanbul’un Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini geliştireceğini savunan Erdoğan, “Kanal İstanbul Boğaz’daki egemenlik haklarımızı güçlendirecek.  Böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır, Cumhurbaşkanı olarak vazifem Türkiye'nin ve milletinin hak ve menfaatleri ne gerekiyorsa onu yapmaktır. Montrö'den çıkmakla ilgili bir çalışmamız ve niyetimiz yoktur. Gelecekte böyle bir ihtiyaç çıkarsa önümüze gelen her sözleşmeyi değerlendirmekten de çekinmeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Değerlendirme Toplantısında Montrö Bildirisi Hakkında Konuştu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 104 emekli amiral tarafından imzalanan Montrö bildirisinin ardından AKP Genel Merkezi’nde yapılan değerlendirme toplantısına katılım sağladı. İki saat on dakika süren toplantı sonrasında basına konuşan Erdoğan, bu bildiri için ifade özgürlüğü denemeyeceğini şu sözlerle ifade etti:

''Az önce yaptığımız toplantıda 2 gündür ülkemizi meşgul eden meselenin tartışmalarını ayrıntılarıyla değerlendirdik. Bir gece yarısı gerçekleştirilen bu eylem üslubu ve yönetimi ile kesinlikle art niyetli bir girişimdir. Emekli amirallerin vazifesi 104 tanesi bir araya gelerek darbe imaları içeren bildiriler yayımlamak değildir. Hiçbir emekli kamu görevlisinin de topluca buna teşebbüs etme hakkı yoktur. Biz bu amirallerin, diplomatların ve diğerlerinin son dönemde Doğu Akdeniz’den Ege’ye, Kıbrıs'tan Karabağ'a kadar verdiğimiz mücadelede bir araya gelerek ülkemiz için destek bildirisi yayınladığını görmedik. Yine bunları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimizin yanında yer alırken de görmedik. Tersine sergiledikleri duruşu üzüntüyle takip ettik.
Tartışmanın sebebi kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir. Buradakilerin bir kısmı çeşitli mecralarda bu fikirleri dile getirmektedir. Hiçbirine yaptıkları konuşmaları ve açıklamalardan dolayı herhangi bir soruşturma açılmış değildir. Geçmişi darbeler ve bildirilerle dolu bu ülkede, bir gece yarısı, 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez. Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü aksi halde diyerek başlayan ve ülkenin seçilmiş yönetimini tehdit eden cümleleri kapsamaz.''

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tüm Siyasilerin Karşı Duruşunu Beklerdik

Değerlendirme toplantısı sonrasında basına açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında tüm siyasi partilerin Montrö bildirisine karşı durmalarını beklediklerini söyledi. Konuşmasında 15 Temmuz'da yaşananlara da değinen Erdoğan, şu sözlerle bildirinin hafızalarda canlandırdıklarıyla ilgili şunları söyledi:

''Bildiri yayımlanır yayımlanmaz tüm siyasilerin karşı duruş sergilerini ve duruşlarını beklerdik.  Böyle yapmış olsaydı milli iradeye verilen desteğe teşekkür için burada olacaktık. Demokrasi karşıtı tüm bildirilerin özellikle arkasında yer alan zihniyet, bu defa saffını aynı istikamette belirtmiştir. Ana muhalefet partisini bir kez daha demokrasiden yana tutum almaya çağırıyoruz. Buna karşı milli iradeden yana tavır koyan herkese şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Bugün de yaşananların muhasebesini milletimizle yapmak üzere bir araya geldik. Türkiye'de demokrasiye yönelik her saldırı bu tarz bildirilerin ardından gelmiştir. 27 Mayıs’ta merhum Menderes'e böyle yapmışlardır. 12 Mart böyle gelmiştir. 12 Eylül'den önceki hükümetleri aynı yöntemle sindirmeye çalışmışlardır. Kendi hükümetimiz döneminde ise bu girişimlere en ağır şekilde tepki koyduğumuz için devamını getirememişlerdir. 15 Temmuz gecesi silahlı darbe denediler ama gün ağarırken kuyruklarını kıstırıp kaçak zorunda kaldılar.''

Erdoğan: Montrö Sözleşmesi Önemli Bir Kazanımdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Montrö Sözleşmesi'nin dönemin şartlarında önemli bir kazanım olduğunu da söyledi. Ancak Erdoğan, daha iyisi için imkan buluncaya kadar sözleşmeye devam edildiğini şu sözlerle açıkladı:

''Yapılan açıklamada 2 temel iddia ortaya konmaktadır. Birincisi Montrö anlaşmasının tartışmaya açılmasıdır. İkincisi basında yer alan bazı görüntülerdir. Boğazlar’ın statüsüyle ilgili sorunların çözümü sonraki yıllara bırakılmıştır. 2. Dünya Savaşı öncesi 1936 yılında Boğazlar’la ilgisi olmayan devletlerle Montrö Sözleşmesini imzaladık. Boğazların yönetimini kısıtlamalarla da olsa Türkiye’ye bırakan dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır. Boğazlardaki gemi trafiğinin yer yer seyir güvenliğini tehdit edecek düzeyde olması da meselenin ayrı boyutudur. 
Her şeye rağmen Montrö’nün kazanımlarını önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar bu sözleşmeye devam ediyoruz. Bu sözleşmeyle ilgili akademide, diplomaside medyada birçok görüş ortaya konulmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışılmaya devam etmektedir.''

''Kanal İstanbul'a Karşı Çıkan En Büyük Atatürk Düşmanıdır''

Recep Tayyip Erdoğan, değerlendirme toplantısı sonrasındaki basın açıklamasında Kanal İstanbul'un Türkiye'nin boğazdaki egemenlik hakkını güçlendireceğini ifade etti ve Kanal İstanbul'a karşı çıkanların en büyük Atatürk düşmanı olduğunu söyledi. Ayrıca Erdoğan, TSK disiplini ile bağdaşmayan askerlere olumlu bakmadıklarını şu cümlelerle ifade etti:

''Kanal İstanbul Boğaz’daki egemenlik haklarımızı güçlendirecek.  Böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır, Cumhurbaşkanı olarak vazifem Türkiye'nin ve milletinin hak ve menfaatleri ne gerekiyorsa onu yapmaktır. Montrö'den çıkmakla ilgili bir çalışmamız ve niyetimiz yoktur. Gelecekte böyle bir ihtiyaç çıkarsa önümüze gelen her sözleşmeyi değerlendirmekten de çekinmeyiz
Geçmişte cübbeleriyle, seçilmiş hükümete karşı mitinglere katılan rektörlere karşı çıktık. Milli iradeyi çiğneyen askerlerin yaptıklarını demokrasi adına doğru bulmadığımızı açıkça ifade etmiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. TSK’nın disiplin anlayışıyla bağdaşmayan fotoğraf veren askere de olumlu bakmayız. Bunun münferit bir hadise olduğu açıktır. Söz konusu görüntünün yayınlandığı gün silahlı kuvvetlerimiz zaten kendi içinde detaylı bir soruşturmayı başlatmış ve sonuçlandırmıştır.''

05 Nis 2021 - 20:51 Ankara- Siyaset --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 232.085 gösterim gerçekleşti.

# AK PARTİ İLE İLİŞKİLİ:

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.