- 23 Nis 2021 - 16:55

İyi Partili Tatlıoğlu: ''Türkiye 101 Yıl Öncesinin Gerisine Düşmüştür''

İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, 23 Nisan özel oturumunda partisi adına konuştu.

İyi Partili Tatlıoğlu: ''Türkiye 101 Yıl Öncesinin Gerisine Düşmüştür''
İyi Partili Tatlıoğlu: Sıradan Bir Vatandaşın Bile Ayağına Değecek Taşın Sorumlusu Erdoğan'dır
Büyütmek için resme tıklayın

İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, 23 Nisan özel oturumunda partisi adına konuştu. Konuşmasında Milli egemenlik vurgusu yapan Tatlıoğlu, "Türkiye 101 yıl öncesinin gerisine düşmüş ve bir parti devleti görünümüne yönelmiştir" diye konuştu.

Genel Kurul, TBMM’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel oturumla toplandı. İYİ Parti adına konuşan İYİ Parti Grup Başkanı ve Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, sözlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitleri anarak başladı.

Tatlıoğlu konuya ilişkin ise şu önemli açıklamalarda bulundu:

"Bugün Türk siyasetinin önündeki yegâne yol, milli egemenliğin yarattığı gücü tekrar oluşturmaktan geçmektedir. Bütün milleti, 84 milyonun tamamını hiçbir istisnaya mahal vermeden devletin sahibi yapmaktır. Türkiye’yi çağın ilerisine taşıyacak yol budur. Milli egemenliğin varlığında devletin sahipliği milletin tamamına aittir. Bu bağlamda; her vatandaşımızın cebinde taşıdığı Türkiye Cumhuriyeti kimliği devletin tapusudur. Ve bu kimliğe sahip olan her insan, devletin 84 milyonda bir hissedarıdır. Ve bu kimlik, her bireye hak ve hukukunu koruma, hakkına ve hukukuna riayet edilmediği takdirse ise itiraz etme yetkisi verir"

"Devletin Sahibi Millettir''

Devletin vasfı hakkında önemli açıklamalarda bulunan Tatlıoğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

''Bir ülkede ve bu ülkede Millet Meclisi’nin varlığı hiç şüphesiz, o ülkedeki egemenliğin ilk ve temel şartıdır. Ancak milli egemenliğin vücut bulması için tek ve yeterli şart değildir. Milli egemenlik, millete gerçek manada yaslanan bir Meclis üzerinden hukukun üstünlüğünün sağlanması ile gerçekleşir. Milli egemenlik, kuvvetler ayrılığının tesis edilmesiyle; yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin bu yetkiye sahip organlar tarafından hakkıyla kullanılması ile mümkün olur. Eğer böyle olursa ‘Devletin sahibi Millettir’ tanımı anlam kazanır.
Aksi halde, kanunları çıkarma gücüne sahip olanlar, bu kanunlardan istediklerine uyma; istemediklerine de uymama gücünü de kendilerinde bulurlar. Sahip oldukları yetkilerine uygun sorumluluk taşımayanlar Meclis’in doğrudan veya dolaylı denetiminden uzak olanlar; millet tarafından devletin esas sahibi gibi görünürler. Bu çerçevede baktığımızda; Türkiye 101 yıl öncesinin gerisine düşmüş ve bir parti devleti görünümüne yönelmiştir.''

''Türkiye'de Yasama ve Yargı Yürütmenin Gölgesi Altındadır''

Türkiye'de yasama ve yargının yürütmenin gölgesi altında kaldığını vurgulayan Tatlıoğlu şunları söyledi:

''Bugün Türkiye’de, iktidar çevresinde olmayanların devlet kapısında yeri kalmamıştır. Bugün Türkiye’de, kanunlar ve kurallar vatandaş için zorunlu; iktidar ve çevresi için keyfi hale gelmiştir. Uygunsa uyulmakta, uygun değilse kanunlar ve kurallar uygun hale getirilmektedir. Açık bir ifadeyle; bugün Türkiye’de, yasama ve yargı, yürütmenin gölgesi altındadır. Ve ülkemizde kuvvetler birliği şartları yaşanmaktadır. Atanmışların, siyasi dille konuşan kamu kadrolarının ve bürokratların seçilmişlere karşı tavrı, bu yeni vesayetin ibretlik birer fotoğrafını sunmaktadır. Bugün tecrübe ettiğimiz Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ne yazık ki, yasama, yürütme ve yargı tek kişinin tahakkümü altına girmiş, yeni bir vesayetçi yapı ortaya çıkmıştır.''

''Türkiye Cumhuriyeti Kimliği Devletin Tapusudur''

Tatlıoğlu'nun 23 Nisan'da vurguladığı diğer açıklamalar ise şu şekilde:

''Bugün Türk siyasetinin önündeki yegâne yol, milli egemenliğin yarattığı gücü tekrar oluşturmaktan geçmektedir. Bütün milleti, 84 milyonun tamamını hiçbir istisnaya mahal vermeden devletin sahibi yapmaktır. Türkiye’yi çağın ilerisine taşıyacak yol budur. Milli egemenliğin varlığında devletin sahipliği milletin tamamına aittir. Bu bağlamda, her vatandaşımızın cebinde taşıdığı Türkiye Cumhuriyeti kimliği devletin tapusudur. Ve bu kimliğe sahip olan her insan, devletin 84 milyonda bir hissedarıdır. Ve bu kimlik, her bireye hak ve hukukunu koruma, hakkına ve hukukuna riayet edilmediği takdirse ise itiraz etme yetkisi verir.” 

23 Nis 2021 - 16:55 Ankara- Güncel --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 186.539 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.