Harf Devriminin 96. Yıl Dönümünde Mustafa Kemal ATATÜRK

Bazı odaklar tarafından, "Atatürk, bizi bir gecede cahil bıraktı" diye nitelendirilen, halbuki harf devrimiyle kendi öz Türkçemize döndüğümüz Harf Devriminin 96. Yıl Dönümü nü bugün kutluyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Yazısı Neden Değiştirildi?

Türkiye Cumhuriyeti beşinci yılının doldurur doldurmaz, birbiri ardında devrimler yapılmaya başlanmıştı. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni ve en büyük devrimini yapmaya hazırlanırlar. Genç cumhuriyette, 600 yıllık Osmanlı Devletinin bıraktığı Arap alfabesi türlü sorunlar ortaya çıkarmaktadır. İmparatorluk yüzyıllar boyunca Arap alfabesini kullanmıştır. Türkçe'nin doğasındaki sesleri yansıtmayan bu dizge, Türkçe'nin ünlü seslerini de yansıtmamaktadır.

Arap alfabesi, ayrıca dinsel anlamlar yüklenen bir dizgedir. Okur yazar olmayan halk bile bu alfabeyle yazılmış tüm kitapları okumaya çalışmakta, kağıda her basılan metni, kutsal kitap yazısıyla yazıldığı gibi her şeyi kutsallaştırmaktadır. Bu nedenle okuma yazma bilmek bile din ile ilişkilendiriliyordu. Okur yazar olmayan halk dilekçesini yazmaktan bile yoksundu.

Yönünü yeni nesil çağdaş uygarlığa çeviren genç cumhuriyetin amaçladığı devrimlerin yaşama geçebilmesi için ilk engel yazıdır. Kaldı ki cumhuriyet öncesinde de yazı ve dil Osmanlı aydınlarınca yoğun tartışmalara da yol açmıştır. M.Kemal'in yazının değiştirilmesine yönelik düşünceleri de yeni değildi. Bu düşünceyi arkadaşlarıyla tartışarak bir kurul oluşturmuş buna da Alfabe Komisyonu adı verilmiştir.

Mustafa Kemal, yeni alfabeyi Dilci İbrahim Necmi Dilmen'den öğrenmiş ve İsmet İnönü'ye yeni harflerle mektup yazmıştı. Bu mektup, Saray Burnunda düzenlenen bir dinletide sesli şekilde okundu.

"Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan bu yana kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak zorundasınız. Anladığımızın belirtilerine yakın gelecekte bütün dünya tanık olacaktır. Buna kesinlikle inanıyorum."

Atatürk, aynı gece Sarayburnu'nda halka şunları söylemiştir:

"Bugün yapmak zorunda bulunduğumuz çok değerli bir iş daha vardır: Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmek... Kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya, bütün yurttaşlara öğretiniz... Bunu yurtseverlik, ulusseverlik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir ulusun, bir sosyal topluluğun yüzde onu ancak okuma yazma bilir, yüzde doksanı bilmezse, bundan insan olanların utanması gerek."

Yeni Yazı, Eski Dile Ayna Tutuyor

Yeni alfabe, bir gerçeği gözler önüne sermişti. Bu yazı ile Osmanlıcayı oluşturan yabancı sözcükleri, tamlamaları yazmak, yazım birliği sağlamak kolay değildi. Yazı Devrimi bir bakıma eski dile de ayna tutmuştu. Türkçenin üzerinden kalın bir perde kalkmıştı. Arap alfabesine başka dillerden akın eden terkipleri Türkçe kaldıramayacak durumdaydı. Kendi benliğinden uzaklaşmış bir dille, genç cumhuriyetin bilimsel ve sanatsal yaratıcılığını ortaya çıkarması olanaksızdı.

Mustafa Kemal da dilin yenileşmesini belirtmiş ve 1928 yılında bir yazım kılavuzu hazırlayarak harf devrimini yerine getirmiş oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Lozan 2023’te Sona Erecek Yalanı

- OKU HABER, Güncel bölümünde yayınlandı
https://www.okuhaber.com/haber/3441554/harf-devriminin-96-yil-donumunde-mustafa-kemal-ataturk