Hrant Dink'in Ailesi Kararı Yorumladı: ''Bugün Verilen Karar Hakikatten Oldukça Uzak''

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılandığı dava, karara bağlandı. Kararın ardından Dink Ailesi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada ise şu bilgilere yer verildi:

"Cinayet; Genelkurmay’ın, siyasilerin, yargının, medyanın ve bazı devlet güdümlü sözde sivil toplum kuruluşlarının dâhil olduğu üç yıl süren bir hedef gösterme ve tehdit sürecinin sonunda gerçekleşti. Bütün bu mekanizmayı ele almayan bir yargılamanın bizi de kamuoyunu da ikna etmesi mümkün değil. Bugün verilen karar bu hakikatten oldukça uzak"

''Operasyon Öldürmeyle Son Bulmadı''

Açıklamada, Hrant Dink'in öldürülmeden bir hafta önce kaleme aldığı "Neden hedef seçildim?" yazısında bahsettiği hiçbir olay, kişi veya ilişkinin 14 yıldır soruşturmaya dâhil edilmediğine dikkat çekildi ve şu yorumda bulunuldu:

"Operasyon öldürmeyle son bulmadı; ihmal, örtbas, delil karartma ve yanlış yönlendirmelerle devam etti" ifadelerine yer verildi. Davada alınan bazı beraat ve ceza hükümleri kararlarının anlaşılmasının güç olduğu belirtilen açıklamada "Bazı kararlar var ki sanki kötülüğün kendisi değil adeta sızması cezalandırılmış izlenimi veriyor"

"Hrant Dink'in tabutuna omuz vermiş dostlarımızın da gücüyle; anlama, anlatma çabamızı ve hukuk mücadelemizi asla bırakmayacağız" denilen açıklamanın öne çıkan cümleleri ise şu şekilde:

"Hrant Dink 19 Ocak 2007'de, İstanbul'un göbeğinde, gazetesi Agos'un önünde arkasından sıkılan iki kurşunla kalleşçe öldürüldü. Cinayet; Genelkurmay'ın, siyasilerin, yargının, medyanın ve bazı devlet güdümlü sözde sivil toplum kuruluşlarının dâhil olduğu üç yıl süren bir hedef gösterme ve tehdit sürecinin sonunda gerçekleşti. Öldürülmeden bir hafta önce, öldürülen kişi yazdığı "Neden hedef seçildim?" yazısıyla hepimize bir not bıraktı ve yaptığı son konuşmalarında "Bu devletin derinliğinin bana haddimi bildirme operasyonudur." sözleriyle açıkladı. Hrant Dink'in bu son yazısında bahsettiği hiçbir olay, kişi veya ilişki 14 yıldır soruşturmaya dâhil edilmedi. Üstelik de yazısında tanıklığı ve sezgileriyle bahsettiği birçok şey, sonrasında belgelerle de ispat edilmişken…''

"FETÖ Olarak Tanımlanan Odakların, 2007'De Hrant'ımızı da Öldürmüş Olduğu Söyleniyor''

 Hrant Dink'in ölümünden FETÖ örgütünün de sorumlu olabileceğine değinen aile, şu çarpıcı cümlelere yer verdi:

''Yargılamanın geldiği noktada, 15 Temmuz 2016'da alçakça bir harekâtla yüzlerce insanımızın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına sebep olan, FETÖ olarak tanımlanan odakların 2007'de Hrant'ımızı da öldürmüş olduğu söyleniyor. Eğer bu doğruysa, başından beri olması için gayret gösterdiğimiz, talep ettiğimiz etkili soruşturma zamanında yapılsaydı, neredeyse 10 yıl sonra bu kadar canımızı yitirmeyecektik. Bu durumda, Hrant Dink cinayetinin zamanında soruşturulmuş olmamasının hesabının yüzlerce insanın ailesine, yakınlarına verilmesi gerekmez mi? ''

"Bu Mekanizmanın Başka Canlar Almasına İzin Verilmemeli''

Mahkemenin yargılama biçiminin yanlış olduğunu düşündüklerini ifade eden aile, mahkemeden adil bir kararın çıktığına inanmadıklarını bildirdi:

''Yargının itibarının yerlerde gezindiği bugünkü ortamda hangi mahkemeden adil bir karar çıkabilir ki? Bu ortam elbette suçlular için rahatlatıcıdır... Maalesef, bugün de Hrant Dink'in hedef gösterildiği ve cinayetin işlendiği yıllarda hâkim olan iklim ve ideolojinin benzeri hâkim. Böyle bir ortamda hangi hakikat ve adaletten bahsedilebilir? Bugün herhangi biri çıkıp "Hrant Dink'in öldürülmesinde Ermeni olmasının etkisi yok" diyebilir mi? Bu mekanizmanın kılcal damarlarına kadar işlemiş ırkçılık nasıl inkâr edilebilir? Bu dava bu haliyle kapatılıp, yılların derin devlet mekanizmasına FETÖ deyip geçilir ve etkili bir soruşturma yürütülmezse, bundan sonraki yıllarda kaybedilecek başka canların sorumluluğu kimin olacaktır? Katil nasıl bir çocuktuysa, FETÖ de Ergenekon da çocuk. Mekanizma ise çok daha yaşlı. Bu mekanizmanın başka canlar almaya devam etmesine müsaade edilmemeli.''

''Nihayetinde Umulan Şey: Yüzleşme''

Toplumun bu suçla yüzleşmesi ve gerekli dersi çıkarması gerektiğine değinen Hrant Dink'in ailesi yazılı açıklamasını şu şekilde sonlandırdı:

''Bir an önce şeffaflık, demokrasi ve hukuk ikliminin tesis edilmesi hepimiz için hava gibi, ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç. Nihayetinde umulan şey bir yüzleşme: Toplumun bu suçla yüzleşmesi, suçlunun suçuyla yüzleşmesi ve kurumların gerekli dersi çıkarması. Biz ailesi olarak, arkadaşları ve avukatlarıyla, Hrant Dink'in tabutuna omuz vermiş dostlarımızın da gücüyle; anlama, anlatma çabamızı ve hukuk mücadelemizi asla bırakmayacağız. Ta ki tüm mekanizma açığa çıkarılıp bir daha kullanılmayacak hale getirilene kadar."

- OKU HABER, Güncel bölümünde yayınlandı
https://www.okuhaber.com/haber/6817310/hrant-dinkin-ailesi-karari-yorumladi-bugun-verilen-karar-hakikatten-oldukca-uzak