Çok Tartışılan İstanbul Sözleşmesi Nedir? Hangi Maddelerden Oluşur? Nerede İmzalanmıştır?

Kadına yönelik şiddeti önlemek için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi nedir ? İstanbul sözleşmesi kadınları nasıl korur? İşte, detaylar...

İstanbul Sözleşmesi nedir ?
İstanbul Sözleşmesi Nedir?
+17
Haber albümü için resme tıklayın

Daha öncede ülke gündeminde yer alan ve en son Pınar Gültekin’in cinayeti sonrası tekrar araştırılmaya başlanan İstanbul Sözleşmesi nedir ? Hangi maddelerden oluşur?

Ülkemizin kanayan yarası durumundaki kadına yönelik şiddet ve buna dair alınacak önlemler kapsamında bazı özel düzenlemeler içeren ve sık sık gündeme gelen Sözleşmenin içeriği ve niteliği merak ediliyor. Peki, kadınlara dönük her tür şiddetin engellenmesi ve bu tür eylemlerle mücadelede standartları belirleyen ve imzalayan devletleri hukuki açıdan bağlayan İstanbul Sözleşmesi içeriği nedir ? Nerede imzalanmıştır?

İstanbul Sözleşmesi Nedir?

İstanbul Sözleşmesi olarak da bilinen “ Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi ” 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış ve 1 Ağustos 2014'te Ülkemizde ve 11 Avrupa ülkesinde yürürlüğe girmiş, kadına dair şiddetin önlenmesine yönelik uluslararası bir sözleşmedir.

Sözleşmenin Genel Amacı Nedir?

Ülkemizin ilk imzacı olduğu ve üye ülkelerce 2011 yılında imzalanarak kabul edilen ve İstanbul’da imzalandığı için de İstanbul Sözleşmesi adını alan hukuki metin, kadın ve erkek arasında fiili ve hukuki eşitliğin tam olarak sağlanmasını amaçlar. Yine sözleşmenin genel amacı olarak, kadına dair her tür şiddetin önüne geçilmesini ve kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın yasaklanmasını içerir.

İstanbul Sözleşmesi Hangi Konuları Düzenler?

Sözleşme, ailevi, biyolojik ya da hukuki bir bağ bulunup bulunmadığına bakılmadan (halen evli olunan ya da eski eş, evlenmeden birlikte yaşayan partner, birlikte oturulan aile ferdi, akraba ya da birlikte oturulan başkaları tarafından kaynaklanan) ev içi ve her türlü kadına yönelik şiddetin engellenmesi ve bu şiddetle mücadele noktasındaki standartları belirleyen ve imzacı ülkeleri hukuki açıdan bağlayan hukuki bir belgedir.

Söz konusu Avrupa Konseyi Sözleşmesi maddelerinde kadınlara dair her türlü ayrımcılık da yasaklanmıştır. Bu anlamda İstanbul Sözleşmesi, daha önce kabul gören ve uygulama alanı bulan kadınlara dair şiddet ve ayrımcılık ile mücadelede uluslararası standartlar ile beraber BM Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi içtihatları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını ve uygulama örneklerini içeriğinde tanzim eder.

İstanbul Sözleşmesi Hangi Maddelerden Oluşur?

Sözleşme, kadına yönelik ayrımcılık ve şiddet eylemlerini hem özel alan hem de kamusal alan açısından yasaklar. Sözleşmenin 3. Maddesi düzenlemesinde ‘Kadına Yönelik Şiddet’; ister özel yaşamda isterse kamusal alanda doğsun, toplumsal cinsiyetten kaynaklı tüm şiddet eylemleri olarak tanımını bulmuştur.

Yine Sözleşme’nin 4. Maddesine göre; Tüm imzacı devletler, gerek özel alanda gerekse kamusal alanda tüm insanların ve özellikle kadınların şiddet eylemlerine maruz olmaksızın yaşama haklarını sağlamak ve bunları korumak adına gereken hukuki ve diğer konularda her tür önlemi almakla yükümlüdürler.

Bu anlamda sadece ev içi şiddeti değil kadına dair iş yerinde, okulda, cezaevinde, kolluk merkezlerinde ve her tür kamusal alanda oluşabilecek her türden şiddeti kesin olarak yasaklar.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi , kadına yönelik şiddet türlerinden biri olarak ayrıca ekonomik ızdırap ya da ekonomik zararı da ekonomik şiddet olarak tanımlamıştır. Bu anlamda kadına yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel ya da ekonomik şiddeti ayrıntıları ile belirleyen ve bu açıdan oldukça açıklayıcı bir hukuki belgedir.

Sözleşmeye göre, töre, kültür, gelenek, din ya da sözde namus gibi kavramların belgede tanımı yapılan herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olmaması konusunda taraf devletlerce tüm önlemlerin alınması gereklidir. Yine taraf devletler, zorla gerçekleşen evliliklerin hükümsüz kılınabilmesi ve sona erdirilebilmesi adına gereken yasal tedbirleri de almak zorundadır.

Sözleşme yine başta kadın ve çocuklar olmak kaydıyla şiddet mağdurları için barınaklar sağlanmasından da taraf devletleri sorumlu tutmuştur. Taciz amacı ile kadınların takibinin de cezalandırılmasını isteyen sözleşme, fiziksel olduğu kadar cinsel içerikli sözlü ya da sözlü olmayan davranışları da ‘ Cinsel Taciz ’ kapsamında tanımlamıştır.

Sözleşme ayrıca toplumsal cinsiyeti de tanımlayan uluslararası alandaki ilk metindir ve toplumsal cinsiyete dayalı her tür ayrımcılığı ve şiddeti de yasaklamıştır.

Sözleşme yine, sözleşmeyi imzalayarak taraf olan devletlerin vatandaşı olan kadınlar yanında hukuki durumlarına bakılmaksızın (göçmen veya sığınmacı gibi) tüm kadınlar yönünden ayrım yapmaksızın koruma sağlanmasını içermektedir.

Sözleşme, bu anlamda şiddet mağduru olanlara tam ve eşit koruma sağlanmasını öngörür ve şiddet mağdurları arasındaki her türden ayrımcılığı da kesin olarak yasaklar.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, sözleşmeye taraf devletlerin şiddete açık durumdaki kadınların ihtiyaçlarını gözetmesini ister. Yine sözleşmede erkeklere ve çocuklara yönelmiş ev içi şiddet de tanımlanır ve şiddet mağduru konumundaki kız ya da erkek çocuklara dair özel düzenlemeler yer alır.

Uluslararası İşbirliğine Atıf

İstanbul Sözleşmesi , yine sözleşme kapsamında tanımlanan her tür şiddete karşı mücadele yürütülmesinde uluslararası işbirliği yapılmasına atıfta bulunur. Bu kapsamdaki uluslararası iş birliği yalnızca ve sadece kriminal konulardaki işbirliği ile sınırlı olmaksızın, sözleşmede tanımını bulan her tür ayrımcılık ve şiddetin önlenmesine dair bilgi paylaşımlarını ve muhtemel tehlikeden koruma noktasındaki işbirliklerini de içerir.

Ayrıca sözleşme, belgede belirlenen hükümlerin etkili bir şekilde uygulanmasını sağlama ve taraf devletlerin iç hukuklarında sözleşme ile uyumlu düzenlemeleri yapmaları konusunu da izleme noktasında özel bir denetim mekanizmasına sahiptir.

İstanbul Sözleşmesinin Uygulanması

Sözleşme, şiddet mağdurlarına, hukuki yardım yanında ücretsiz adli yardım imkanını da sağlar ve Anayasamızın 90/5 maddesi düzenlemesine göre uluslararası sözleşme olarak kanun hükmündedir. Sözleşme hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvuru imkanı da yoktur. Yine Kanunlar ile söz konusu sözleşme arasında aynı konuda farklı hükümler bulunduğu durumda İstanbul Sözleşmesi hükümlerine göre hareket edilir.

Bonus : İstanbul Sözleşmesi Nedir ?

# HUKUKİ KONULAR İLE İLİŞKİLİ:

23 Tem 2020 - 14:00 - Yaşam --- Okunma

Muhabir Emir Emiroğlu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?