Urla Karantina Adası 100 Yıl Sonra Koronavirüs Nedeniyle Yeniden Kullanıldı | Osmanlı Döneminde Kurulan İzmir Urla Karantina Adası Hikayesi

Urla Karantina Adası, 150 yıl önce yaptırıldı. Koronavirüs günlerinde yeniden kullanılan Karantina Adası hikayesi oldukça merak ediliyor. İşte İzmir Urla Karantina Adası hakkındaki bilgiler...

Urla Karantina Adası 100 Yıl Sonra Koronavirüs Nedeniyle Yeniden Kullanıldı | Osmanlı Döneminde Kurulan İzmir Urla Karantina Adası Hikayesi
Urla Karantina Adası 100 Yıl Sonra Koronavirüs Nedeniyle Yeniden Kullanıldı | Osmanlı Döneminde Kurulan İzmir Urla Karantina Adası Hikayesi
+11
Haber albümü için resme tıklayın

Urla Karantina Adası, yaklaşık olarak 155 yıllık tarihi ile önemini koruyor. Günümüzde koronavirüs salgın hastalığının ortaya çıkmasıyla gündeme gelen ve yeniden kullanılan Karantina Adası Urla müze olmaya hazırlanıyor. 1800’lü yıllarda ölümcül hastalıkların Osmanlı topraklarına girmesinin engellenmesi amacıyla içine tahaffuzhane kurulan ada yalnızca Türkiye değil; dünya tarihi açısından önem taşıyor. İşte covid-19 günlerinde gündeme gelen, varlığını hala koruyan, İzmir’de gezilecek yerler listesinde yer alan ve ziyaretçilere açık olan adanın tarihi ve Urla Karantina Adası hikayesi

Urla Karantina Adası Hikayesi

Urla Karantina Adası karantina binaları, Osmanlı İmparatorluğu döneminde salgın hastalıkların Osmanlı topraklarına girmesinin engellenmesi amacıyla inşa ettirilmiştir. Çünkü 18.yy ortalarında, Asya ve Avrupa’da kolera ile veba olmak üzere pek çok salgın hastalıklar görülmekte ve insanlar bu hastalıklardan dolayı yaşamını yitirmekteydi. Bu dönemde, salgın hastalıklardan korunulması amacıyla tüm şehirlere girişler ve çıkışlar denetim altında sağlanmakta ve salgına karşı önlem alınmaktaydı. Ancak deniz ticareti ve deniz taşımacılığı nedeniyle salgının yayılması engellenememekteydi. Bu noktada Urla Karantina Adası bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır.

Karantina Adası hikayesi, 1800’lü yılların ortalarına kadar dayanmaktadır. Kolera, veba, tifo, sarıhumma, tifüs ve çiçek gibi hastalıkların Asya ile Avrupa’da giderek yaygınlaşması, Osmanlı Devleti’nin önlem almasını gerekli kılmıştır. Osmanlı Devleti, Anadolu topraklarına salgın hastalıkların girmesini önlemek amacıyla ilk olarak 1823 yılında karantina bölgesini kurmuştur. 1865 yılında da Fransızlara Karantina Adası Urla karantina binalarını inşa ettirmiştir.

Osmanlı döneminde Fransızlara yaptırılan tahaffuzhane, Klazomen Tahaffuzhanesi ismini almıştır. Burası özellikle ticaret gemileri ve yolcu gemileri için düşünülmüştür. Ayrıca Urla Karantina Adası ile kuzey hac yolunu kullananların yani; Bosna, Rumeli, Anadolu ve Rusya’ya gidip gelen hacıların salgın hastalıkları yaymasını engellemek hedeflenmiştir. 1800’lü yılların ortalarında kullanımına başlanan Urla Karantina Adası tahaffuzhanesi, 1950 yılına kadar aktif olarak kullanılmıştır. Günümüzde Karantina Adası İzmir gezisine gelen pek çok turistin gezdiği yerler arasında bulunmaktadır.

Urla Karantina Adası Hastane İşleyişi

Urla Karantina Adası içinde tahaffuzhane bulunan bir adadır. Fransızlar tarafından kurulan Klazomen Tahaffuzhanesi işleyişine göre; yolculuk, ticaret veya hac gibi nedenlerle gelen gemiler adanın açıklarına demir atmaktaydı. Gemi içindeki yolcular ve gemi mürettebatı daha sonra filika ve küçük teknelerle karaya yani adaya taşınmaktaydı. Urla Karantina Adası karasına çıkan kişiler öncelikle soyunma ve banyo bölümlerine alınmaktaydı. Daha sonra da kişilerin eşyalarının dezenfekte edilmesi aşamasına geçilmekteydi. Adada karantina süresi önce 40 gün olarak uygulanıp daha sonra 7 güne indirilmiştir.

Urla Karantina Adası karasına çıkan gemi yolcularının eşyaları, kendilerinden ayrı bir kapıdan içeriye alınmaktaydı. Numaralı filelerin içerisine kıyafetlerini koyan ve temizlenmeye gönderen kişiler, kayıt yaptırdıktan sonra ön muayeneye alınırlardı. 360 derece dönebilen dolap sisteminin ardında duran görevliler, yolculara ait olan eşyaları alıp sterilizasyonu sağlarlardı.

Karantina Adası urla sakinleri banyo yapıp temizlendikten sonra yalnızca takunya ve peştamal ile özel odalara alındıktan sonra temiz bir şekilde muayene için doktor muayenesinden geçirilirlerdi. Tüm bu işlemler sonrasında sağlıklı olduğu düşünülen kişiler, 3 gün misafir edildikten sonra İzmir Karantina Adası çıkışı yaparak yolculuklarına devam edebilmekteydi. Hasta olanlar ise Urla Karantina Adası içinde özel bölmelerde kontrol altında tutularak tedavi altına alınırlardı. Hastalar tamamen iyileşene ya da ölene kadar asla odadan çıkartılmazdı.

Karantina Adası İzmir, içinde salgın hastalıklardan dolayı kontrol altında tutulan ve sonucunda vefat eden kişiler için de özle bir uygulama gerçekleştirilmekteydi. Salgın hastalıktan ölen kişiler, günümüzde koronavirüs nedeniyle ölenlerde olduğu gibi sönmüş kireç dökülen mezarların içerisine gömülmekteydi. Ayrıca bu mezarlar mümkün olduğunca derin kazılmaktaydı. Karantina Adası Urla içinde, onlarca farklı milletten kişilerin bulunduğu mezarlık bulunmaktadır.

Urla Karantina Adası’nda Eşyaların Dezenfekte Edilmesi

Bilindiği üzere; Urla Karantina Adası içindeki tahaffuzhane, gemi yolculukları nedeniyle ülkeler ve kıtalar arası salgın hastalıkların önlenmesi amacıyla Osmanlı tarafından Fransızlara yaptırılmıştır. Küçük tekne ve filikalarla Karantina Adası’na çıkan kişilerde muayene sonrası hastalığa rastlanmamışsa yolculuğa devam edilmesinde herhangi bir kısıtlama uygulanmamaktaydı. Bu nedenle de yolcuların kıyafetleri, ıslatılmadan steril hale getirilmekteydi.

Yolcuların kıyafetlerinin dezenfekte edilmesi amacıyla 120 derece buhar yöntemi kullanılmaktaydı. Bu yöntem sayesinde eşyalar mikroplardan arındırılırken ıslatılmamakta ve yenide giyilmeye uygun olmaktaydı. Dolayısı ile Urla Karantina Adası çıkışı yapacak olan kişiler, temizlenen kıyafetlerini hemen yeniden giyebiliyorlardı. Ayrıca kıyafetler, normal ve ipekli kumaş olmak üzere iki farklı şekilde işlemden geçmekteydi.

Karantina Adası Urla Nerede

Karantina Adası İzmir ilinde, Ege Denizi’nde bulunmaktadır. Urla, İzmir’in bir ilçesidir ve sahil şeridinde bulunmaktadır. Karantina Adası da Urla ilçesine bağlıdır. Osmanlı döneminde, bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek ve bulaşıcı hastalıkların Anadolu’da yayılmasını engellemek amacıyla kullanılan bu adanın tarihi eskilere dayanmaktadır. Tarihi nedeniyle Karantina Adası Urla, İzmir’de gezilecek yerler arasında listesinde yer almaktadır. Urla ile İzmir arasında 40 kilometre bulunmaktadır. İzmir şehir merkezinden Urla’ya yaklaşık olarak 25-30 dakikada gidilebilmektedir.

Urla Karantina Adası Tarihi

Urla Karantina Adası, Antik Klazomenai Kenti’nin kalıntılarının yer aldığı bir adadır. 323 dönüm olan Karantina Adası İzmir, tarihte ilk kez Büyük İskender zamanında karaya bağlanmıştır. Adanın, antik çağ zamanında yapılmış olan ada kara bağlantısı zamanla yok olmuştur ve 1955 senesinde adaya dolgu alanlar yapılmıştır. Karantina adası kimin sorusunun yanıtı merak edilmektedir. Günümüzde sit alanı olarak geçen bu adanın kullanımı, fiilen Sağlık Bakanlığı elindedir. Ancak son zamanlarda Karantina Adası Urla müzeye dönüştürülecek bilgisi vardır.

İzmir Karantina Adası, tahaffuzhane inşası sonrasında karantina amacıyla uzun yıllar kullanımda kalmıştır. 1865’te başlayan sağlık amaçlı kullanım 2014 yılına kadar devam etmiştir. 1950 yılına kadar aktif olarak kullanılan ada, 1955 senesinde Deniz ve Güneş Enstitüsü olarak, 1960 senesinde Kemik ve Mafsal Hastalıkları Hastanesi olarak kullanılmıştır.

Adadaki bu yapı 1986 senesinde de Urla Devlet Hastanesi olarak dönüştürülmüştür. 10 Ekim 2014 tarihinde de ada dışında bir yere inşa edilen 150 yataklı hastane nedeniyle, Urla Devlet Hastanesi Karantina Adası’ndan taşınmıştır. Günümüzde İzmir’de gezilecek yerler kapsamında olan Karantina Adası plajı dikkat çekmektedir.

Karantina Adası Urla Müze Olacak Mı

Urla Karantina Adası, Osmanlı döneminde yaptırılmış olan ve bilimsel karantinaya yönelik ilk örnektir. 1865 ve 1869 yılları arasında, salgın hastalıkların yayılmasına karşı kullanılan bu yer, günümüzde de koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle kullanılmıştır. İzmir Urla Karantina Adası Müdürü Turgut Yılmaz, buradaki yapının 100 yıl sonra yeniden karantina amaçlı olarak covid-19 sebebiyle kullanıldığını söylemiştir. Ada, restorasyon çalışmalarıyla yeniden gündeme gelmiştir. Salgın hastalıklarla mücadelede kullanılan Karantina Adası Urla, günümüz karantina süreci için de aktif olarak kullanılmıştır.

Karantina Adası’nda bulunan 16 yapının ‘Korunması Gereken Kültür Varlığı’ olarak tescil edildiğini söyleyen Yılmaz, tahaffuzhane adlı asıl binanın müzeye çevrileceğini de belirtmiştir. Daha önce sadece lokal müdahalelerin yapıldığı yapıda restorasyon çalışmaları yapıldıktan sonra müze açılacağı bilinmektedir. Karantina Adası Urla içinde bulunan tahaffuzhanenin zaten müze formatında olduğunu söyleyen Müdür Yılmaz, dışarıdan herhangi bir eklentinin restore ile yapılmayacağını da belirtmiştir.

İzmir Karantina Adası Urla Önemi

Karantina Adası Urla, Ulusal ve Uluslararası kanunlar ile oluşturulmuş olan ve stratejik olarak da önem taşıyan bir adadır. Salıların önlenmesi ve ölüm artışlarının engellemesi amacıyla oluşturulmuş olan bu ada, dünya genelinde de büyük bir öneme sahiptir. Çünkü Karantina Adası, dünyada tescilli olan 3 karantina adasından biridir. Diğer iki karantina adası urla ise ABD’de bulunan Elisa Adası ve Hırvatistan’da bulunan adadır. Dolayısı ile karantina adası plajı hem yerli hem de yabancı turistlerin dikkatini çekmektedir. Urla Karantina Adası filmi ile adanın ve tahaffuzhanenin önemi daha iyi anlaşılabilmektedir.

Karantina Adası Nasıl Gidilir

Karantina Adası hikayesi nedeniyle oldukça ilgi çekmekte ve bu nedenle yıl içerisinde oldukça fazla ziyaretçi almaktadır. İzmir’de gezilecek yerler listesinde bulunan Karantina Adası İzmir, plajı sebebiyle de uğrak yer olmaktadır. Urla Karantina Adası’na gitmek isteyen kişiler eğer şehir dışından geliyorlar ise öncelikle İzmir’e gelmelidir. İzmir ile Urla arası mesafe yaklaşık olarak 40 km’dir. İzmir’den Karantina Adası’na gidecek olan kişiler toplu taşıma araçlarını kullanabilmektedir. 725 numaralı İzmir Fahrettin Altay kalkışlı ESHOT otobüsü ile Urla Karantina Adası’na ulaşım sağlanabilmektedir.

Urla Karantina Adası Giriş Ücreti

Karantina Adası giriş ücreti olan bir gezi alanı değildir. Ancak günümüzde bu adadaki tahaffuzhane binasının müze olması için gerekli olan çalışmalar başlatılmıştır. Dolayısıyla adadaki yapının müze olmasından sonra girişlerin ücretli olabilmesi söz konusudur. Türkiye Hudut ve Sahilleri Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından adada bulunan 16 yapı için restorasyon ihalesi açılmıştır. Ülkemizde koronavirüs salgın hastalığının başlaması ile Karantina Adası Urla tekrardan gündeme gelmiştir.

Urla Karantina Adası Otel

Karantina Adası İzmir sit alanıdır. Bu sebeple de içerisinde inşaat yapmak yasaktır. Dolayısıyla Karantina Adası otel yapılaşmalarının olduğu bir yer değildir. İçerisinde yalnızca Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan bir dinlenme tesisleri bulunmaktadır. İzmirde gezilecek yerler arayışında olan, mavi ve yeşilin bir arada bulunduğu bir doğada gün geçirmek isteyenler buraya gelmektedir. Karantina Adası Urla içinde pek çok otel bulunmaktadır.

13 Ara 2020 - 12:00 - Gezi --- Okunma

Son bir ayda okuhaber.com sitesinde 185.093 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.




Anket Erken seçim olsa hangi adaya oy vermeyi düşünürsünüz?