Kadın Filozoflar Tarihi | Geçmişe Adını Kaydetmiş Kadın Filozoflar!

Kadın filozoflar tarihi serüvende erkekler kadar yer alamadığı için çoğu zaman ‘Kadın filozof var mı?’ araştırmasına neden olur. Bu aşamada kadın filozof isimleri farklı ortamlarda ve tarihi kitaplarda araştırılır.

Kadın Filozoflar Tarihi | Geçmişe Adını Kaydetmiş Kadın Filozoflar!
Son Güncelleme: Whatsapp

Kadın filozoflar tarihi serüvende erkekler kadar yer alamadığı için çoğu zaman ‘Kadın filozof var mı?’ araştırmasına neden olur. Bu aşamada kadın filozof isimleri farklı ortamlarda ve tarihi kitaplarda araştırılır. Halbuki günümüze çok rahat gelemese de çeşitli kadın filozoflar ve düşünceleri mevcuttur.

Peki kadın filozoflar tarihi nasıl? Kadın filozoflar Türk bulunuyor mu? Kadın filozof isimleri neden günümüzde yaygın değil? İşte, merak edilenler hakkında bazı bilgiler.

1- Antik Çağ’da Kadın Filozoflar ve İsimleri| En Eski İlk Kadın Filozoflar

Antik Çağ felsefi düşünürlerin en sık göz önünde olduğu ve bu alanda çalışmaların başladığı dönemdir. Her ne kadar filozof olarak Pisagor, Sokrates, Aristo bulunsa da kadınlar da bu dönemde az da olsa sesini duyurabilmeyi başarmış. En azından günümüzde sayılı eserleri bulunsa da çalışma yaptıklarına dair bilgiler var.

A- Krotonlu Theano

Tarihte ilk kadın filozoflar arasında akla gelen ilk isim Krotonlu Theano’dur. Eski tarihi sayfalarda Pisagorcu kadın olarak bilinir. Pisagorcu olarak adlandırılmasında, Pisagor’un çevresinden kadın düşünürlerin çıktığı düşüncesidir. İddiaya göre Pisagor özellikle kadınların düşünür ve filozof olma konusunda destek sağlamıştır.

Krotonlu Theano, İ.Ö 500lü yıllarda yaşamıştır. Kendisinin kadın filozoflar arasında ilk olarak duyulmasında Pisagor’un eşi olmasının etkisi vardır. Halihazırda düşünür olan eşi ile birlikte felsefi anlamda düşünce ve gelişimi meydana gelmiş diğer kadınlara nazaran daha uygun bir alanda yaşamıştır.

Theano Pisagor Okulu kapsamında kadın filozof sayısının artması için eğitim de vermiştir. Düşünceleri arasında: ‘’ Ruh maddeden önemli ve ön plandadır. Ruhun yeni doğacağı bunun için ise kişinin erdemli olması gerekir. Önemli olan matematik ve müziktir ortak noktası ise ikisi sayılardan ve rakamlardan oluşmasıdır.’’ bulunur.

B- Aspasia

kadin-filozoflar

Aspasia Antik Çağ’da adını duyuran ve hatta dalga geçilen isimlerden birisidir. Kendisini en ünlü kadın filozoflar arasında bulunmasını sağlayan ise ünlü düşünür Sokrates’e eğitim vermesidir. Aristoteles tarafından Sokrates’in Aspasia’ya olan hayranlığı dile getirilmiştir. Atina’da para karşılığında vücudunu satması ile ‘fahişe’ olarak adlandırılması felsefeye olan ilgisini yitirmesine neden olmamış aksine buradaki kadınlara öğretme aşkını kamçılamıştır.

C- Hypatia

Milattan sonra 370 yıllarından itibaren yaşayan Hypatia, İskenderiye’de yaşamıştır. İskenderiye’de yaşaması aslında felsefi düşüncelere özellikle Pisagor düşüncelerinden etkilenmesine neden oldu. Yaşadığı dönemde Hristiyanlık dininin yayılmaya başlaması, bu dinden olmayanların başta Hypatia olmak üzere dışlanmasına neden oldu.

Felsefi anlamda düşünceleri ve eserleri günümüze gelmese de sadece felsefe ile ilgilenmediği bilinir. Astronomi ve geometri alanında uzmanlaşan ve hatta İskenderiye Üniversitesi’nde eğitim verdiği bilinir. Babası da ünlü matematikçilerden olan Theon’dur. Kendisi maalesef, pagan ve devlet işlerine karıştığı gerekçe gösterilerek öldürülmüştür.

2- Ortaçağ En Ünlü Kadın Filozoflar

Tarihin en karanlık dönemi olarak kabul gören Orta Çağ döneminde dini açıdan alınan kararlar hayatın her noktasını etkilemiş ve kısıtlamıştır. Katolikler tarafından oluşturulan baskıcı durum en çok filozofları zorluk çekmesine yol açsa da Orta Çağ’da kadın filozoflar ve isimleri kapsamında birkaç düşünür ön plana çıkmıştır.

A- Bingenli Hildegard

1098 yılında doğan Hildegard, hayatının tam otuz yılında ‘kadın hücresi’ denilen alanda geçirmiştir. Bu zamandan sonra rahip olan düşünür, erkeklerin sahip olduğu manastırlara karşı durup kendi manastırını açmıştır. Feminist kadın filozoflar arasında yer alan bu düşünür, ikinci manastırını da açarak dönemde resmen damga vurmuştur.

Düşüncelerini kozmos- insan- tanrı üçgeninde ele aldığı görülüyor. Dünyanın bütünlüğü ve bunun yanında insan-tanrı dengesi mevcuttur. Dengede bulunmak ve tekerlekte dengeyi sürdürmek için insanın vücuduna da iyi bakması gerekir. ‘’Scvias’’, ‘’Liver Vintae Meritorum’’ ve ‘’Liber Divinorum Operum’’ adında kitapları vardır.

B- Marguerite Porete

kadin-filozoflar
Kadın Filozoflar

1255-1320 yıllarına yaşamış olan Porete, Fransa’da yaşamını sürdürmüştür. ‘Yalın Ruhun Aynası’ kitabı hem düşüncelerini yansıttığı bir eser olmuş hem de onu ölüme sürüklemiştir. Kitabında, insanın tanrı ile ilişkilerini içsel bir bağla kurması ve kilise kurallarından tamamen kopulması gerektiğini savunur. Orta Çağ için çok ileri bir düşünce olduğu için yakılarak öldürülmüştür.

C- Christine de Pizan

Kadın filozoflar arasında yer alan Pizan dul olmasından dolayı toplumda oldukça az bir saygı görmüştür. Her ne kadar toplumdan dışlansa da ‘Kadınlar Kenti Üstünde’ adında bir eser de oluşturmuştur ki eserleri bununla sınırlı da değil. Eserinde ütopyalardan bahsetmiş genel itibari ile inançlarının da şekillendirdiği düşünceleri savunmuştur.

3- Rönesans Kadın Filozoflar Tarihi | 14-16. Yüzyılda Kadın Filozoflar Kimlerdir?

Rönesans dönemi görece diğer dönemlere göre kadın filozoflar ve düşünceleri için daha uygun bir alan yaratmıştır. Gelen bu yeni dönemle birlikte artık kilisenin etkisi durdurulmuş tam aksine felsefeye ve bilimselliğe yönelme sağlamıştır.

A- Tullia d’Aragona

Plato’nun temsilcileri ve düşünce destekçileri arasındadır. Kendisine ait ‘Aşkın Sonsuzluğu Üstüne Diyalog’ adında bir kitabı vardır. Bu eserinde aşka dair düşüncelerini yansıtmıştır. İtalya’da rönesasn döneminin etkisiyle birlikte çok iyi bir eğitim almıştır. Her ne kadar dönem düşüncelere imkân verse de cadı olarak adlandırıldığı da olmuştur.

kadin-filozoflar

B- Marie Le Jars de Gournay

1565 yılında doğan filozof, 1645 yılına kadar yaşadı. Felsefe ile birlikte geometri, fizik ve hatta tarih bilimi ile ilgilendi. Kendisi Montaigne ile tanışma şansı bulmuş ve bu tanışma sonrası düşüncelerini çevresine ve dünyaya daha iyi duyurmuştur. ‘Erkeklerin ve Kadınların Eşitliği Üzerine’ adındaki kitabı feminist filozof olduğunu da gösterir.

4- Yeniçağ Dönemi Kadın Filozof İsimleri | 17-19. Yüzyıl Kadın Filozof Tarihi

Görece diğer yıllara göre daha uygun bir durumda bulunan bu yüzyılda kadın filozof ve sözleri giderek yayılmakta, daha fazla sesi çıkmaktadır. Kadın filozof isimleri artık daha cesur ve takip edilebilecek vaziyete geldi. Çoğu eserleri günümüze daha rahat gelmekte ve diğer kadınlara da cesaret vermiştir.

A- Margaret Cavendish

İngiltere’de 1623 yılında dünyaya gelen Cavendish, soylu bir ailede doğmasına rağmen çok iyi bir eğitim almamıştır. Kralın dönem içerisinde idam edilmesinden sonra Paris’e sürgün edildi. Mareşal ile evlendikten sonra felsefeye olan ilgisi artmış ve buraya yönelmiştir. Yıl 1667’ye geldiğinde dünyanın en eski kademesine katılan ilk kadındır.

B- Mary Astell

kadin-filozoflar

Din adamı amcasından aldığı bilimsel eğitimler ile temeli atıp daha sonra Londra’ya yerleşerek entelektüel bilgisini geliştirmiştir. Dönemin filozoflarında olduğu gibi Descartes felsefesini yorumlamış, Locke’un Ampirizm felsefesine değinmiştir. En önemli eserlerinden birisi ise ‘A Serious Proposal to the Ladies’ olarak bilinir.

C- Anne Finch Conway

Diğer filozoflara göre şanslı olan kadın düşünürlerden birisidir. Annesinin bilinci sayesinde çok küçük yaştan itibaren yabancı dil ve felsefe eğitimi almıştır. Filozof Henri More ile dünyası kesiştikten sonra kendisinden eğitimler de aldı. Maalesef kendisi, düşüncelerini kitaplaştırmamış bu yüzden günümüze eser gelmemiştir.

5- 20. Yüzyıl Kadın Filozofları

Giderek günümüz tarihine yaklaştıkça elbette kadın filozoflar ve felsefeleri değişiklik gösterdi. Aynı zamanda geçmişe göre kadın ve erkek eşitliği faaliyete geçerek filozoflar arasında daha çok kadınları görmek mümkün oldu. İşte 20.yüzyıl itibari ile adını duyurmuş kadın filozof isimleri.

A- Edith Stein

1891 yılında dünyaya gelen kadın filozoflar arasında adını duyuran Edith Stein, 1942 yılına kadar yaşadı. Kendisinin ölümü toplama kapında olmuş bu da döneme dair olumsuz yaşantıların acı gerçeğine ışık tutmuştur. Alman Dili ve Edebiyatı eğitimi aldıktan sonra Edmund Husserl ile bir araya gelerek felsefe ile ilgilendi.

Doktora çalışmalarında ‘empati’ üzerine çalışma yapmış ve kendisine göre empatik kurmak insanı tanımanın ilk ve temel yoludur. Jest ve mimikler de kişinin kendini tanıtmasında etkili olan durumlardır. Nihai ve Sonsuz Varlık adında bir eseri mevcut.

kadin-filozoflar

B- Hannah Arendt  | Kadın Filozoflar

Yunanca dahil olmak üzere felsefe üzerine küçük yaştan itibaren eğitim almıştır. Varlık ve Zaman eserinde diğer filozoflara nazaran daha çok gündelik işler ve insan üzerine yorumlar da bulundu. Martin Heidegger, Karl Jaspers gibi dönemin ünlü filozofları ile birlikte çalışma imkânını da elde etmiştir.

Türk Kadın Filozoflar Var mı? Kadın Filozoflar Türk İsimleri

Türk kadınları arasından da elbette filozoflar ve felsefeciler ortaya çıkmıştır. Felsefeye olan ilgi geçmiş zamanlarda var mıydı, ne durumdaydı bilgisi çok yoktu. Ancak bilinen Türk kadın filozof isimleri arasında:

  • Şeyda Öztürk,
  • Gamze Keskin,
  • Saniye Vatansever,
  • Sezen Bektaş,
  • Dilek Kadıoğlu,
  • Cemre Özev,
  • Arife Tansel,
  • Arzu İbişi Temelli,
  • Fulden İbrahimhakkıoğlu,
  • Eylül Yücel,
  • Zeynep Talay Turner,
  • Gülben Salman gibi isimler bulunuyor.

Geçmişte Kadın Filozof İsimleri Neden Azdı?

kadin-filozoflar

Mitoloji ve geçmiş tarih bilgilerine baktığınızda kadına dair çeşitli toplumsal, düşünsel sıfatlar verildiğini görürsünüz. Kadın tanrıça isimleri, kadın askerler, fahişeler, hizmetçiler ya da cadılar… Her biri şaşırtıcı olsa da farklı dönemlerde ya da yakın dönemlerde kadınlara biçilmiştir.

Geçmiş dönemde kadın filozoflar çok fazla olmasa da vardı. Ancak olsalar bile birçoğundan haberdar değiliz ya da olsak da eserlerinin günümüze ulaşmadığı görülüyor. Aslında tüm bunların temelde birkaç sebebi bulunuyor:

  • Toplumsal ve Cinsiyetçi Roller: Toplumda eski dönemlerde kadına sadece ev işlerini yapma, çocuk bakma gibi görevler verilirdi. Bu görevler dışında kadının düşünmesi bir yana düşüncesini bildirme yetkisi verilmezdi. Toplumsal anlamda kadına yüklenen görevler en büyük sebeplerdendir.
  • Dinin Felsefe Üzerine Etkisi: Din etkisi özellikle Orta Çağ döneminde ortaya çıkıyor. Kiliselerin toplumda düşünce başta olmak üzere neredeyse tüm alanlarda etki yaratması filozofların ortaya çıkmasına engel oldu. Bahsedilen bu engel sadece kadınlar üzerinde değil erkekler üzerinde de etkisi vardır.
  • Toplumun Cahilliği: Genel anlamda toplumun sahip olduğu eğitimsizlik, saygısızlık ortamdaki düşünce gelişimine engel oldu. Doğrudan etki eden bu durum filozofların sahip olduğu düşünceleri aktaracak bir kanal olmamasına hatta olumsuz yorumlarla neden olmasına neden olmuştur.
  • Kadın Erkek Eşitsizliği: Geçmişte bilimsel ve askeri alanda ilgilenecek cinsiyet olarak erkeğin görülmesi ve kadın-erkek eşitliğinin olmaması temel sebeplerdendir. Kadın filozoflar ciddi bir efor sarf ederek aslında kadın filozoflar da olacağını kanıtlanmasıyla sayı artmıştır.
  • Dönemde Yazılı Kaynakların Olmaması: Çok eski zamanlarda yazılı kaynakların ve basımın olmaması varsa da filozofların bilgisinin günümüze gelmemesine neden oldu.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.