Geomühendislik İle Dünyayı Yaşanabilir Kılmak

Hayatı durup seyretme lüksümüz yok. Böyle düşünen bir grup insan geomühendislik diye bir uzmanlık alanı icat etmiş. Sentetik ağaçlar yetiştirmek, atmosferin dışına güneş kalkanları kurmak ve yapay yanardağlar oluşturmak gibi bir sürü çılgın projede bu bilim insanlarının imzası var.

Geomühendislik: Bırakın dağınık kalsın !

Dünyayı öyle içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağı haline getirdik ki, bugüne kadar yaptıklarımızı yapmayı bıraksak bile verdiğimiz zararın geri dönüşü yok.

Küresel Felaketleri Durdurmak

İşte geomühendislik burada devreye giriyor: Doğaya zarar veren yaşam tarzımızı devam ettirirken, diğer yandan gittikçe yaklaşan küresel bir felaketi durdurmak bu bilim dalının görevi. Yani çevre sorunlarını mühendislik yaklaşımıyla çözmek...

Okyanusta Planktonları Demirle Beslemek

Geomühendislik iki eksen etrafında çalışıyor: Atmosferdeki karbondioksit miktarını azaltmak ve güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engellemek. İlk ve en ünlü örnekleri arasında ise Geritol Projesi geliyor. Amerikalı bilim adamı John Martin’in geliştirdiği projeye göre Antarktika sularına tonlarca demir bırakarak planktonların gelişmesini sağlayabiliriz. Büyüyen planktonlar, böylece karbondioksitleri emerek küresel ısınmayı yavaşlatabilir. Yapılan deneyler okyanusa demir bırakmanın planktonların gelişimini hızlandıracağını kanıtladı. Ancak planktonların emdiği karbondioksit miktarı beklenenden çok daha az çıktı.

Sentetik Ağaçlar

Karbondioksit yayılımını önlemeye yönelik bir diğer proje de devasa filtreler oluşturmak. Bu filtrelerin havadaki karbondioksiti emerek yeraltında depolaması öngörülüyor. Çeşitli firmalar tarafından geliştirilen bu filtrelerin denemeleri sürüyor. Karbondioksit sorununa bir diğer çare de sentetik ağaçlar. Bu ağaçlar büyümüyor, çiçek vermiyor ama karbondioksiti emiyor. Her bir ağaç, yılda 90 bin karbondioksit emebiliyor. 15 bin aracın yaydığı karbondioksite eşit. Proje, karbonu tutup, yer altına gömme fikri üzerine kurulu. Bir diğer öneri, denizlerdeki soğuk deniz suyunu dikey borulardan geçirip yüzeydeki sıcak suyla karıştırmak. Soğuk su, özel bazı yosunlar sayesinde bazı yaşam formlarıyla etkileşime girerek karbondioksit emilimi gerçekleştirecek. Yaşam formları, daha sonra okyanusun dibine çökecek ve karbonu bin yıllığına denizin dibine gömecek.

Yapay Yanardağlar

Yeryüzü, güneş ışınlarının dünya yüzeyi ve atmosfer tarafından soğurulması sonucu ısınıyor. Basit bir hesapla daha az güneş ışını soğurulup bir kısmı da geri yansıtılabilirse dünyanın daha az ısınacağı varsayılarak pek çok yöntem kurgulanmış. Önerilerden biri, yanardağlardan esinlenerek atmosfere sülfür dioksit enjekte edilmesi. Yanardağların patlaması sırasında atmosfere sülfür dioksit yayılır. Bu sülfür dioksit zamanla sülfat parçacıkları oluşturur. Sülfat parçacıkları da güneş ışınlarını geri yansıtarak dünyanın ısınmasını önler. Stratosferdeki sülfat aerosollerinin artmasının ozon parçalanmasına ve daha fazla asit yağmuruna sebep olacağı da biliniyor. Yağış düzeylerinin azalmasına neden olmak, bu projenin en olumsuz tarafı.

Güneş kalkanları

Daha az zararlı ancak daha pahalı bir diğer yöntem de uzaya yerleştirilecek güneş kalkanları. Alüminyum ipliklerle yapılan binlerce metrelik çapı olan bu kalkanlar sayesinde dünyaya ulaşan ışık miktarını belirlemek mümkün. Dünyaya ulaşan güneş ışığı miktarı büyük bir yansıtıcı ile azaltılırsa neler olacağı konusunda öngörüde bulunabilmek için bir bilgisayar modeli kullanarak simülasyonlar hazırlanmış. Buna göre dünyaya ulaşan güneş ışınlarındaki yüzde 4,2’lik bir azalmanın küresel ısınmayı durduracağı yönünde sonuçlar elde edilmiş.

Yapay Bulutlar

İnsansız gemilerle havaya deniz suyu püskürtmek, bu sayede denizler üzerindeki bulut tabakasını artırarak güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engellemek bir diğer proje. Stratokümülüs bulutları okyanusların yüzde 30’undan fazlasını kaplıyor ve bünyelerinde barındırdıkları su damlacığı miktarına bağlı olarak yüksek düzeyde yansıtma özelliğine sahip. Fizik kurallarına göre bir bulutta daha fazla sayıda su damlacığı bulunması, bulutun beyazlığını ve dolayısıyla da yansıtma özelliğini artıracak, böylece daha fazla güneş ışığı uzaya geri yansıyacak. Bu yolla bulut miktarı yüzde 4 artırılırsa, dünyayı güneşin radyoaktif ışınlarından yeterince korumak mümkün.

Buzulları Dondurmak

Buzulları dondurmak Sıra dışı önerilerden biri de eriyen buzulların deniz seviyesini yükseltmesini engellemeye yönelik. California Üniversitesi uzmanı Slawek Tulaczyk tarafından geliştirilen projeye göre sıvı nitrojen kullanarak buzulların erimesini engellemek mümkün. Bilim çevreleri, bu öneriyi mantıklı bulsa da uygulanabilir bulmuyor.

Yağmur Bombaları

Geomühendisliğin konularından biri de kuraklığın önlenmesi. Bu alanda geliştirilen uygulanabilir nitelikteki projelerden biri yağmur bombaları kullanmak. Uçaklarla bulutlara bırakılan gümüş iyodür parçacıklarının yağış miktarını artırdığı uzun bir süredir biliniyor. Kökeni eskilere dayanıyor Geomühendislik fikrinin geçmişi aslında oldukça eskilere uzanıyor.

Geomühendislik yaklaşımlarının en önemli risklerinden biri, küresel karbodioksit salınımını azaltma politikalarına zarar vermesi. Araştırmacılar ayrıca uygulamayla ilgili olarak atmosferin içeriğiyle oynamanın bölgesel yağış rejimleri üzerinde yol açabileceği öngörülemeyen etkiler, karbondioksit salınımının düşürülmemesi durumunda artacak okyanus asitlenmesi, bir uygulamanın aniden durdurulması durumunda yaşanabilecek ani sıcaklık artışları, geri dönüşü olmayabilecek küresel ya da bölgesel değişimler, gün ışığının azaltılması durumunda yaşanacak güneş enerjisi kaybı, söz konusu teknolojilerin silah olarak kullanılması ihtimali gibi pek çok riski gündeme getiriyor.

- OKU HABER, Güncel bölümünde yayınlandı
https://www.okuhaber.com/haber/3442616/geomuhendislik-ile-dunyayi-yasanabilir-kilmak