Quasimodo Sendromu Olarak Bilinen “Dismorfofobi” Nedir?

Adını, Victor Hugo’nun” Notre Dame’nin Kamburu” eserinin başrol karakterinden alan Quasimodo Sendromu, psikoloji literatüründe beden dismorfik bozukluk olarak geçer. Bu sendroma sahip olan kişiler, vücutlarının herhangi bir yerinde normalde minimum derecede var olan kusurları ya da hiç var olmayan hayali kusurlar bulurlar ve kendilerinde buldukları bu kusurları aşırı takıntı haline getirirler.

Bazı yerlerde Dismorfofobi olarak da geçen bu hastalık ilk kez İtalyan Psikiyatr Enrico Morelli tarafından kabul edilmiş ve tanımı 1886 yılında yapılmıştır. Bu takıntının başlıca nedeni genetik yatkınlık olabildiği gibi rahatsızlık bir kişinin dış görünüşüyle alay edilmesinin ardından da ortaya çıkabiliyor.

Quasimodo Sendromu’nun Belirtileri Nelerdir?

Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bu sendromda bireyler zamanlarının çok büyük bir kısmını ayna karşısında geçirirler ve kendilerinde yeni yeni kusurlar arayarak bulurlar. Tabii ki kendinde kusur arayan her bireyde Quasimodo Sendromu hastası değildir. Fakat kişi, kendinde bulduğuna inandığı bu hayali kusurları düzeltmeye çalışıyorsa ve bulduğuna inandığı bu kusurlar yüzünden birde kendini toplumdan soyutluyorsa, işte böyle bir durumda beden dismorfik bozukluğundan bahsedilebilir.

Bu tür bozuklukta ayna karşısına geçen birey çoğunlukla kafasının, yüzünün ya da vücudunun herhangi bir bölümünü inceler. Kusursuz olduklarına inandıkları kişilerle kendilerini kıyaslayarak, kendilerindeki bir uzvu ya da bir bölgeyi hiçbir şekilde beğenmezler. Artık takıntı derecesine gelmiş olan bu hastalık tedavi edilmediğinde ise kişi depresyon geçirme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Beden Dismorfik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Beden dismorfik bozukluğu’na sahip olan kişiler kesinlikle psikolojik destek almalıdır. İlk etapta hastaya psikoterapi veya hipnoterapi uygulanabileceği gibi ayrıca gerekirse bilişsel davranışçı yöntemlere de başvurulabilir.

Bir uzmandan yardım alan hastalar ihtiyaç halinde bir psikiyatra yönlendirilir ve ilaçlı tedaviye başlanabilir. Bazı durumlarda ise hem psikolog hem de psikiyatr tedavisine gereksinim duyulabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kürşat Çimen - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak OKU HABER Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan OKU HABER hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler OKU HABER editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı OKU HABER değil haberi geçen ajanstır.



Anket Türkiye Corona Önlemlerini Azaltmakta Erken mi Davrandı?