Su Kıtlığının Çözümü Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi mi?

0 1

Nükleer deniz suyu arıtma tesisi, yaşanan ve daha fazla yaşanacağı tahmin edilen su kıtlığı için çözüm olabileceğe benziyor. Birleşmiş Milletler günümüzde her kıtada içme suyu sıkıntısı olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü dünyanın deniz ve okyanuslarla çevrili olmasına rağmen, suyun yalnızca %2,5’u içilebilir tatlı su… Ve ne yazık ki tahminlere göre; 2030 yılına kadar içme suyu talebinin, arzdan trilyonlarca metreküp daha fazla olacağı öngörülüyor…

Peki, bu noktada su kıtlığının çözümü nükleer deniz suyu arıtma tesisi kurulması olabilir mi? Deniz suyunda bulunan tuzun arıtılmasıyla tatlı su elde edilebilir mi? İşte ayrıntılar…

Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi…

Deniz suyundaki tuzun arıtılması çok fazla miktarda deniz suyunu yüksek basınçta membranlarla pompalanması ihtiyacını doğuruyor. Bu da oldukça fazla enerji yoğunluğu gerektiren bir işlem. Dolayısıyla içme suyunu bu şekilde üretmek bir hayli maliyetli… Bunun için de deniz suyunu tuzdan arındırma sistemi içeren gemiler kullanılabilir.

Nükleer reaktörlerle çalışacak bu gemiler, kuraklığın yaşandığı adalara veya kıyı şeritlerine konumlandırılarak temiz içme suyu sağlarken aynı zamanda enerji de sağlayabilir. Bu fikir içme suyu elde etmede zorlu bir çözüm gibi gelebilir fakat geçmişte, ABD donanması tarafından afetler esnasında nükleer enerjiyle çalışan gemilerle suyun tuzdan arındırılması yapılmıştı.

Su Kıtlığının Çözümü Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi mi?

Günümüzde Yaklaşık 20 Bin Suyu Tuzdan Arındıran Tesis Bulunuyor

Hatta Rusya’da da ihtiyaç halinde kullanılmak üzere kullanılmak üzere kurulmuş, deniz suyunun tuzdan arındırılması için gereken enerjinin sağlanması hedefiyle tasarlanmış yüzer nükleer enerji istasyonu da bulunuyor.

Günümüzde dünya genelinde yaklaşık olarak 20 bin tane deniz suyunun tuzdan arındırılması için kurulan tesis var. Ve bunların tamamına yakını karalarda bulunuyor. Söz konusu tesislerin pek çoğu Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan’da yer alıyor. Ancak ABD, İngiltere, Avusturalya, Çin, Güney Afrika ve Brezilya’da da bu tesislerin benzerleri var.

Su Kıtlığının Çözümü Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi mi?

Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi için Alternatif: Yüzer Tesisler

Kimi mühendislere göre suyun tuzdan arındırılması teknolojisi, deniz suyunun çok daha kolay pompalanabileceği açık denizlere yerleştirilmeli. Çünkü bu, maliyetin daha da ucuz olmasını sağlayabilir. Hatta yüzer nükleer deniz suyu arıtma tesisi planları on yıllardır düşünülüyor.

İddialara göre; küçük konteynır gemilerine benzeyen gemiler kullanılarak ve arıtma teknolojisinin konteynırlara yüklenmesi, nükleer reaktörün de gemi merkezine yerleştirilmesiyle ihtiyaç duyulan enerji sağlanabilir. Tahminlere göre bu gemiler, 5 megawatt ile 70 megawatt arasında değişen enerji üretebilir. Örneğin; 5 megewattlık bir nükleer enerji ile günde yaklaşık 35 bin metreküp tatlı su pompalanabilir.

Deniz Suyunun Tuzdan Arındırılması Sistemleri

Suyun tuzdan arındırılması teknolojisi; deniz suyundan tuzun çıkarılması için basınç altında yarı geçirgen bir zar yani membradan geçirilmesini kapsıyor. Sıvının içindeki moleküllerin bu tarz membranlardan geçirilmesine ise ‘’Ozmoz’’ deniyor. Ozmoz işlemi sonucunda, sıvıdan mineraller uzaklaştırılıyor; tuzlu su ve tatlı su ayrıştırılmış oluyor.

Bu teknolojinin farklı farklı versiyonları var. Ve zaman içinde bu teknoloji çok daha verimli bir hale getirildi. Fakat yüzer teknoloji sistemleri oldukça nadir.

Su Kıtlığının Çözümü Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi mi?

Suudi Arabistan, En Büyük Üç Suyu Tuzdan Arındıran Gemiden Birini Teslim Aldı!

Şimdiye dek inşa edilmiş olan en büyük üç suyu tuzdan arındırma gemisinden ilkini aldı. Yüzer tesis olarak kullanılan bu teknoloji, zamanla yaygınlık kazanabilir, su kıtlığına çözüm sunabilir mi? ‘’Waterfountain’’ isimli bir sistemin geliştiricisi olan Oisann Engineering tam olarak bunu gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Nükleer Deniz Suyu Arıtma Tesisi Değil; Denizaltı Arındırma Tesisi

Oisann Engineering idari müdürü Kyle Hopkins, bu konu hakkında pek çok tasarımlarının olduğunu ve tüm tasarımların aynı prensip ile çalıştığını belirtiyor. Ancak bu konudaki en büyük fark; nükleer enerji değil; denizaltı tuzdan arındırma yönteminin kullanılacak olması… Bu teknoloji, onlarca yıllık bir teknoloji…

Kyle Hopkins ayrıca suyun yer üstüne çıkarılmasını gerektiren denizaltı pompalarına ihtiyaç duyulduğu için bu teknolojinin ticari hale getirilemediğini belirtiyor. Pompa kullanımını kaldırdıklarını söyleyen Hopkins, Waterfountain sisteminde, yüksek enerji maliyetine neden olunmadığını, suyu hareket ettirmek için de deniz tabanında bulunan daha yüksek basınçtan yararlanıldığını açıklıyor.

Bununla birlikte Hopkins, gemiden kıyıya tatlı suyun ulaşması amacıyla boru hattının yükseltileceğini, böylelikle yerçekiminden yararlanarak suyun akışını kolaylaştıracaklarını, nihayetinde esktra enerjiye ihtiyaç duyulmayacağını ifade ediyor.

Kyle Hopkins’in açıklamalarına göre; karada bulunan geleneksel suyu tuzdan arındırma tesislerine nazaran bu teknoloji %30 enerji tasarrufu sağlayacak. Oisann Engineering günümüzde imza attığı tasarımlarından bir tanesinin minyatürünü inşa etmekte. 2023 yılında ise Filipinler’de ilk ticari tesisin kurulması planlanıyor.

Deniz Suyunu Tuzdan Arındırma Tesisi Zorlukları

Birmingham Üniversitesi, Sürdürülebilir Enerji Teknolojisi Laboratuvarı Başkanı olan Dr. Raya AlDadah, ‘’Core Power’’ ve ‘’Waterfountain’’ gibi tasarımların, içme suyu sağlamada umut verici olduğunu ifade ediyor fakat yüzer teknolojinin dezavantajlarının da olduğunun altını çiziyor. Örneğin; tuzdan arındırılan suyun, karalara pompalanması ve de açık deniz deneyimi konusunda, uzman işgücünün olmadığından bahsediyor.

Güney California Üniversitesi’nden Amy Childress ise suyun tuzdan arındırılması için geliştirilen küçük ve yüzer teknoloji sistemlerinin, çevresel etkileri azaltacağına vurgu yapıyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Bir Cevap Yazın