Çerkez Ethem Hain Değil Midir?

Kurtuluş Savaşı'na ya Atatürk dışında yeni bir lider arayan İkinci Cumhuriyetçi, Marksist Dönmesi, liboş ve yobaz takımı oradan buradan elde ettikleri bilgi kırıntılarıyla sözüm ona Burjuva Milliyetçisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün karşısına Sosyalist-Boşşevik, halk adamı, Çerkez Ethem'i çıkarmak istemişler ve bu doğrultuda Resmi tarih yalan söylüyor diyerek Çerkez Ethem'i Kurtuluş Savaşının bir numaralı kahramanı ilan etmişlerdir. Peki Çerkez Ethem Hain Değil Midir? gelin sizlerle bu sorunun cevabını araştıralım.

Çerkez Ethem'i Kurtuluş Savaşı Kahramanı yapma modasını başlatan, 1950 li yıllarda Cemal Kutaydır. Birilerince Demokrat Parti'ye tarihsel alt yapı hazırlamakla görevlendirilen Cemal Kutay, 1950 ve 1960 lı yıllarda İnönü karşıtlığını, İsmet İnönü-Çerkez Ethem çekişmesi biçiminde kamuoyuna sunmuştur. Kutay, Kahraman Ethem'in başarılarını kıskanan İsmet Paşa'nın Ethem'i ihanete zorladığını! iddia etmiştir.

Turgut Özakman, Çerkez Ethem Vatan Haini Değildir! masalının bu şekilde başladığını ileri sürmüştür. Daha sonra ,İsmail Bilen, Hasan İzzettin Dinamo, Yalçın Küçük, Kadir Mısıroğlu, Cemal Şener vb. bir çok tarihçi-yazar bu masalı daha da allayıp pullayıp en etkili Cumhuriyet Tarihi Yalanları arasında girdirmeyi başarmışlardır. Bu yalanın adı, Çerkez Ethem Hain Değildir! olmuştur.

Özakman, Çerkez Ethem'in vatan haini olmadığı iddiasının daha çok Çerkez Ethem'e ait olduğu ileri sürülen anılara dayandırıldığını belirtmiştir. Ancak, Özakman'ın da belirttiği gibi ortada birbirini tutmayan üç farklı anı vardır.

Ethem hain değil midir? sorusuna cevap vermek için gerçekleti ortaya koymak gerekmektedir.

İşte, ana hatlarıyla Çerkez Ethem Gerçeği

  1. Çerkez Ethem'in babası Kafkasya Göçmenidir. Kafkasya da dünyaya gelen Çerkez Ethem'in kendi ifadesiyle, Emlak ve Arazi sahibi mesut ve müreffeh yaşayan bir ailenin çocuğudur. Yani iddia edildiği gibi, gariban, halk adamı ya da sosyalist felan değildir. Kendisinden büyük beş kardeşi vardır. İki kardeşi, İlyaz ve Nuri daha önce şehit olmuşlardır. Kendisi dışında tüm kardeşleri subaydır. 19 Yaşında talimhane de staj gören Ethem, buradan Başçavuş rütbesine terhis olmuştur. Balkan Savaşları esnasında Bakırköy Küçük Zabit Okulunu bitirmiştir. Bir süre Süvari Subay Vekili yani Astsubay olarak görev yaptıktan sonra Bandırma da yaşayan ailesinin yanına gitmiştir.  Ethem'in askerlikle olan ilişkisi yalnızca bu kadardır. Yani mesleği askerlik değildir, sadece herkes gibi askerliğini yapmıştır, daha sonra da askerlikte astsubaylığa kadar yükselmiştir.

İşte, ana hatlarıyla Çerkez Ethem Gerçeği

Daha sonra Teşkilat-ı Mahsusa görevlisi olarak İran ve Irak da bulunmuştur. Bu esnada yaralanarak tekrar Bandırma'ya dönmüştür. I. Dünya Savaşı'nın sonunda 30 Ekim 1918 yılında Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından İzmir'in işgal edildiği 15 Mayıs 1919 a kadar Bandırma ve civarında çetecilik yapmıştır.

Falih Rıfkı Atay Çerkez Ethem'i şöyle anlatmaktadır.

"Ethem, kuvvetlerini kendisi toplamıştır. Silahlarını kendisi bulmuştur. Bu kuvvetleri besleyecek parayı kendi sağlamıştır. Astığı astık, kestiği kestiktir. Ethem'e kanundan, mahkemeden, meşruluktan bahis açılamaz. Bir isyan bastırılmıştır. Dönüşte kendi adamları Ankara çarşısında sırmalı kuşaklar satar..."

Ethem'in birliği paralı askerlerden oluşmaktadır. Subayları, düzenli ordunun subaylarından çok daha fazla para almaktadır. Erlere de bol para verilmektedir. Gerekli para, sadece zenginlerden değil, bütün halktan terörle alınmıştır.

2. Çerkez Ethem, eşkıyalık günlerinde İzmir de Cumaovası yakınındaki bir çiftliği basmıştır. Bu çiftliğin jandarma tarafından korunması emrini veren İzmir Valisi Rahmi Bey'in bulunduğu treni bombalama girişiminde bulunmuştur. Daha sonra da 12 Şubat 1919 da Rahmi Bey'in oğlunu kaçırıp 50.000 altın karşılığında serbest bırakmıştır. Ethem anılarında bu olayı, "İşgalden, önce Yunan tehlikesi belirdiği vakit, İzmir Valisi Rahmi Bey'den 50.000 lira almıştım" şeklinde ifade etmiştir. Yani, Kurtuluş Savaşı kahramanı ilan edilmek istenen Ethem, "mekan basan", "para için çocuk kaçıran" ve "fidye alan" bir çetecidir.

3. Bekir Sami Bey'in ve Rauf Orbay Bey'in 25 Mayıs 1919 tarihinde Teşkilatı Mahsusa dan tanıdıkları Ethem ve Kardeşlerine milli harekete katılma çaürısında bulunmaları üzerine Çerkez Ethem milli harekete katılmıştır. Yani Ethem durup dururken değil, çağrı üzerine Kuvayi Milliye içerisinde yer almıştır. Ethem, Poyraz Ağa ve Alaşehirli Mustafa vb. çeteler birleşmiştir. Ethem, silahlı mücadele sonrasında rakiplerini etkisiz hale getirdikten sonra, Salihli de oluşturulkan cephenin liderliğini ele geçirmiştir.

14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa tarafından,Kuvayi Seyyare olarak adlandırılan kuvvetiyle gerek Yunan ordusuna gerekse işgalci kuvvetlere karşı mücadele edilmiştir. Yunan ordusu karşısında dişe dokunur bir başarısı yoktur. Ama bazı isyanları bastırmıştır.

4. Ethem, Bolşevik eğimli Yeşil Ordu Grubu'na katılmıştır. Ayrıca Komünist Halk İştirakyun Fırkasıyla da ilişki içerisine girmiştir. Yozgat isyanı öncesinde Eskişehir deyken, İstanbul dan gelen haberlerden etkilenmiştir. Bu esnada, Eskişehir de Arif Oruç tarafından Komünizm yanlısı Yeni Dünya gazetesini desteklemiştir. Ancak bütün bu faaliyetleri Ethem'in Sosyalist, Bolşevik ya da Komünist olduğu anlamına gelmez. Ethem sadece o dönemin sol rüzgarlarıyla, yelkenlerini doldurmak istemiştir. Bu kavramlar hakkında kuramsal bilgisi yok denecek kadar azdır.

Mecliste yer alan Atatürk muhalifleri, Ethem'in sözüm ona, Bolşevikliğinden yararlanmak istemişlerdir. Muhalifler, Çerkez Ethem'in kişiliğinde bir Bolşevik lider görme kuruntusuna kapılmışlardır. diyerek Ethem'i Atatürk'e karşı bir koz olarak kullanmak istemişlerdir. Geçmişte ve bugün, Ethemistlerin ortak noktasının Atatürk muhalifliği olması tesadüf değildir yani.

Atatürk 8 Ocak 1920 tarihli meclis oturumunda Çerkez Ethem'in Bolşevikliğini sahtekarlık olarak değerlendirmiştir.

5. Ethem'in Kuvayi Seyyare adlı birliği, bir askeri birlikten çok bir aile teşkilatı gibidir. Şöyle ki Ethem Kuvayi Seyyare yı bazen kardeşi emekli yüzbaşı Tevfik'e, veya yine emekli yüzbaşı ve Manisa Milletvekili Reşit'e bırakmaktadır. Yeni Çerkez Ethem'i, Kurtuluş Savaşı kahramanı ilan etmek isteyenlerin söylediklerinin aksine Ethem'in birliği Kuvayı Seyyare son dere düzensiz ve disiplinsiz, daha doğrusu başına buyruk bir teşkilattır.

6. Çerkez Ethem, evet! Kurtuluş Savaşı'nın en kritik döneminde birçok iç ayaklanmayı bastırmıştır. Bu nedenle Atatürk bile çok defa Çerkez Ethem'i kutlamıştır. Ancak Ethem, bir taraftan ayaklanma bastırırken, diğer taraftan aşırı sert, baskıcı uygulamalarıyla halkı canından bezdirerek yeni ayaklanmalara neden olmuş, dahası milli hareketin bir çeteci hareketi olarak görülmesine yol açmıştır. İngilizler ve İngiliz etkisi altındaki İstanbul Hükümeti de bu durumu kullanarak milli hareket karşıtı propaganda yapmıştır. Bu propagandalar sonunda Kurtuluş Savaşı büyük zararlar görmüştür.

İsyana Doğru

Tevfik, 24 Kasım 1920 de, Ankara da bulunan Çerkez Ethem'e gönderdiği telgrafta, Batı cephesi komutanlığının can sıkıcı saçma emirler verdiğini belirterek telgrafını şöyle bitirmiştir. Bu böyle devam ederse, vakitsiz bir gürültü çıkacağını tahmin ediyorum. demiştir.

Çerkez Ethem'in başına buyrukluğu, isyanları bastırma sürecinde de büyük sorunlara yol açmıştır. Ethem'in Yozgat isyanını bastırmaya ikna edilmesi pek de kolay olmamıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında Ethem'in İstanbul dan aldığı bazı gazete haberlerine kanarek, gelişmeleri yanlış değerlendirmesi etkili olmuştur. Ona göre Yozgat isyanının bastırılması çok da kolay olmamıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında Ethem'in İstanbul dan aldığı bazı gazete haberlerine kanarak, gelişmeleri yanlış değerlendirilmesi etkili olmuştur.  Ona göre, Yozgar İsyanının bastırılması çok da önemli değildir. Nitekim anılarında, "Uygun, iç ve dış duruma rağmen Ankara Genel Kurmay Başkanlığı ve Büyük Millet Meclisi hükümeti bir Yozgat derdine düşmüş, sızlanıp duruyordu" demiştir.  Ankara'nın Yozgat isyanına verdiği önemi ciddiye almayan Ethem, Ankaraya gelerek Atatürk, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile görüşmüştür.

İsyana Doğru

Özetlemek gerekirse, önce düzenli orduya karşı çıkan sonra emrindeki kuvvetlerle düzenli orduya katılmayı reddeden daha sonra da düzenli ordu birliklerinin başına geçmek isteyen Ethem'in bütün istekleri geri çevrilince, Ethem, düzenli birliklerle çatışmaya girmiş ve yenilmiştir. Önce kardeşlerinin Yunan kuvvetleriyle yaptığı iltica protokolüne uymamış,, ancak düzenli ordudan kaçarak Yunan ordusuna sığınmıştır. Yunanla birlikte Mehmetçiğe kurşun sıkan bu kişiye hain demekten başka bir biçimde adlandırmak olanaksızdır.

- OKU HABER, Güncel bölümünde yayınlandı
https://www.okuhaber.com/haber/3437384/cerkez-ethem-hain-degil-midir