Kılıçdaroğlu Gençlerle Buluştu: Türkiye'nin Kaderini Belirleyecek Olan Sizlersiniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, lise, üniversite öğrencisi ve yeni mezun işsiz gençlerle video konferans toplantısında buluşarak önemli açıklamalarda bulundu.

"Türkiye’yi Kurtaracak Olanlar Aslında Sizlersiniz”

Kemal Kılıçdaroğlu, video konferansta buluştuğu gençlerin, eğitimden siyasete, çevre sorunlarından işsizliğe ve yaşanılan gelecek kaygısına kadar sorunlarını dinledi ve ekledi:

Sandığa gidip ilk kez oy kullanacak olan 6 milyon 300 bin genç. Türkiye’nin kaderinin belirleyecek olan sizlersiniz. Türkiye’yi kurtaracak olanlar aslında sizlersiniz.

Kılıçdaroğlu’nun Konuşmasından Satır Başları 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, işsizlik de dahil olmak üzere birçok konuda sıkıntıları dinleyerek çözüm önerilerinde bulundu:

"Mülakat Olayının Kaldırılması Lazım"

KPSS'ye giren gençlerin mülakatlarda puan açısından eşitsizlik yaşadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

Haftanın beş günü çalışıyorum diyor arkadaşımız, sigortamız yok. Sigortasız çalıştırıyorlar. Bir de bir arkadaşımızın söylediği cümle bana göre çok önemli ve değerli. ‘Gençler iş var ama çalışmak istemiyorlar. Bu sözü duymak istemiyoruz. Bizi sigortasız çalıştırıyorlar. Çok düşük ücretlerle çalıştırıyorlar. Bunu kabul edin diyorlar. Kabul etmezseniz, işte iş var ama siz çalışmak istemiyorsunuz’ gibi bir söylem var. Bu söylem, çok rahatsız edici bir söylem. Bunu söyleyen politikacıyı sizin bir şekilde cezalandırmanız lazım. Torpil, gençler için daha önce de konuştuğum çok sayıda genç arkadaşım, 'KPSS’den yüksek puan, 90 puan aldım ama 60 puan alan kazandı. Sözlü de beni elediler. Çünkü torpilim yoktu' diyorlar. Bu mülakat olayını kesinlikle kaldırılması lazım. Siyaset kurumu, kirlilikten arınmadığı sürece bu tür olaylar maalesef karşımıza daha çok çıkacak.

"Otoriter Sistemi Bitirmek Zorundayız"

Kemal Kılıçdaroğlu,eskiden siyasetçilere eleştiri yapılabildiğini, fakat artık evlerde insanların gülmeyi unuttuğunu söyledi:

Eğer siz demokrasi istiyorsanız, özgürlük istiyorsanız... Rahatlıkla, CHP dahil, rahatlıkla beni eleştirmek istiyorsanız, önce bu demokratik sistemi getirmek zorundayız. Otoriter sistemi bitirmek zorundayız. Ondan sonra rahatlıkla eleştiri yapabilirsiniz. Bakın eskiden, bir sürü komedyen, yazar, televizyonlarda siyasi partilerle ilgili eleştiri yaparlardı. Hepimiz evde otururken çayımızı, kahvemizi içerken, yemeğimizi yerken siyasetçilerle ilgili yapılan esprilerde gülerdik. Şimdi evlerde gülmeyi unuttuk. Yasaklandı hepsi. Böyle bir tabloyu ne ben kabul edebilirim ne siz kabul edebilirsiniz. Dolayısıyla daha farklı bir Türkiye’yi inşa etmek zorundayız.

Çözüm için Dört Ayaklı Bir Strateji

Yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerisi sunan Kılıçdaroğlu, dört ayaklı bir stratejinin önemine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

Bunların birincisi demokrasi yani kişilere can ve mal güvenliği sağlamak. Yani medya özgürlüğü yani düşünce özgürlüğü yani bağımsız yargı yani güçlü bir parlamenter sistem yani güçlü bir sosyal devlet kurmak zorundayız. Stratejinin birinci ayağı, gelişmiş bir demokrasi. Avrupa Birliği’ndeki demokratik kurallar, hangi kurallar varsa aynı kuralların Türkiye’de de olması lazım. Stratejimizin birinci ayağı bu. Böylece herkes düşüncesini rahatlıkla ifade edebilecek. Herkesin can ve mal güvenliği olacak. Haksızlığı uğradığı zaman bağımsız yargıya gidecek. Bağımsız yargı onun hakkını teslim edecek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, Anayasa Mahkemesi kararları artık uygulanacak. Hiçbir yargıç, “Ben bu mahkeme kararlarını uygulamıyorum” diyemeyecek. Dolayısıyla güçlü bir hukuk devleti olacağız.
İkinci ayağı, üreten Türkiye. Her alanda Türkiye’nin üretmesi lazım. Özellikle üniversitelerin bilgi üretmesi son derece değerli. Çünkü üniversiteler, bilgi ürettiği sürece Türkiye, katma değeri yüksek ürün üretme şansına sahip olacak. Üniversite bilgi üretemezse, Türkiye’nin katma değeri yüksek ürün üretme şansı maalesef olmaz.
Üçüncü ayak, güçlü bir sosyal devlet. Üretebilirsiniz, büyük gelirler elde edebilirsiniz ama onu hakça bölüşmediğiniz taktirde ülkede huzur sağlayamazsınız. Dolayısıyla güçlü bir sosyal devletin olması lazım. Yani hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her ailenin asgari belirli bir geliri, her kişinin asgari bir geliri olduğu bir Türkiye inşa etmek zorundasınız. Bunun içinde aile destekleri sigortasının gelmesi gerekiyor. Aile destekleri sigortası, 1974 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, parlamentoda Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 102 sayılı sözleşmesini kabul ederek yasalaştırarak, aile destekleri sigortası getirmeyi taahhüt etmiştir. 1974, 2021. Bu yasayı çıkarmıyorlar. Niçin? Yoksulluğu yönetmek ve yoksulların oylarını almak için. Onlara bak sana bir paket yardım yaptım.  İşte şu paket verdim. Sana makarna verirdim. Sana şunu verdim. Sende oyunu bana ver. Oysa kişi, sosyal devlette yoksulluğunu gidermeyi isteme hakkına sahiptir.
Stratejinin dördüncü ayağı, sürdürülebilirlik. Sanayi sürekli gelişiyor. Demokrasi sürekli gelişiyor. Sosyal devlet anlayışı sürekli gelişiyor. Siz bütün dünyadaki bu gelişmelere ayak uyduracaksınız. Yeri geldiğinde yeni gelişmelerin sosyal devletle ilgili, demokrasiyle ilgili yeni gelişmelerinde öncüsü olacaksınız.

"Asla Umutsuz Olmayın, Umutsuz Olmaya Hakkımız Yok"

Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olanların gençler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, umut vaat eden bir konuşma yaptı:

Dolayısıyla bizler hep beraber özellikle de sizler, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin geleceğini belirleyeceksiniz. Asla umutsuz olmayın asla. Umutsuz olmaya hakkımız yok. Çok güçlüsünüz. Yalnız olduğunuz için, kendinizi yalnız hissettiğiniz için umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Siz aslında milyonlarsınız. Aslında umutsuzluğa kapılmayın. Umudu yeşertmek sizin göreviniz. Bu ülkeyi kurarken de kimse umutsuzluğa kapılmadı. Bu ülkeye demokrasiyi getirirken de kimse umutsuzluğa kapılmasın. 

- OKU HABER, Güncel bölümünde yayınlandı
https://www.okuhaber.com/video/6560969/kilicdaroglu-genclerle-bulustu-turkiyenin-kaderini-belirleyecek-olan-sizlersiniz